Damar sertliği ve kolesterole iyi gelir

Damar sertliği ve kolesterole iyi gelir

Erzurum Tıp Fakültesi’nde, oruç tutanlar üzerinde yapılan bir araştırma da ilmî olarak orucun faydalarını ortaya koymuştur. Prof. Dr. Münip...

Zigetvar Kalesi ve Bahri Dede

Zigetvar Kalesi ve Bahri Dede

Zigetvar Kalesi kuşatılıp peş peşe iki taarruz yapılmasına rağmen kale fethedilemedi. Ordunun içinde büyük bir mânevî destek olan Bahri Dede,...

İyilikler azalıyor, kötülükler artıyor

İyilikler azalıyor, kötülükler artıyor

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı kerimde mealen, (Beni unutursanız, beni Rab olarak tanımazsanız, verdiğim nimetlere şükretmezseniz, rızkınızı...

Helâl rızık ve dine hizmet

Helâl rızık ve dine hizmet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine yapılan hizmetleri devam ettirmek sağlıklı bünyeye; sağlıklı bünye de, helâl rızıkla beslenmeye bağlıdır. Cennete de,...

Emîrsiz, tek başına dine hizmet olmaz

Emîrsiz, tek başına dine hizmet olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hadis-i şerifte özetle buyuruluyor ki: (İnsanların yaptıkları işleri yazan meleklerden başka melekler de vardır. Yollarda, sokak...

Cafer-i Tayyar

Cafer-i Tayyar

Cennete uçarak giden sahâbî. Peygamber efendimiz, 36 yaşlarında bulundukları sırada Hicaz topraklarında şiddetli bir kuraklık ve açlık...

Hiçbir kusur görülmemiştir

Hiçbir kusur görülmemiştir

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, hiçbir hareketinde, hiçbir işinde, hiçbir sözünde, hiçbir zaman, hiçbir çirkinlik,...

Kılıcını değil kınını öpmüşlerdir!

Kılıcını değil kınını öpmüşlerdir!

Hazreti Mugîre, Sa’d bin Ebî Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını...

Padişahın işi ne

Padişahın işi ne

Sultan Murat Han o gün bir hoştur. Telaşlı görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil,...

Bunun da elbette bir hikmeti var

Bunun da elbette bir hikmeti var

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cenab-ı Hak hakîmdir, yani hikmet sahibidir, Onun yarattığı her şey hikmetlidir. Mümin daima hayırlısını istemeli,...

Hadice-tül Kübra

Hadice-tül Kübra

Peygamberimizin ilk hanımı. Hazret-i Hadice; güzelliği, malı, aklı, iffeti, hayâsı ve edebi ile Arabistan'da büyük şöhreti olan bir...

Reyhane binti Semun

Peygamberimizin hanımlarından. Peygamber efendimiz Hendek savaşından sonra...

Hizmette doğruluk esast…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: En iyi...

Böyle dua edilir mi?

Merhum Nasreddin Hocanın, (Allah’ım bu sıkıntıyı...

İşini ihlâsla tam yapma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir cemiyette...

İbâdetlerin efdali

İyilikleri yaymak, kötülüklere engel olmak lazımdır...

Niyetsiz ibâdet olamaz

Niyetsiz, ibâdet olamaz. Resûlullaha “sallallahü aleyhi...

Kainatin Efendisi

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Atîk

Medîneli ilk Müslümanlardan. Medîne’de, hicretten önce...

Ümm-i Hânî

Hazret-i Ali’nin kızkardeşi. Peygamber efendimiz hicretten...

Abdullah Bin Ebi Bekr-i S…

Hazret-i Ebû Bekir’in oğlu. Zekî ve...

Hikmetli Sözler

İnsan âcizdir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanın...

Bakışı ibret, sözü hikmet…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kâinat...

Merhamet ve cömertlik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhamet...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Hayırlı insan, hayırlı işlere vesile olur. Hayırlı yerlerde, mesela mescidlerde namaz için, nikâh için bir araya gelinmesine sebep olur. Eğer hayırlı olmasaydı, kim bilir hangi barda, hangi sazda olacaktı. Bu yüzden, insanın kaderi, icraatıdır, yani yaptığı iştir. Ne yapıyorsa, alınyazısının gereğini yerine getiriyor. Alınyazısı neyse, insan onu yapar. Kötü işler yapıp da, suçu alınyazısına bulmak da yanlıştır. Çünkü kötülüğü kendi iradesiyle işliyor.

Hayırlı insanın alın yazısı mescidlerdir, dua alınacak yerlerdir. Karşıya geçmek için, köprü vardır, Cennete gitmek için de, dünyada bir köprü vardır, o da mescidlerdir. Ne mutlu, işlerini mescidlerde halledenlere! O ne talihsiz kişidir ki, sokak köşelerinde gayrimeşru işlere bulaşır. Çok yazık! Bakıyoruz da, (Yâ Rabbi bu nasıl yanacak?) diyoruz. İçimiz sızlıyor. Şu anda böylelerine kızacak zaman değil, onlara acıyacak zamandır. Niye? Köre kızılır mı? Kör görmüyor. Rehbersiz, yardımcısız gidince, ya bir araba ona çarpar, ya o bir yere çarpar veya bir çukura düşer. Kalbi kör olan, yani imansız da, eğer o hâliyle âhirete giderse, Cehennem çukuruna düşer.

Bize, (Siz deli misiniz? Bu hizmetlerden bir menfaatiniz yok. Hayatınız, sıhhatiniz bu yolda mahvolmuş. Derdiniz nedir?) deseler, (Adam yanacak) deriz. Bir kimse ateşe giderken, Müslüman nasıl keyif sürer, nasıl zevkine bakar? Mümkün değil! Bu emr-i maruf ateşini içinde, taşımayanların imanı kâmil değildir. Çünkü dinimiz baştan aşağı merhamet, acımak dinidir. İnsan acınacak mahlûktur. Hayvanlar toprak olup gidecek. Fakat insan öyle değil. Hesaba çekilecek. Dünyada yaptıklarının hesabını verecek. İyilikleri onu sevindirecek, kötülükleri ise perişan ve rezil edecektir.

İnsanın yaptığı pislikleri, bir çöpçü, bir bekçi görse, kafasına sopayı indirir. (Vay utanmaz adam, sen bunları nasıl yaptın?) der. Hâlbuki Allahü teâlâ devamlı görüyor. Ona buna yaranmak için uğraşırız da, niye Rabbimize yaranmak için çalışmayız? En kıymetli bir dostumuz olsa, nihayet bizi günde birkaç kere görür. Ama Allah, her an, her yerde görüyor ve biliyor. Yapılan her şeyi Hafaza melekleri kayda alıyor, kameraya çekiyor. Demek ki, önce Allah’a vereceğimiz hesabı düşünmeliyiz.