Bu gece yolcu olsak gerektir

Bu gece yolcu olsak gerektir

Nasuhi Efendi, Osmanlı evliyasının büyüklerindendi. Lodosun şiddetle estiği fırtınalı bir günde talebeleri Nasûhî Efendiyi ziyârete gittiler....

İftiranın neticesi

İftiranın neticesi

Bir zaman Hasan Ünsî Efendiyi sevmeyen birisi gelip, devlet adamlarından Mustafa Paşa’ya onun aleyhinde sözler söyledi. Cezâlandırılmasını...

Oruç aç kalmak değil

Oruç aç kalmak değil

Dr. Dewey, Dr. Guelpa, Dr. Frumusan, Dr. Pauchet gibi oruçla ilgili araştırmalarda uzmanlaşmış tabipler de, hastalarını tedavi etmek için kısa ve uzun...

Osmanlı'da ahlak

Osmanlı'da ahlak

Osmanlılarda  İslam ahlâkı hakimdi. Umumî kaideler dahil, herkes, İslam ahlâkına ve örfe uymak zorundaydı. Vatanseverlik, vakar, büyüğe...

Kaleyi teslim etmek için vezir yapılmadım

Kaleyi teslim etmek için vezir yapılmadım

Mısır ve Filistin’i kolaylıkla zapteden Napolyon, Akka Kalesi’nin de bir-iki gün içinde düşeceğini hayal etmiş ve Cezzar Ahmed Paşa’ya şu...

Helâl kazanmak farzdır

Helâl kazanmak farzdır

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, “Helâl kazanmak her Müslümana farzdır”. Helâl kazanabilmek...

Aklı olan karı koca birbirini üzmez

Aklı olan karı koca birbirini üzmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlara yumuşak olun, iyilik edin!) ve (Kocası razı olduğu halde ölen kadın, Cennete...

Latif bir şikayet

Latif bir şikayet

İstanbul’dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki bir zat, yolda yüzü kızararak sadaka isteyen bir dilenciye, başakları gibi beş on kuruş vererek başından...

Kendinden tiksinmeyenin hâli

Kendinden tiksinmeyenin hâli

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin talebelerinden biri, gördüğü rüyalar üzerine, "Artık ben kemâle geldim. Sohbete lüzum...

Ebû Lübâbe

Ebû Lübâbe

Tevbesi ile meşhûr sahâbî. İslâmın nûrunu söndürmek isteyen Mekkeli müşriklere karşı hazırlanan mücâhid ordusunda...

Süheyb-i Rûmî

Süheyb-i Rûmî

Allah yolunda malını mülkünü terkeden sahâbî. Ka'be-i muazzamanın güneyinde, yüksekçe bir yerde, Hazret-i Erkam'ın evi...

İmanın temeli

İmam-ı Gazali hazretleri “Kimyâ-i saadet” kitabında...

Vücut yenileniyor

Orucun sağlığa olan etkileri sadece Müslüman...

Bütün organların birbir…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize hizmet...

Kafiriler sevilir mi?

Müminin kâfiri sevmesi üç dürlü olur...

Haramdan kaçmak

Haramları, büyük günah ve küçük günah...

Pir-i fâninin murâdı!

Vezirler ve fi’l cümle azalar yorucu...

Kainatin Efendisi

Mübarek göğsünün yar…

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i...

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Ebi Bekr-i S…

Hazret-i Ebû Bekir’in oğlu. Zekî ve...

Abdullah Bin Revâha

Resûlullahın şâiri. Hicretin yedinci senesi idi...

Feyrûz Bin Deylemî

Yemenli sahâbîlerden. Feyrûz bin Deylemî San’a’da...

Hikmetli Sözler

Neyi tercih etmeli?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünyada...

Nefsin gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Herkes...

Ancak ihlâslı olanlar kur…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Âmir durumunda olanlar, işine daha çok dikkat etmeli. O oturursa, emri altındakiler yatar. O hep ayakta olmalı yani çalışmalı ki, maiyetindekilere iyi örnek olmalı. Dinlenmeyi teneşir tahtasına bırakmalı. Merhum hocamız buyururdu ki:
(“Bu kitapları nasıl yazdınız, nasıl başarılı oldunuz?” diye bana sorulsa, cevabım şudur: (Helekel-müsevvifûn) hadis-i şerifine sarıldım, yani (Sonra yaparım diyenler, [tevbeyi ve iyi işleri sonraya bırakarak fırsatı kaçıranlar] helâk oldu) hadis-i şerifini kendime rehber edindim. Bu hadis-i şeriften daha sonra yaparım diyenin kaybedeceğini anlayıp, bir işi, az sonraya bile bırakmadım, gece gündüz demedim, ilk fırsatta o işi yapıp, bitirdim. Evet, işte Allahü teâlâ, işleri yarına bırakmadığımızdan dolayı bizi başarılı kıldı.)

Müslümanın herkese karşı asli görevi, edepli olmasıdır. Büyüklerimiz, (El emr-ü fevkal edeb) buyuruyor. Yani emre uymak, edebi gözetmekten önce gelir. Çünkü emre uymak, söz dinlemek edeblerin en üstünüdür. Bir mümin, 80 yıl nâfile ibadet etse, belli bir sevaba kavuşur. Ama bu yoldaki büyüğüne, bir defa peki diyen de aynı sevabı kazanır.

Sevginin esası itaattir, itaatin esası da tâbi olmaktır. Kim en çok tâbi ise, en çok itaat ediyorsa, o en çok seviyor ve seviliyor demektir. Büyüklerin sevgisine layık olmak için, onlara tam tâbi olmaya, söz dinlemeye çalışmalıdır.

İnsanda ya akl-ı selim veya akl-ı meaş olur. Akl-ı selim peygamberlerde ve evliyada olur. Kendi kendine karar veren, akl-ı selimiyle karar verdiğini zannetse de, kısa görüşlü olan akl-ı meaşına tâbi olduğunun, işin içine nefsinin karıştığının farkında değildir. Onun için istişare önemlidir. Başarılı olanlar, soranlardır. Başarısız olanlarsa, sormaya lüzum görmeyip kendi aklına göre iş yapanlardır.

En tehlikeli iş, emir verme sevdasıdır. Kendini haklı bilen, daima sıkıntı çeker. İslamiyet’te nefse tâbi olmamak esastır.

Başarının yolu, herkesle iyi geçinmek, dost kazanmak ve kendisine kimseyi düşman etmemektir. Münakaşa ve mücadele çok zararlıdır. Kişinin en büyük düşmanı nefsidir ve imanını almaya çalışır. Kişi başkasına değil, kendine bakmalı, münakaşa ve mücadeleyi kendi nefsiyle yapmalıdır!