İman nedir?

İman nedir?

İman, Resûl-i Ekrem efendimizin, Allahü teâlâ tarafından, Peygamber olarak, bütün insanlara getirdiği ve bildirdiği emirlerin hepsini kabul etmektir....

Sevgi büyükten, yukarıdan gelir

Sevgi büyükten, yukarıdan gelir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya zatları seven sonunda evliya olur. Çünkü rastgele bir insan onları sevemez. Biri, mübarek bir zata gelip,...

Helâl yemenin önemi

Helâl yemenin önemi

Ebû Süleymân-ı Dârânî hazretleri buyurdu ki, helâlden bir lokma az yemeği, akşamdan sabaha kadar namaz kılmaktan daha çok...

Akıl ve kalb ayrıdır

Akıl ve kalb ayrıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hiç kimse kendi kendine kurtulamaz. Çünkü dünya bir sarmaşık otu gibi insanın her tarafını sarmıştır. Bundan...

Her türlü zarardan korunmak için

Her türlü zarardan korunmak için

Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül’azîm-ür-...

Temelsiz bina olmaz

Temelsiz bina olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Elbette temelsiz ev, köksüz ağaç olmaz. Dinimizde bu temel ve kök, doğru imandır, imanın ve İslam’ın...

İlaç rafta dururken

İlaç rafta dururken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kirâmen kâtibîn melekleri, yapılan her iyiliği ve her kötülüğü yazıyor. Sonra, âhirette...

Ahlâk ilminin dinimizdeki yeri

Ahlâk ilminin dinimizdeki yeri

Müslümanların öğrenmeleri lâzım olan bilgilere “İslâm ilimleri” denir. İslâm ilimleri ikiye ayrılır: Din bilgileri ve Fen...

Kavmini azab ile korkut!

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve bu ilk vahiyden sonra üç sene vahiy gelmedi. Bu arada İsrafil aleyhisselam ismindeki melek gelip, bazı...

İnsan âciz bir varlıktır

İnsan âciz bir varlıktır

Allahü teâlâ, insanları olgunlaştırmak ve kalblerindeki hastalıklarını tedâvî etmek için, ezelde merhamet ederek, Peygamberler...

Allah’ın adı ile oku!..

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın onyedinci Pazartesi günü, Hira Dağı’ndaki mağarada... Tefekküre dalmış halde... Gece yarısından sonra...

Ebû Ubeyde Bin Cerrâh

Cennetle müjdelenen ümmetin emîni. Araplar arasındaki nâdir...

İyi arkadaş bulmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Fatih ve Hocazade

Sultan Mehmed Han (Fâtih) Osmanlı tahtına...

Ramazan ayı, istiğfar z…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ramazan-ı şerifin...

Sehl Bin Sa'd

Medîne'de en son vefât eden sahâbî. Sehl...

Fitne ve iftira ateşi s…

Kânûnî Sultan Süleymân'ın vezîr-i âzamı olan...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt...

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Eshab-ı kiram

Ukayl Bin Ebi Tâlib

Hazret-i Ali'nin abisi. Hazret-i Ukayl Peygamberimizin...

Âsım Bin Sâbit

Arıların koruduğu sahâbî. Asr-ı saâdette küfür...

Übeyy Bin Kâ'b

Kırâati ile meşhûr sahâbî. Sevgili Peygamberimiz...

Hikmetli Sözler

Asıl cömertlik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların...

İman cevherini korumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı...

Hoca hakkı ödenmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Peygamber efendimiz, (Hastalık, Allahü teâlânın bir kemendidir, fakirlik de zindanıdır. Bunun ikisini de sevdiklerine verir) buyuruyor. Bazı büyükler, ağrı sızıdan çok muzdarip oldukları, çaresiz kaldıkları zaman, (İrhâm yâ Rabbî=Bana merhamet eyle ya Rabbî) diyerek, Allahü teâlâya sığınırlardı. Müslümanlar da böyle yapmalı. (Ben kalbi kırıkların yanındayım) hadis-i kudsîsi, (Hastaların, dertlilerin, borçluların duasını kabul ederim) demektir. Kalbi kırıklardan dua almaya çalışmalı.

Emir verir gibi, (İlla bana dua et!) diyerek zorla dua alınmaz. Öyle bir iş yapalım ki bize dua etmek, karşımızdakinin içinden gelsin. İşte bu şekilde dua almak, kolay değildir. Ama makbul olanı budur.

Ubeydullah-ı Ahrar hazretleri herkesten dua alırdı. Bir gün alışveriş yaparken alışveriş yaptığı kişiden dua almadan köye döndü. Sonra tekrar o kişinin yanına gitti ve herkesten dua aldığını, ondan dua almayı unuttuğu için geri döndüğünü söyleyince adam ellerini açarak, (Yâ Rabbi, bunun kalb gözünü aç!) diye dua etti. İşte Ubeydullah-ı Ahrar hazretleri o dereceye bu dua ile ulaştı.

Çok kişinin sevip saydığı meşhur bir kimse, mübarek bir zatı ziyaret eder. Sohbet esnasında o kimse, (Efendim bu nasıl oluyor? Ben mevkii, makamı ne kadar yüksek olursa olsun öyle herkesi çok önemsemem, fakat sizin henüz isminiz geçerken dahi hürmet duyuyorum ve içimden sevgi geliyor) der. Mübarek zat da, anne duası almanın önemini anlatıp buyurur ki:

(Altı yaşında ilim tahsiline başladım. Annem vefat ettiği güne kadar, bir kez bile onun elini öpmeden evden ayrılmadım. Bir defa vapuru kaçıracaktım. Aceleyle evden çıktım, yarı yolda, annemin elini öpmediğim hatırıma geldi. Hemen geri döndüm. Annem, “Ne oldu, bir şey mi unuttun?” dedi. “Evet, çok önemli bir şey unuttum. Elini öpmeyi unuttum” dedim. Annem de, “Sen deli misin oğlum, vapuru kaçırdın” dedi. Ben de, “Kaçarsa kaçsın, elini ver öpeyim” dedim. Elindeki anahtarı yere bırakıp, ellerini açtı, “Yâ Rabbî, ben oğlumdan razıyım, sen de razı ol!” diye ağlayarak dua etti. İşte bu dua sayesinde çok nimetlere kavuştum.)

Ölmüşlerimizi de unutmamalı. Peygamber efendimiz; (Ölünün mezardaki hâli, imdat diye bağıran, denize düşmüş kimseye benzer. Boğulmak üzere olan kimse, kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, ölü de, babasından, anasından, kardeşinden, arkadaşından gelecek bir duayı gözler) buyuruyor. Hiç değilse bir Fatiha okumalı. Eğer biz okursak, bizden sonrakiler de bizim için okurlar.