Mümin kalb kırmaz

Mümin kalb kırmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik eden mutlaka karşılığını görür. Ettiği iyilik sonunda dönüp dolaşıp geri gelir. Yeter ki biz iyiliği karşılıksız...

Böyle dua edilir mi?

Böyle dua edilir mi?

Merhum Nasreddin Hocanın, (Allah’ım bu sıkıntıyı benden alma) diye dua ettiğini duyanlar, Hocaya sorarlar: - Niçin böyle dua ediyorsun, sıkıntının kalması...

İlk insanın yaratılışı

İlk insanın yaratılışı

İlk insan Âdem aleyhisselâm Peygamber idi. Melekler kendisine karşı secde etmişlerdi. Allahü teâlâ, balçık çamurundan insan şeklinde...

Acınacak mahlûk kimdir?

Acınacak mahlûk kimdir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hayırlı insan, hayırlı işlere vesile olur. Hayırlı yerlerde, mesela mescidlerde namaz için, nikâh için bir araya...

Bal Tefsiri

Bal Tefsiri

Bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselam, Eshab-ı güzin hazretleri ile oturur idi. Kudretten ortaya bir ak tas geldi. İçi ak bal ile dolu idi....

Ukayl Bin Ebi Tâlib

Ukayl Bin Ebi Tâlib

Hazret-i Ali'nin abisi. Hazret-i Ukayl Peygamberimizin amcası Ebû Tâlib'in dört oğlundan ikincisidir. Başlangıcından beri İslâma yakınlık...

Hadice-tül Kübra

Hadice-tül Kübra

Peygamberimizin ilk hanımı. Hazret-i Hadice; güzelliği, malı, aklı, iffeti, hayâsı ve edebi ile Arabistan'da büyük şöhreti olan bir...

Müslüman nasıl olmalı

Müslüman nasıl olmalı

Müslümanlar, Allahü teâlânın yasak ettiği, zararlı şeyleri almaz, kullanmaz, dinlemez, okumaz ve bakmaz. Kimseye kötülük yapmaz....

Üç şeyi yerine getiren, kalbe girer

Üç şeyi yerine getiren, kalbe girer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Resulullah efendimizin vârisi olan İmam-ı Rabbânî, Hâlid-i Bağdâdî, Abdülhakîm...

Cennetlik hanım isteyen...

Cennetlik hanım isteyen...

Bir gün Peygamber Efendimiz buyurdular ki: - Cennetlik hanım isteyen, Ümmü Eymen’le evlensin!.. Ümmü Eymen iyi kalbli ve Habeşli bir...

Aşûre günü yapılan iyiliğin kıymeti

Aşûre günü yapılan iyiliğin kıymeti

Enver Abimizin, bir Aşûre gecesinde arkadaşlara verdiği yemekte yaptığı sohbetten: Bu ayın en kıymetli gecesi de Aşûre gecesidir. Allahü teâlâ,...

Başarının yolu gönül al…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize hizmet...

Haramlardan o kadar çok…

İslam büyükleri haramlardan çok korkarlardı. Bunun...

İmanın varlığına alâmet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Biri ölünce...

Ahde vefa

Hazreti Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura...

Sevde Binti Zem'a

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Sevde, amcasının oğlu Sekran...

İhlâs olmazsa

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ...

Kainatin Efendisi

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Ümm-i Mektûm

Peygamberimizin müezzinlerinden. Abdullah bin Ümm-i Mektûm...

Meymune Binti Hâris

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Meymune, Hazret-i Abbas’ın...

Câbir Bin Abdullah

Sahâbenin en çok hadîs bildirenlerinden. Câbir...

Hikmetli Sözler

Dinimizde niyetin önemi b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah...

Resulullah’a teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Fitnecilere en güzel ceva…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Fitne...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, çok sevdiği kullarına, Allah desin diye çok dert ve bela verir. Her Allah deyişte, ağaçtan yaprak dökülür gibi o kulun günahları dökülür. Sevmediği kullarına ise, genelde istedikleri her şeyi verir. Peygamber efendimiz, (Günahları affoluncaya kadar mümine, bela ve hastalık gelir) buyuruyor. Büyüklerimiz de, (Dert ve bela, günahların çok affedildiğini gösterir. Günahların çok olduğunu göstermez) diye bildiriyor.

Bir derviş, yıllarca hocasına hizmet ettiği hâlde, kendisine herhangi bir manevî makam verilmez. Bir gün abdest alırken, Allahü teâlâ zaman içinde zaman halk eder. Kendini yabancı bir ülkede görür. O ülkede bekâr insan bırakmazlar, zorla evlendirirlermiş. Buna, (Hanımın var mı?) diye soruyorlar. O da, (Memleketimde vardı, ama burada yok) diyor. (Seni evlendireceğiz. Eğer yalan söylersen, hırsızlık edersen, bir de gaybdan bahsedersen, biri ile bir talak olur, üçünü de yaparsan üç talakla hanımın boş olur. Hanımı boşayınca, şu gördüğün dağın tepesine çıkarıp, aşağı atılarak öldürülürsün. Ona göre hareket et!) derler.

Derviş mecburen evlenir. Havayı bulutlu görünce (Yağmur yağacak) der. Hanımı (Gaybdan haber verdin, talakın biri gitti) der. Kocası, bahçe kenarındaki elmayı alıp getirir. (Bu elma dereden akan suyun üstünde geliyordu, ben de aldım) der. Kadın elmayı tanır, (Bu şu komşunun elmasıdır, senin yalan söylemenle bir talak daha gitti, elmayı çaldığın için de üçüncü talak da gitti) der.

Olay mahkemeye intikal eder. Kanunların gereği, dervişin kayalardan atılarak öldürülmesine karar verilir. Görevliler, dervişi sallayıp kayalıklardan aşağı atarlar. Derviş, boşlukta uçarken öyle bir (Allah!) der ki, sanki kayalar sarsılır. Birden gözünü açınca kendisini şadırvanda abdest aldığı yerde bulur. Hocası da oradadır. Dervişe, (Evladım, ömründe bir kere böyle Allah deseydin sana evliyalık makamı verilirdi) buyurur. Derviş, layık olmadığı hâlde makam istemekte haklı olmadığını anlar.