Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmet, ateşten gömlek giymeye benzer. Yani vebali ağırdır, çok hassas, çok dikkatli olmak gerekir. Dine hizmetten...

Dağıtılan miras

Dağıtılan miras

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimleri bilinmesi gereken her şeyi bildirmişlerdir. Nasibi olan, bu bildirilenlere uymuş ve Resulullah'ın...

Mübarek göğsünün yarılması

Mübarek göğsünün yarılması

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i âlem bir gün sordu: - Gündüzleri kardeşlerim görünmüyorlar, acaba nerede...

İslâm ahlâkı üçe ayrılır

İslâm ahlâkı üçe ayrılır

Ahlâk bilgilerini öğrenmek, istekle olur. Zor ile olmaz. İslâm ahlâkı üçe ayrılır: 1 - İnsan yalnız iken, başkasını...

Sehl Bin Hanîf

Sehl Bin Hanîf

Eshâb-ı kirâmın okçularından. Uhud gazâsında bir ara Müslümanlar geri çekilir, dağılır gibi oldular. Bu sırada hiçbir şey...

Abdullah Bin Ümm-i Mektûm

Abdullah Bin Ümm-i Mektûm

Peygamberimizin müezzinlerinden. Abdullah bin Ümm-i Mektûm, Peygamberimizin İslâmiyeti anlatmaya başladığı ilk zamanlarda îman ile...

Son din İslamiyettir

Son din İslamiyettir

Adem aleyhisselamdan beri birçok hak din gelmiştir. Her yeni din, kendisinden önce gelen dîni nesh etmiş, değiştirmiş, yürürlükten...

Kimi seversen ahirette onunla berabersin

Kimi seversen ahirette onunla berabersin

Büyüklerle beraber olmak için, onları sevmek yeter. Ancak, hiçbir ibadet yapmayan ve hiçbir günahtan sakınmayan büyükleri asla...

Ancak ihlâslı olanlar kurtulur

Ancak ihlâslı olanlar kurtulur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki: Bütün insanlar helak oldu, ancak âlim olanlar kurtuldu. Âlim olanlar da...

Emîrsiz, tek başına dine hizmet olmaz

Emîrsiz, tek başına dine hizmet olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hadis-i şerifte özetle buyuruluyor ki: (İnsanların yaptıkları işleri yazan meleklerden başka melekler de vardır. Yollarda, sokak...

Allahü teâlâya şükür

Allahü teâlâya şükür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İman nurdur ve müminlerde bu nur parlar. Bizler bu nuru görmesek de, melekler görüyorlar. Nasıl ki, geceleyin...

Bu hizmetlere sahip çık…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Iyd, bayram...

Hizmetlerde ihlâs esast…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya zatlara...

İçinizde en günahkâr be…

Ahmed Rufai hazretleri, bir gün talebelerine...

Hizmette insan eğitimi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyük zatlar...

Ana-babanın sorumluluğu

Dinin, sonraki nesillere intikalinde çocukların, gençlerin...

İbâdetlerin en kolayı…

Müslümanların ihtiyâçlarını karşılamanın ve onları sevindirmenin...

Kainatin Efendisi

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt...

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında...

Eshab-ı kiram

Selmân-ı Fârisî

Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî. Eshâb-ı...

Osman Bin Talhâ

Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî. Osman bin...

Haccac bin İlat

Mekkeli sahabilerden. Haccac bin İlat'in İslâma...

Hikmetli Sözler

Dindar olanı tercih

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bileşik...

Namaz kurtuluştur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

Zafere kavuşmak için iki …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İki...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlâdan sonra, Onun Resulüne de teşekkür edeceğiz. Çünkü Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, bizlere İslamiyet’i anlatmak için çok acı, üzüntü çekti. (Benim çektiğim sıkıntı gibi, gelmiş ve gelecek hiçbir kimse çekmemiştir) buyurdu. Sırf biz yanmayalım diye, bu kadar yükü taşıdı. Böyle bir Peygambere teşekkür etmek gerekmez mi? Peki Ona nasıl teşekkür edeceğiz? Salevat-ı şerife getireceğiz, hayatını okuyup, Onun gibi yaşamaya çalışacağız. O, sırf Allah’ın kulları yanmasın diye hayatını ortaya koydu. Biz de hiç olmazsa birkaç kişiye Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından verirsek, bu hizmeti yapanlara duayla, parayla destek olursak, Onun yolundan gitmiş oluruz.

Ana babaya teşekkür: Bir erkek, hanımının çektiği ızdırapları görünce, annesinin kendisi üzerinde ne kadar büyük hakkı olduğunu anlar. O hâlde ana babaya da çok saygılı olmak, teşekkür etmek lazımdır, çünkü onların duasını almayan, kurtulamaz.

Bir gün Peygamber efendimiz, bir yere giderken, yol kenarındaki tarlada çalışan birini gördü. Hemen Cebrail aleyhisselam geldi, (Ya Resulallah, sakın buna selam verme!) dedi. O zat, ayağa kalktıysa da, Cenab-ı Peygamber, Allahü teâlânın emrine uyarak, onun yüzüne bile bakmadan yoluna devam etti. O kişi, (Resulullah efendimiz, buradan geçtiği hâlde, bana selam vermedi, ben mahvoldum) dedi. İşinin başına gidip suçunun ne olduğunu düşünmeye başladı. Nihayet bulup telafi etmeye çalıştı.

Bir müddet sonra, Peygamber efendimiz, aynı yoldan geri dönerken, yine Cebrail aleyhisselam gelip, (Ya Resulallah, şimdi o kişiye selam ver!) dedi. Resulullah da, tebessüm ederek ona selam verdi, o da çok sevindi. Peygamber efendimiz, bunun hikmetini Cebrail aleyhisselama sordu. O da dedi ki: (Ya Resulallah, o kişi, evden çıkarken annesinin kalbini kırdı. Allah, bu günahı affetmedi, sana selam bile verdirmedi. Düşünüp suçunu anlayan o kişi, hemen eve koşup, annesinin ayaklarına kapandı, özür diledi, elini öpüp geldi. Annesinin gönlünü aldığı için Allahü teâlâ da, onu affedip sana, (Selam ver, gönlünü al!) diye emir gönderdi.)

O hâlde Allah’ın affetmesini isteyen, ana babasını razı etmeye, gönüllerini almaya çalışmalıdır.