Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Çürük elma için ne istersin

Çürük elma için ne istersin

Bir zimmi, Sultan İkinci Murad Hana der ki: - Bir maruzatım var Padişahım, müsaade buyurun anlatayım? - Elbette, söyle nedir maruzatın? - Askerleriniz benim...

Bakışı ibret, sözü hikmet olan

Bakışı ibret, sözü hikmet olan

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kâinat ince bir hesap üzere yaratılmıştır. Yani Allahü teâlânın her işinde hikmetler vardır. Her emrinde...

İkrime Bin Ebî Cehil

İkrime Bin Ebî Cehil

Meşhur İslâm kumandanlarından. İkrime bin Ebî Cehil, meşhûr İslâm düşmanı Ebû Cehil’in oğludur. Önce İslâma...

Müslümanın üç görevi

Müslümanın üç görevi

Allahü teâlâ islâm dînini, her memlekette, her yeniliği ve buluşu karşılayacak şekilde kurmuştur. İslâm dîni, yalnız sosyal...

İki türlü ölüm

İki türlü ölüm

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İki türlü ölüm vardır: Âni ölüm ve izinli ölüm. Çok kibirli bir...

Hanzala Bin Ebû Âmir

Hanzala Bin Ebû Âmir

Meleklerin yıkadığı sahâbî. Hanzala Bedir gazâsında bulundu. O zaman henüz bekârdı. Bedir gazâsından bir müddet sonra Abdullah bin...

Oruç aç kalmak değil

Oruç aç kalmak değil

Dr. Dewey, Dr. Guelpa, Dr. Frumusan, Dr. Pauchet gibi oruçla ilgili araştırmalarda uzmanlaşmış tabipler de, hastalarını tedavi etmek için kısa ve uzun...

Muaz bin cebel

Muaz bin cebel

Helâl ve harâmı iyi bilen sahâbî. Peygamber efendimiz Müslüman beldelerine vâli ve zekât tahsil memurları gönderdiği...

Resulullaha iman etmedikçe..

Resulullaha iman etmedikçe..

Bir kimse, Muhammed aleyhisselama iman etmedikçe, Allaha iman etmiş olamaz. Cenâb- ı Hak, Kur’ân-ı kerîmde, Nisâ sûresi, sekseninci...

Nefsine pay vermeyenin mükafatı

Nefsine pay vermeyenin mükafatı

Cüneyd-i Bağdadi hazretleri ordu ile bir sefere katılmıştı. Ordu kumandanı ona bazı kıymetli hediyeler gönderip, lütfedip kabul etmesini istirham ettiğini...

Değişen sizin kalbiniz

Değişen sizin kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı Payitahttan...

Başarı ve sevginin sırr…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı bir...

Temelsiz bina olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Elbette temelsiz...

Oruçlular enfarktüse da…

Kalbin oruçla ilgili bahse konu olacak...

İhlâs fedakârlıktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İhlâslı olmanın...

Ne mutlu imanla ölene!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hayvanı...

Müslümanın gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir işin...

Kainatin Efendisi

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

Eshab-ı kiram

Said bin Zeyd

Cennetle müjdelenenlerden. Saîd bin Zeyd hazretlerinin...

Selmân-ı Fârisî

Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî. Eshâb-ı...

Abdullah Bin Hanzala

Meleklerin Yıkadığı Sahâbînın Oğlu. Abdullah bin...

Hikmetli Sözler

Dinin yarısı sabır, yarıs…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Öfke...

İlmihâlin önemi

Merhum hocamız buyuruyor ki: Tam İlmihâl...

Kurtulacak olan fırka

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Ümmetim...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Herkes düşmanı dışarıda arıyor, bu yanlıştır. Dünyada insana en büyük düşman yine kendisidir. Çünkü Allahü teâlâ insanın içine öyle bir canavar, öyle bir melun, öyle bir dinsiz koymuş ki, yaratılış itibariyle, her zerresi Allah’a, Resulüne ve âhirete düşmandır. Bu, nefstir. İyilikten bir zerre nasibi yoktur. Bununla dost olmak, hubb-i fillaha ve buğd-i fillaha aykırıdır. Hubb-i fillah demek, Allahü teâlâyı, Onun sevdiklerini yani Müslümanları Allah rızası için sevmektir. Buğd-i fillah da, Allah’ın düşmanı olan nefsi ve onun arkadaşlarını sevmemektir. Her türlü haram, nefsin arkadaşı, gıdasıdır.

İnsanlar, dünyada kimi severse, onunla beraber haşrolacaktır. Kendi nefsinin istekleriyle yaşayan bir insan, nasıl Allahü teâlânın dostu olabilir, nasıl Allahü teâlânın rızasına kavuşabilir? (Kimi sevdiysen, kimin yolunda gittiysen şimdi de onunla beraber ol!) derler.

İşte insanın kendi kendine, neyin doğru olduğuna karar vermesi, nefsinin şerrinden korunması neredeyse imkânsızdır. İmam-ı Rabbani hazretleri, bunun çok zor olduğunu bildiriyor. İnsan ancak, din kardeşiyle beraber olmakla kurtulabilir. İnsanın nefsi, din kardeşinin yanında azıp kuduramaz, çünkü din kardeşi, hiçbir şey yapmasa bile, onun kalbindeki, hocasına karşı, Allahü teâlâya karşı olan muhabbet, bileşik kaplar usulü mutlaka bize tesir eder, yani bizi kötülükten, kötü düşünceden korur. Hele bir de din büyüklerimizden bahsedilir veya onların kitaplarından okunursa, nur üstüne nur olur. İşte rahmet budur. Ama insan tek başınayken etrafında dolanır durur. Uygun arkadaş bulmadan yola çıkmamalı. Bunun için, (Önce refik, sonra tarik) denmiştir. Yani önce yol arkadaşını seçmeli, sonra yola çıkmalı. Âhiret yolunda da salih kimselerle yola çıkmalı.

Nefsin gayesi nedir? Nefis, haram işlete işlete insanı kâfir yapar, onun nihai hedefi küfürdür. Çünkü insanı sonsuz felakete sürüklemek ister. Bununla nasıl dost olunur? Adamın biri 30-40 yıldır aynı camiye gider, ancak camiye her gidişinde (Acaba cami nerede?) diye sorar. Sonunda biri, (Amca sen bu camiyi biliyorsun, aklın da yerinde, niçin devamlı cami nerede diye soruyorsun?) der. (Evladım, nefsimin dediğini yapmamak için soruyorum. Sana sorunca, senin dediğin yere gitmiş oluyorum) der. İşte salihler, nefse uymamaya bu kadar çok dikkat ederlerdi.