Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Emr-i ma’rûf

Emr-i ma’rûf

Bazıları, başkalarının yaptıklarına karışmamak lazım, tasavvuf büyükleri, başkasına karışmazlardı, kimseye ilişmezlerdi, diyorlar. Bu, doğru değildir ve dinde yara...

Sağlık ve âfiyet duâsı

Sağlık ve âfiyet duâsı

Resûlullah şu duâyı çok okurdu: “Allahümme innî es'elüke-ssıhhate vel- âfiyete vel-emânete ve hüsnel-hulkı...

Tohumu ekmeyep yiyenler

Tohumu ekmeyep yiyenler

Bu dünya, âhıretin tarlasıdır. Burada tohumlarını ekmeyip yiyenler, böylece bir tohumdan katkat meyve kazanmaktan mahrum kalanlar, ne kadar...

Müslümanın gayesi

Müslümanın gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir işin sonunda Allahü teâlânın rızası yoksa, bu iş niye yapılır ve niye birbirine bu tavsiye edilir ki?...

Kullanma kılavuzu

Kullanma kılavuzu

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kendi kurallarımızı kendimiz koymaya kalkışırsak, huzur ve rahat bulamayız. Nasıl bir firma, bir makineyi ne şekilde kullanılması...

Murada kavuşmak için

Murada kavuşmak için

Murâdlara nâil olmak için şu duâyı okumalıdır: “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âl-i...

Latif bir şikayet

Latif bir şikayet

İstanbul’dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki bir zat, yolda yüzü kızararak sadaka isteyen bir dilenciye, başakları gibi beş on kuruş vererek başından...

Kâ’b Bin Züheyr

Kâ’b Bin Züheyr

Peygamberimizin hırkasını verdigi şâir Sahâbî. Kâ’b bin Züheyr, Müzeyne kabîlesinden olup, onbir şâir yetiştiren bir...

Sıkıntı var diye hizmetten kaçmak

Sıkıntı var diye hizmetten kaçmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizden sonraki nesiller, bu Ehl-i sünnet yolunu, bu hizmetleri devam ettirirler, Ehl-i sünnet kitaplarını bütün...

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

İnsanlara yapılan iyilikler, âhiretin azablarından kurtulmağa ve Cennet nimetlerinin artmasına sebep olur. Peygamberimiz “sallallahü teâlâ...

Dikkat edilecek dört husus

Dikkat edilecek dört husus

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: En büyük varlık, en büyük zenginlik, Ehl-i sünnet itikadında olmaktır. İmam-ı Rabbânî hazretleri,...

Mürşid-i kâmil kimdir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminler dört...

Helâl yemenin önemi

Ebû Süleymân-ı Dârânî hazretleri buyurdu ki...

Küfre düşmekten sakınma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Küçük günaha...

Yağmur duası

Kânûnî Sultan Süleymân Hân devrinde, bir...

Kaptanın işine karışılm…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eğer bir...

İhlâs olmazsa

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ...

Kainatin Efendisi

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

Eshab-ı kiram

Said bin Zeyd

Cennetle müjdelenenlerden. Saîd bin Zeyd hazretlerinin...

Saîd Bin Âmir

Hazret-i Ömer'e benzeyen vâli. Saîd bin...

Süheyb-i Rûmî

Allah yolunda malını mülkünü terkeden...

Hikmetli Sözler

Ramazan ayında nur yağıyo…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Sevgi büyükten, yukarıdan…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya...

Dinimizde niyetin önemi b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Bir mürşid-i kâmilin talebesine sorarlar:
- (Hep hocam böyledir, büyükler şöyledir) diyorsunuz. Onlardan ne öğrendiniz de, hep onlardan bahsediyorsunuz?
- Biri hakiki, 72’si sahte 73 tane altın var, görünüşleri aynı. Bir defada o hakikisini bulabilir misiniz?
- Mümkün değil.
- İşte bu zat bir el atışta, o altını buluyor. Çünkü hocası ona nasıl bulacağını öğretmiş ve (Hakikisi budur) buyurmuş. Aynı şekilde hocasına da, onun hocası öğretmiştir. İşte bu şekilde her birinin hocasını Cenab-ı Peygambere kadar saymak mümkündür. Dolayısıyla, o sahte altınların içinden gerçek altını seçmeyi bize öğrettiği için bu zatı çok seviyoruz.
- 73 altından kastınız ne?
- Resulullah efendimiz, ümmetinin 73 fırkaya ayrılacağını, 72’sinin itikat bozukluğu yüzünden Cehenneme gideceğini bildiriyor. İşte o kadar sahte altın içinde hakikisini bulan kurtulur. Bulamayan Cehenneme gider.
- İyi ama herkes, (O gerçek altını ben buldum!) diyor. (Benimki çürük) diyen yok. Sizinkinin hakiki olduğu ne malum?
- Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimde mealen, (Herkes, “Benim inancım, benim gittiğim yol en doğru yoldur” der ve bundan ferahlık duyar) buyuruyor. Doğru olan o tek yolu diğerlerinden ayıran iki fark vardır:
1- İslam, akıl değil, nakil dinidir. Hiç kimse, kendiliğinden bir şey diyemez. O doğru yolu hocamıza hocası, ona da hocası, ona da onun hocası olmak üzere Resulullah efendimize kadar uzanan Silsile-i zeheb, yani Altın silsile ulaştırmaktadır.

Dinimizle ilgili bir şey söyleyebilmek için, bir kaynaktan nakletmek lazımdır. Bizim dinimizde (Bana göre) yoktur. Böyle diyenin sözü, kendisinin olsun! Öyle diyene, (Bana hocandan bahset!) denir. Sonra, onun da hocası sorulur. Çünkü dinimizde, (Benim hocam buyurdu ki...) vardır.

2- Silsile-i zehebin özelliği ikidir: Birincisi, Peygamber efendimizden itibaren gelen bu zemzem gibi temiz suya, bir pislik yani bid’at karıştırmamışlardır. İkincisi, o kaynaktan, o mübarek kalbden gelen o temiz suyu, bir yere sızmadan korumuşlardır. Yani, sünnete tam uymuşlar ve bid’atten tam kaçınmışlardır. Bu vasıflara uymayanların altınları sahte, yolları çıkmaz sokaktır.