Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Padişaha Yumurta-yı Hümayun

Padişaha Yumurta-yı Hümayun

Padişah sofrası sadece iftarda kadar zengin olurdu. İftar çorba ile başlardı. Et veya tavuk suyuna şehriye, yahut hindi derisiyle hafif sirke ve sarımsaklı tuzlama...

Haccac bin İlat

Haccac bin İlat

Mekkeli sahabilerden. Haccac bin İlat'in İslâma girişi şöyle olmuştur: Haccac bin Ilat, Süleym oğulları kabilesinden bir cemaatle birlikte,...

Haram yemek kalbi karartır

Haram yemek kalbi karartır

İbrâhîm Edhem hazretlerine, falanca yerde bir genç var. Gece gündüz ibâdet ediyor. Vecde gelip kendinden geçiyor, dediler. Gencin...

Ben bir zerreyim

Ben bir zerreyim

Hasan-ı Basri hazretlerine sevenleri sordu: - Bütün müslümanlar senden ilmi meseleler sorup öğrendikleri halde, huzurundan çıktıktan sonra...

Evliyaya derece vermek

Evliyaya derece vermek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Rahmet-i ilahi dünyada dinli dinsiz herkese gelir, ama Resulullah'tan nimetler, sadece şu iki şartla gelir: 1- Onun...

Nur’un Amine’ye geçmesi

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ çağına eriştiğinde, gerek güzel ahlakı, gerekse yakışıklılığı ile insanlar arasında müstesna bir şahıs...

Güzel ahlâkın kalbe yerleşmesi

Güzel ahlâkın kalbe yerleşmesi

Allahü teâlâ insanda üç şey yarattı: Akıl, kalb ve nefs. Bunların hiçbiri görülmez. Varlıklarını eserleri ile, yaptıkları işlerle ve dînimizin bildirmesi ile...

Midenin bir aylık dinlenme dönemi

Midenin bir aylık dinlenme dönemi

Her yemekten vücut hazım ve sindirim işlemi sırasında yoğun enerji kullanılır. Bu enerji ihtiyacını karşılamak için yemeklerden sonra kalp tarafından, mide ve...

Hile ve yalan âcizliktir

Hile ve yalan âcizliktir

İslâm dînini bilmiyenler, milletin sağlam imanını, ilme ve akla dayanarak bozamıyacaklarını, islâma hücûm ettikçe, kendi yüz...

Üseyd Bin Hudayr

Üseyd Bin Hudayr

Eshâb-ı kirâmın sancaktarlarından. Medîne'ye İslâmiyeti öğretmek için gelen Mus'ab bin Umeyr Medîne'de...

Safiyye Binti Abdülmuttalib

Safiyye Binti Abdülmuttalib

Peygamberimizin halası. Resulullah efendimizin halası olan Hazret-i Safiyye, oğlu Zübeyr ile birlikte müslüman oldu. Oğlu Zübeyr ile birlikte hicret...

Kaleyi teslim etmek içi…

Mısır ve Filistin’i kolaylıkla zapteden Napolyon...

ELİF ıramazan-ı şerif’i…

Koca Ragıp Mehmed Paşa Devlet-i Osmanî’nin...

Nevfel Bin Hâris

Hâşimoğullarının en yaşlısı. Nevfel bin Hâris, Kureyş...

Müslümanın gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir işin...

Sultan yine tebdil-i kı…

Sultan İkinci Mahmud Han, musahibi (sohbet...

Akıl ve kalb ayrıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hiç kimse...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Eshab-ı kiram

Reyhane binti Semun

Peygamberimizin hanımlarından. Peygamber efendimiz Hendek savaşından...

Ümm-i Ümare

Eshabın kadın kahramanlarından. Ümm-i Ümare, Uhud...

Abdullah Bin Zeyd

Sâhib-ül ezân. Hicretten sonra Medîne'de Peygamber...

Hikmetli Sözler

Kendimizi düzeltmeden baş…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Asıl...

Başarılı olmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize...

İki cihan sultanı olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Hayırlı insan, hayırlı işlere vesile olur. Hayırlı yerlerde, mesela mescidlerde namaz için, nikâh için bir araya gelinmesine sebep olur. Eğer hayırlı olmasaydı, kim bilir hangi barda, hangi sazda olacaktı. Bu yüzden, insanın kaderi, icraatıdır, yani yaptığı iştir. Ne yapıyorsa, alınyazısının gereğini yerine getiriyor. Alınyazısı neyse, insan onu yapar. Kötü işler yapıp da, suçu alınyazısına bulmak da yanlıştır. Çünkü kötülüğü kendi iradesiyle işliyor.

Hayırlı insanın alın yazısı mescidlerdir, dua alınacak yerlerdir. Karşıya geçmek için, köprü vardır, Cennete gitmek için de, dünyada bir köprü vardır, o da mescidlerdir. Ne mutlu, işlerini mescidlerde halledenlere! O ne talihsiz kişidir ki, sokak köşelerinde gayrimeşru işlere bulaşır. Çok yazık! Bakıyoruz da, (Yâ Rabbi bu nasıl yanacak?) diyoruz. İçimiz sızlıyor. Şu anda böylelerine kızacak zaman değil, onlara acıyacak zamandır. Niye? Köre kızılır mı? Kör görmüyor. Rehbersiz, yardımcısız gidince, ya bir araba ona çarpar, ya o bir yere çarpar veya bir çukura düşer. Kalbi kör olan, yani imansız da, eğer o hâliyle âhirete giderse, Cehennem çukuruna düşer.

Bize, (Siz deli misiniz? Bu hizmetlerden bir menfaatiniz yok. Hayatınız, sıhhatiniz bu yolda mahvolmuş. Derdiniz nedir?) deseler, (Adam yanacak) deriz. Bir kimse ateşe giderken, Müslüman nasıl keyif sürer, nasıl zevkine bakar? Mümkün değil! Bu emr-i maruf ateşini içinde, taşımayanların imanı kâmil değildir. Çünkü dinimiz baştan aşağı merhamet, acımak dinidir. İnsan acınacak mahlûktur. Hayvanlar toprak olup gidecek. Fakat insan öyle değil. Hesaba çekilecek. Dünyada yaptıklarının hesabını verecek. İyilikleri onu sevindirecek, kötülükleri ise perişan ve rezil edecektir.

İnsanın yaptığı pislikleri, bir çöpçü, bir bekçi görse, kafasına sopayı indirir. (Vay utanmaz adam, sen bunları nasıl yaptın?) der. Hâlbuki Allahü teâlâ devamlı görüyor. Ona buna yaranmak için uğraşırız da, niye Rabbimize yaranmak için çalışmayız? En kıymetli bir dostumuz olsa, nihayet bizi günde birkaç kere görür. Ama Allah, her an, her yerde görüyor ve biliyor. Yapılan her şeyi Hafaza melekleri kayda alıyor, kameraya çekiyor. Demek ki, önce Allah’a vereceğimiz hesabı düşünmeliyiz.