Emali kasidesi şahanedir

Emali kasidesi şahanedir

| M. Ali Demirbaş
Evliyâ ne demektir?

Evliyâ ne demektir?

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Milyarlarca insan gelmiş

Milyarlarca insan gelmiş

Dünyâya milyarlarca insan gelmiş. Bir müddet yaşamışlar. Sonra, ölüp gitmişler. Bunların bazıları zengin imiş, bazıları fakîr. Kimi güzel...

Bütün mesele imanı korumaktır

Bütün mesele imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her ülfetin, bir külfeti vardır. Çok kıymetli bir pırlanta sahibinin, çalınacak korkusuyla gözüne uyku...

İbâdetlerin en kolayı ve en hafifi

İbâdetlerin en kolayı ve en hafifi

Müslümanların ihtiyâçlarını karşılamanın ve onları sevindirmenin ve güzel ahlâklı olmanın önemiyle ilgili hadis-i şeriflere bugün...

Gece uyanınca

Gece uyanınca

Peygamberimiz buyurdu ki: “Gece uyanınca, şu duâyı okuyan, her istediğine nâil olur: “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ...

Manevi değerlere hürmet

Manevi değerlere hürmet

Müslümanlar, birbirine hurmet eder, yardıma koşar. Din yolunda ve dünya işlerinde sıkıntıda görünce kurtarırlar. Ramazân-ı şerîfe, oruc...

Hazret-i Ömer anlayamadı!

Hazret-i Ömer anlayamadı!

Bir gün, Hazret-i Ömer, bir yerden geçerken, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem”, Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîka birşey...

Güneş ve aynalar

Güneş ve aynalar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneşin karşısına bir ayna konsa, bu aynanın karşısına başka bir ayna daha konsa, ilk aynadaki görüntü, diğer aynada da...

Midenin bir aylık dinlenme dönemi

Midenin bir aylık dinlenme dönemi

Her yemekten vücut hazım ve sindirim işlemi sırasında yoğun enerji kullanılır. Bu enerji ihtiyacını karşılamak için yemeklerden sonra kalp tarafından, mide ve...

Musibet karşısında duâ

Musibet karşısında duâ

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: “Bir müslümanın ölümünü duyunca, "İnna lillah ve inna ileyhi raciun" dedikten sonra,...

Selmân-ı Fârisî

Selmân-ı Fârisî

Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî. Eshâb-ı kirâmdan olan Selmân-ı Fârisî hazretleri, İslâmiyeti bulmasını ve ebedî...

Sabır ve namazla yardım isteyin!

Sabır ve namazla yardım isteyin!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Zafere kavuşmanın yolu, sabır ve takvadır. Acele etmemeli, sabretmeli, dili tutmalı. İnsanın selameti, dilini tutmasındadır. İnsan ne...

Dünya sevgisinin tek il…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan hasta...

İnkâr eden mahrum kalır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyüklerimizden Allahü...

İlmihâlin önemi

Merhum hocamız buyuruyor ki: Tam İlmihâl Se’âdet-i...

Diplomasinin aslı, güle…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mümin suç...

Velîd Bin Velîd

Kardeşleri tarafından işkence gören sahâbî. Velîd bin...

Ana-babanın sorumluluğu

Dinin, sonraki nesillere intikalinde çocukların, gençlerin...

Kainatin Efendisi

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Eshab-ı kiram

Büreyde Bin Hasib

Resûlullahın sancaktarı. Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden olup...

Sevbân

Resûlullahın hizmetçisi. Hazret-i Sevbân aslen Yemenliydi...

Üseyd Bin Hudayr

Eshâb-ı kirâmın sancaktarlarından. Medîne'ye İslâmiyeti öğretmek...

Hikmetli Sözler

İlaç rafta dururken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kirâmen...

Kalb, his organlarına tâb…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kalb...

Bunun da elbette bir hikm…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cenab-ı...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, peygamberleri vasıtasıyla kendi rızasına götüren bir yol vermiştir. Bu yolun ismi dindir. Her peygambere gönderilen dinin ismi farklıdır. Son din olan, bizim dinimizin ismi İslamiyet’tir. Allahü teâlâ, İslamiyet’ten ve Müslümanlardan razıdır. İslamiyet’in dışındakilerden razı değildir. İnsanlar kimi razı ederse, âhirette o razı ettikleriyle beraber olur. Bu bakımdan, eğer dünyadayken, kullarının rızasını, onların sevmesini veya kötülemesini değil de, Allahü teâlânın ve Onun sevdiklerinin rızasını tercih edersek, âhirette de Allahü teâlânın razı olduğu yerde, Onun sevdiği kimselerle beraber oluruz. Allahü teâlâ, bize kendi razı olduğu, sevdiği yolu göstermiştir. Bize düşen o yolda yürümektir.

Her insanın tabiatında, içinde bir şeylere düşkünlük vardır. Kimi yemeğe düşkündür, kimi hizmete, kimi başka bir şeye düşkündür. İşte insan, dünyada neye düşkünse âhirette de, onlara düşkün olanlarla beraber olur. Eğer bir mümin, Allahü teâlâya, Onun dinine, Onun sevdiklerine düşkün olmuşsa, elbette onlarla beraber haşrolur. Eğer bir kul, paraya, şöhrete, dünyaya düşkünse, Allahü teâlâ ona, (Benimle ne alakan var, kime, neye düşkünsen, git onunla beraber ol!) der. Bu çok kesindir. Yalnız bu, hiç kimseyle görüşmemek demek değildir. Dikkat edilecek husus şudur ki, kalb bir kişiye aittir. Bir kalbde iki kişi olamaz, bir kalbde iki ortak olamaz, bir toplulukta iki baş olamaz. Bir gemide iki kaptan, aynı hakla olamaz. Bir gemide kaptan birdir, yardımcısı olabilir, o ayrı. Bu yolun sonu, neresi olursa olsun, hep tekliğe gider. Yaratıcı birdir, iki olamaz. Onun için insanın kalbinde neyin hâkimiyeti varsa, işte âhirette o hâkim olan düşkünlüğüyle haşrolur.

Kurtulmanın çaresi, kurtulanlarla beraber olmaktır. Kalb göze tâbidir. Göz neye bakarsa kalbin yönü o tarafa döner. Ya alır, ya kaybeder. Salihlerle beraber olmak, gözlerin hep onları görmesi, büyük nimettir. Çünkü bir hadis-i şerifte, (Bir müminin yüzüne sevgiyle, muhabbetle bakan, Mahşer’de herkes buram buram güneş altında yanarken, Arş’ın altında gölgelenir) buyuruldu. O hâlde iyilerle beraber olmaya çalışmalıdır.