Ölülere yardım etmek

Ölülere yardım etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölünün mezardaki hâli, denize düşmüş, boğulmak üzere olup, imdat diye bağıran kimseye benzer. Buna ne...

Dünya karanlığa gömülmüştü

Dünya karanlığa gömülmüştü

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce, bütün âlem, manevi yönden müthiş bir zulmet ve karanlık içinde idi. İnsanlar hadsiz,...

Haram yemek kalbi karartır

Haram yemek kalbi karartır

İbrâhîm Edhem hazretlerine, falanca yerde bir genç var. Gece gündüz ibâdet ediyor. Vecde gelip kendinden geçiyor, dediler. Gencin...

İlme hizmet etmek nasıl olur?

İlme hizmet etmek nasıl olur?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Suların aktığı yerde, ağaçlar ve yeşillikler olur. Su yoksa, bunlar olmaz veya tek tük olur. İşte İslamiyet’in emrettiği...

Yolumuzun esası

Yolumuzun esası

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye büyüklerinden birinin himayesinde olan, doğrudan Cennete gider. Bu büyükler, bir adım yaklaşana, bin...

Değişen sizin kalbiniz

Değişen sizin kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı Payitahttan...

Sevginin şartı

Sevginin şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir. Bizim kim olduğumuz malum, ama asıl önemli olan bizim kimlerle beraber olduğumuzdur. Adamın...

 İstigfar duâsı

İstigfar duâsı

Hadis-i şerifte, “Her namazdan sonra, üç kere ‘Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv...

Cüveyriyye Binti Hâris

Cüveyriyye Binti Hâris

Müminlerin annelerinden. Hazret-i Cüveyriyye, benî Mustalak kabilesi reisi Hâris bin Dırar’ın kızıdır. Hicretin beşinci yılında yapılan...

Ancak ihlâslı olanlar kurtulur

Ancak ihlâslı olanlar kurtulur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki: Bütün insanlar helak oldu, ancak âlim olanlar kurtuldu. Âlim olanlar da...

Hilâfeti hâiz olan Türkler

Hilâfeti hâiz olan Türkler

Birinci Dünyâ Savaşı’nda İngilizler, İslâm dünyâsını parçalayıp yutmak için çok kesif bir câsusluk ve propaganda...

Ebu Rafi

Peygamberimizin azatı kölelerinden. Ebu Rafi aslen Mısırlı...

Osman Bin Talhâ

Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî. Osman bin Talhâ...

Makbul kimse iyiliği c…

İslâm ahlâkı ile ahlâklanmış bir Müslümanın...

Mugire-Tebni Su’be

Meşhûr beş dâhiden biri olan Sahâbî. Meşhûr...

İngiliz elçisinin sulta…

Ermeni vakayiinin (olaylarının) cereyanı sırasında Sultan...

Sonunda orta yolu buldu…

Şam’ın fethinde, Müslümanların, tarihin şeref levhasına...

Kainatin Efendisi

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Sühely

Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî. Abdullah...

Seleme Bin Hişâm

Kardeşlerinin işkence ettiği sahâbî. Mekke ufuklarını...

Amr Bin Âs

Meşhûr Arab dâhîlerinden. Önceleri kabîlesine uyarak...

Hikmetli Sözler

İnsanların en büyük ihtiy…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Ölülere yardım etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölünün...

Dinimizde niyetin önemi b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Peygamber efendimiz, (Ümmetim bozulduğu zaman, bir sünnetimi ihya edene yüz şehid sevabı var) buyuruyor. Yani, helâl haram, iyi kötü, doğru yanlış, küfür iman birbirine karıştığı zaman, bir sünneti yapana, yaptırana ve yayana, Allahü teâlâ yüz şehid sevabı verir. Eğer bu bir vacib veya bir farz, hele hele iman olursa, verilecek sevab bundan binlerce kat daha fazladır.

Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında, iman bilgileri dâhil, bunların hepsi mevcuttur. Bu kıymetli kitapları yayan da, okuyan da, uyan da, yüz şehid sevabına kavuşur. Hattâ bu kitapları dağıtanın, namazı vaktinde kılamayıp, kazaya bırakma günahı varsa, o da affedilir, cezasından kurtulur. Bir namazı vaktinde kılmayıp, kazaya bırakmak çok büyük günahtır. Kaza etse bile, bu kazaya bırakma, vaktinde kılmama günahından ancak, kabul olan hacla, bir de bu kitapları yayarak kurtulabilir.

Bizzat kendisi yapamıyorsa, yapanlara malla destek veren de, bu sevablara kavuşur. Hattâ mücahitlerden fazla sevabı, mücahitleri donatan, silahlarını teçhiz eden alır. Bunlar olmasa mücahid neyle mücadele edecek? Hazret-i Osman’ın büyüklüğü de buradan gelir. Hattâ hiç hesapsız Cennete girecektir. Malla da o kadar çok destek verdi ki, Peygamber efendimiz, (Yâ Rabbi, Osman’a hesap sorma!) diye dua etti.

Müslüman, yaptığı iyilikleri ve kendisine yapılan kötülükleri unutmalı. Ama Allahü teâlâyı ve ölümü unutmamalı. Şeytan, insanları haram yoldan ziyade, ibadet yoluyla yıkar, kibre ucba düşürür, o insan kendini ve ibadetlerini beğenir. Zengin bir Müslüman, Ramazan-ı şerifte her gün çok büyük sofra açarmış. O mahallenin bütün fakir fukarası da ellerinde tasla gelip, yemek alıp giderlermiş. Namazında niyazında bir ihtiyar zat varmış, o da yemek sırasına girmiş. Şeytan adamlarına, (Bu ihtiyarın ibadetlerini bakın nasıl yok edeceğim) demiş. Hemen bir genç kılığına girip, yemek alma bahanesiyle eline bir tas almış. Ancak arkaya durmayıp, ihtiyarın önüne geçmiş. İhtiyar, (Niye kuyruğa girmedin?) diye sormuş. Genç, (Amca, açlıktan ölüyorum, ben oruçluyum, öne geçmek benim hakkım) demiş. (Sen bir gün oruçlusun, ben üç ayları tutuyorum. O hakka ben daha çok layığım) demiş. Şeytan, avanelerine göz kırparak, (O zaman hak elbette senin) demiş ve böylece, o ihtiyara nafile ibadetini söyleterek, onu riyaya düşürmüş...