Emali kasidesi şahanedir

Emali kasidesi şahanedir

| M. Ali Demirbaş
Evliyâ ne demektir?

Evliyâ ne demektir?

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Ateşte yanan, ibadete nasıl koşar?

Ateşte yanan, ibadete nasıl koşar?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından dinimizi doğru öğrenip buna uygun yaşamak, hem de bunları başka insanlara ulaştırıp...

Bir şeye düşkün olmak

Bir şeye düşkün olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, peygamberleri vasıtasıyla kendi rızasına götüren bir yol vermiştir. Bu yolun ismi dindir. Her...

İlim ve ahlâk

İlim ve ahlâk

İslamiyet, , ilm ve ahlâk ve de bütün fen kollarında üzerinde, her çeşit çalışmağı önemle emir etmektedir. Bunlara...

Hamd ve şükür duâsı

Hamd ve şükür duâsı

Her sabah bir kere “Allahümme mâ esbaha bî min nîmetin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerîke leke, fe lekel hamdü...

İçinizde en günahkâr benim

İçinizde en günahkâr benim

Ahmed Rufai hazretleri, bir gün talebelerine der ki: - İçinizde kim bende bir ayıp, bana yakışmayan bir hâl görüyorsa...

Hatırat-ı Çaldıran

Hatırat-ı Çaldıran

İkinci Selim Han, Babası Kanuni Sultan Süleyman devrinde birçok savaşa katılmakla beraber, tahta geçtikten sonra sefere çıkmadı....

Evliya zatlar niye seviliyor?

Evliya zatlar niye seviliyor?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya bir zata, bir gün biri ziyarete gelir, (Uzun zamandır merak ediyorum. Bu talebeleriniz sizi niye bu kadar çok...

Çarşıya giderken ve başka zamanlarda

Çarşıya giderken ve başka zamanlarda

Lâ ilâhe illallahü vahde hü lâ şerîke leh, le hül mülkü ve le hül hamdü, yuhyî ve yümît, ve...

Zat-ı şahaneye ılık hoşaf mı verilür?

Zat-ı şahaneye ılık hoşaf mı verilür?

İkinci Mahmud Han döneminde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, mübarek bir şahsiyet olmasına mütekabil...

Soracak yerin olması büyük nimettir

Soracak yerin olması büyük nimettir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ birlik ve beraberlikten hiçbirimizi ayırmasın. Birlikte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır. İlla...

Uyum içinde olmak

Uyum içinde olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hizmette başarılı olmak için, dengeyi gözetmek gerekir. Hem hizmetin kendisinin sıhhatli olması, hem de insanlara sağlıklı...

Kalbi temizlemeye çalış…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet üç...

Es'ad Bin Zürâre

Câhiliye devrinde de tek bir Allaha...

Vesikasız köşke oturmak

Bir gün kadıncağızın biri Belh padişahına...

Haramdan kaçmak

Haramları, büyük günah ve küçük günah...

Benim hediyem de budur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ...

İki türlü ölüm

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İki türlü...

Kainatin Efendisi

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında...

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Eshab-ı kiram

Katade bin Nu’man

Eshab-ı kiramın okçularından. Eshab-ı kiramdan Cabir...

Abdullah Bin Zeyd

Sâhib-ül ezân. Hicretten sonra Medîne'de Peygamber...

Sehl Bin Hanîf

Eshâb-ı kirâmın okçularından. Uhud gazâsında bir...

Hikmetli Sözler

İnsanların en iyisi ve en…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Başarının yolu gönül alma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize...

Allah için yapmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
(Men hadime hudime) yani (Hizmet edene hizmet edilir) hadis-i şerifi gösteriyor ki, kim hizmet ettiyse, mutlaka birileri de ona hizmet eder. Birine iyilik yapanın, yani hizmet edenin, bunun karşılığında ne kadar çok iyilik göreceğini ancak Allah bilir. Ona insanlardan iyilik gelmezse, melekler yardıma gelir. Çünkü Cenab-ı Peygamber, hâşâ boş konuşmaz. Onun için bir lokma ekmekle de olsa, yani küçük bir şey de olsa, bir şeyler yapıp iyilik etmelidir.

Hazret-i Ali, (Ben, hayatta hiç kimseye iyilik etmedim, her şeyi kendim için yaptım) buyurunca, bunu duyanlar, (Size inanıyoruz, ama bu söylediğinizi anlayamadık, sizin çok iyilik yaptığınızı biliyoruz) derler. Bunun üzerine buyurur ki:
(Kime ne iyilik yaptıysam, o kimse sadece sevindi, ama bana da en az on kat sevab yazıldı. Yani en az bire on aldım. Ben şimdi kendime mi, yoksa karşımdakine mi iyilik etmiş oldum? Elbette asıl iyiliği kendime yaptım. O birkaç günlük dünyada biraz sevindi, hâlbuki benim kazandıklarım âhirette karşıma çıkacak. Esas kazanç, âhirette ele geçendir. Âhirette benim defterim açıldığı zaman, yaptığım iyiliklerin karşılığını Allahü teâlâ bana bol bol ihsan edecek, çünkü Kur’an-ı kerimde, (İyilik etmenin karşılığı iyilik bulmaktır) buyuruyor.)

O hâlde akıllı mümin, elinden geldiği kadar iyilik etmelidir. İyiliğin de azı var, ortası var, çoğu var, ama bir de en çoğu var. İyiliğin en çoğu, birini ateşte yanmaktan kurtarmaktır. Biri ateşe gidiyorsa, onu ateşten kurtarmaktır. İşte bunun yolu da, itikadını düzeltmesi, dinini doğru öğrenip yaşaması için, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından insanlara vermektir.

İnsan kimi severse, kime itaat ederse elbette âhirette de onunla beraber olacaktır. Sevmek, kuru kuruya seviyorum demek değildir. Sevgi itaattir, kendi aklına değil, sevip bağlandığı evliya zatın bildirdiklerine itaat etmek lazımdır.

İnsanın kalbi, iradesi, arzusu neye meylederse, Cenab-ı Hak, o yolu ona kolaylaştırır. Mesela bir meslek sahibi olmak için çalışan, sonunda maksadına ulaştığı gibi, insanlara iyilik etmek isteyene de, Allahü teâlâ, Ehl-i sünnet âlimlerinin sevgisini, yolunu, hizmetlerini nasip eder. Buna kavuşan da kurtuluşa erer.