Allah, kuluna kâfidir

Allah, kuluna kâfidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ne kadar tedbir alırsa alsın, insan yine âcizdir. Para pul, eş dost, mevki makam veya mal mülk olsun, Allah’tan başka şeye...

Kulluk böyle olur

Kulluk böyle olur

Bölgesinde sevilen sayılan bir mürşid-i kâmilin yüzlerce talebesi vardı, onları yetiştiriyordu. Talebelerinden bazıları evliyalık makamında yükselip,...

Dünyada en bedbaht insan

Dünyada en bedbaht insan

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı kerimde mealen, (Kim Allah’a güvenirse, Allah ona yeter) buyuruluyor. Kim kime, neye güvenirse, yardımı ondan...

Müslüman başkalarına zarar vermez!

Müslüman başkalarına zarar vermez!

İslam ahlâkı ile ahlâklanmış, nefsini terbiye etmiş Müslüman, ibâdetini tam yapar. Allahü teâlâya olan şükrân...

Fitneden korunmak için

Fitneden korunmak için

Fitneden korunmak için, “Allahümme innî eûzü-bike min azâbil-kabri ve min azâbinnâr ve min fitnetil mahyâ...

Nefsin gayesi

Nefsin gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Herkes düşmanı dışarıda arıyor, bu yanlıştır. Dünyada insana en büyük düşman yine kendisidir....

Vücut yenileniyor

Vücut yenileniyor

Orucun sağlığa olan etkileri sadece Müslüman alemi tarafından değil, dünyaca ünlü bilim adamlarınca da takdir edilmiştir. 1940 Nobel Tıp...

Salihler Cennete gider

Salihler Cennete gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye büyüklerinin yolunda dinimize hizmet edenlerin imanının kâmil ve kalıcı olması, birbirlerini sevmelerine...

Seddad Bin Evs

Seddad Bin Evs

Ailece müslüman olan sahabilerden. Seddad bin Evs, Medineli ensardan idi. Müslüman bir aile ocağında yetişti. Yaşı küçük olduğu...

Namaz kılmanın bereketi

Namaz kılmanın bereketi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (İçki içmek büyük günahtır, içki içen namaz kılmamalı) deniyor. Bu yanlıştır. Namaz ayrı...

Bahira’nın beklediği misafir

Bahira’nın beklediği misafir

Efendimiz on iki yaşlarında iken, Ebu Talib’in Şam’a giden ticaret kervanına katıldı.. Bu, O’nun ilk yolculuğu... Kervan, Busra’da, bir manastırın...

Abdullah Bin Sühely

Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî. Abdullah bin...

Dert ve belâdan kurtulm…

Hadis-i şerifte buyuruldu ki, “Birinize derd...

Kulunuza ihsan buyurmaz…

Nüktedanlığı ile meşhur Muhsinzâde, bir akşam...

Elini değil, ayağini uz…

Zamanın Şam valisi bir gün, Emeviyye...

Güneş ve aynalar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneşin karşısına...

İlme hizmet etmek nasıl…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Suların aktığı...

Kainatin Efendisi

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Güneş artık doğmak üzere!

Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka...

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Âmir Bin Füheyre

Meleklerin defnettiği sahâbî. Âmir bin Füheyre...

Cafer-i Tayyar

Cennete uçarak giden sahâbî. Peygamber efendimiz...

Abdullah Bin Ömer

En çok hadîs bilen sahâbîlerden. Abdullah...

Hikmetli Sözler

Bu hizmetlere sahip çıkal…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Iyd...

İşini ihlâsla tam yapmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Dinimizde niyetin önemi b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlânın çok sıfatları var, bir tanesi de Hâdî sıfatıdır, hidayete erdirici demektir. Hangi nasipli kimse, bu sıfatla hidayete kavuşmuşsa, emr-i maruf aşkıyla yanıp tutuşur, insanların hidayeti için çalışır, onu kimse durduramaz. Çünkü artık o, büyük bir nimete kavuşmuştur. İyiler iyilik, kötüler de kötülük yapmak isterler. Bir kumarbaz, kendisine çok arkadaş bulup bu işi meşru hâle getirmek için herkesin kumar oynamasını ister. Sarhoşlar, uyuşturucu kullananlar da, kendilerine böyle arkadaş ararlar.

Allahü teâlânın Hâdî sıfatının tecellisine kavuşup hidayete eren bir Müslüman da, mutlaka başkalarının bu nimete kavuşması için çalışır. Çalışmazsa ne olur? Allah korusun, Cenab-ı Hak, bu nimeti ondan alır. Bu büyük nimetin elden gitmemesi için herkes, maddî ve manevî imkânı nispetinde, Ehl-i sünnete hizmet etmeye çalışmalı. Çünkü Kıyamette hiçbir zaman, insanın malını mülkünü, rütbesini, makamını hesaba katmazlar, dine yaptığı hizmete ve hizmetteki ihlâsına bakarlar.

Allahü teâlânın, Hâdî sıfatı olduğu gibi, Mudil yani dalalete götüren sıfatı da vardır. Cenab-ı Hak, pek çok kulunu, hak ettikleri çeşitli sebeplerden dolayı dalalete sürüklemiştir. Neden böyle yapmıştır? Hâşâ, Allah’a böyle soru sorulmaz. Her şeyin öncesini, sonrasını, neticesini bilen ve yaratan O’dur.

Bu dalalete gidenler ne yapar? Onlar da, hidayete erenlerin yaptıklarının tersini yapmaya, herkesi kötü yola sürüklemeye uğraşırlar, hepsini bozmaya, hepsini birer İslam düşmanı yapmaya çalışırlar.

Bu, Allahü teâlânın ezelî takdiridir. Hidayete erecek olan kullarına, hidayete erdirici bir mürşid-i kâmil nasip eder. O, mıknatısın manyetik cevheri çektiği gibi, sonsuz nimete kavuşacakların hepsini çeker. Ya kendisi bizzat çeker yahut kitaplarıyla veya talebeleriyle çeker, ama mutlaka herhangi bir yolla çeker.

Hidayete kavuşup Ehl-i sünnet olan Müslümanlara müjdeler çoktur. Bu büyükleri tanıyan, seven, şaki olmaz, yani mürted olup Cehenneme gitmez. Eğer ezelde şeklen inanır da, bunun kıymetini bilmezse, Allah korusun, Mudil sıfatı tecelli eder ve mürted olur. Evliya olduğu zannedilen zatlardan, mürted olarak gidenler vardır. Neden? Çünkü bunlar, Hâdî sıfatının gereğini yerine getirmemişler, nimetin kıymetini bilmemişlerdir.