Namaz ve kurtulan tüccar

Namaz ve kurtulan tüccar

Atlı bir eşkıya, Şam ile Medine arasında ticaret yapan bir tüccara bağırır: - Davranma öldürürüm. - İşte malım. Hepsini al ve beni serbest...

Ebû Dücâne

Ebû Dücâne

Resûlullah efendimizin fedâisi. Uhud harbinde sevgili Peygamberimiz, son emirlerini verdiler. İslâm Ordusunun, nelere dikkat etmesi gerektiğini,...

İstifade yolunda en büyük iki engel

İstifade yolunda en büyük iki engel

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya zatlar, sipariş üzerine konuşmazlar, yani sohbet ederken konuşacaklarını önceden tayin etmezler. Oradakilerin neye ihtiyacı...

Güzel ahlâkın kalbe yerleşmesi

Güzel ahlâkın kalbe yerleşmesi

Allahü teâlâ insanda üç şey yarattı: Akıl, kalb ve nefs. Bunların hiçbiri görülmez. Varlıklarını eserleri ile, yaptıkları işlerle ve dînimizin bildirmesi ile...

Bereket Duâsı

Bereket Duâsı

“Ruh-ul-beyan” da diyor ki, “Eshâb-ı Kehfin Kur’an-ı kerim harfleri ile isimleri yazılı kâğıdı evinde, iş yerinde, üstünde...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i Amine validemizin yanında Abdurrahman bin Avf’ın annesi Şifa Hatun, Osman bin Ebil-As’ın annesi Fatıma...

İstikbal gençlerde

İstikbal gençlerde

Dinimizin yayılmasında, devamında gençlerin önemli bir rolü vardır. İslâm dînine karşı olanlar da, bu mühim noktayı anladıkları...

Bilâl-i Habeşî

Bilâl-i Habeşî

Peygamber efendimizin müezzini. Bilâl-i Habeşî hazretleri, ilk îmân edenlerden olup, müşriklere karşı Müslüman olduğunu...

Saadetin başı

Saadetin başı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir mümin, evliya bir zatın kabrini ziyarete giderse, o zatın kalbinden bu müminin kalbine feyz akar. Ziyaret eden de, feyz...

Enver Abinin sohbetlerinden...

Enver Abinin sohbetlerinden...

En hayırlı iş, dinimize hizmettir, fakat bu hizmetlerin zerresini kendimizden bilirsek, yanarız. Müminlerin duası, büyüklerin himmeti ve Allahü...

Dünya sevgisinin tek ilacı

Dünya sevgisinin tek ilacı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan hasta olunca, hem ibadetlerini, hem hizmetlerini tam yapamaz. Bunun gibi, insanın kalbi hasta olunca da, Allahü...

Değişen sizin kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve...

İhsan eden ihsan görür

Kıyamet günü bir müslümanın hesabı görülüyor...

Ahlâk ilmi pek kıymetl…

Fıkıh ve ahlâk ilimlerini öğrenen ve...

Kulluk böyle olur

Bölgesinde sevilen sayılan bir mürşid-i kâmilin...

Bu gaflet niye?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her işini...

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra şanı...

Kainatin Efendisi

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Zeyd

Sâhib-ül ezân. Hicretten sonra Medîne'de Peygamber...

Ebû Talhâ

Resûlullahın fedâisi. İslâm Güneşi Mekke'de parlarken...

Hâlid Bin Sa'id Bin Âs

İlk Müslüman olan sâhabilerden. Resûlullah efendimiz...

Hikmetli Sözler

Ameller, niyete bağlıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimizde...

Ancak ihlâslı olanlar kur…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Dünyada en bedbaht insan

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İmam-ı Rabbânî hazretlerinin zamanında da, şimdiki kadar olmasa da, helalle haram, sünnetle bi’dat birbirine karışmıştı. O büyük zat, ta o zaman, (Bid’atler dünyayı kapladığından, dünya, karanlık bir gece gibi görünüyor. Sünnetler çok azalıyor, nurları da, bir karanlık gecede, tek tük uçuşan ateş böcekleri gibi parlıyor) buyuruyor. Şimdi ise, her tarafı daha kötü olan küfür karanlığı sardı. İmam-ı Rabbânî hazretleri bugünkü durumu yani imanla küfrün birbirine karıştığını görseydi, kim bilir neler söyleyecekti? Bunun için âhir zamanda, Ehl-i sünnet itikadına sahip olanın çok şükretmesi lazımdır.

Büyük zatlardan biri talebesine, (Gökyüzüne bir bak, ne görüyorsun?) diye sorar. O da, (Yıldızlar var efendim) der. (Yıldızlar nasıl görünüyor?) buyurur. (Tek tek olanı, üç beş tane olanı var, bazısı daha fazla, grup grup olanlar da var) der. O zat buyurur ki:
(İşte müminlerin iman nuru da, gökteki yıldızlar gibidir. Biz, şu anda nasıl ki gökyüzünü siyah ve yıldızları gruplar hâlinde pırıl pırıl görüyorsak, melekler de, şimdi dünyayı zifiri karanlık içinde, imanlı olanları aynı şekilde pırıl pırıl görüyorlar. Tabiî tek olanı var, üçü beşi bir araya gelenleri var, daha çok olanları var. Ehl-i sünnet itikadı çok kıymetlidir. Allahü teâlâ bu cevheri çöplüğe koymaz. Bu imana sahip olanlar, çok kıymetli ve makbul olmasaydı, Allahü teâlâ, bu kadar kıymetli bir imanı onlara nasip etmezdi.)

Doğru iman Cennetin anahtarıdır. Cennete girmeye sebep olan şey, ibadetler, ameller değil, imandır. İbadetler, imanı korumak içindir. Nasıl ki, en kıymetli pırlanta, birkaç anahtarla açılan, iç içe geçmiş gizli dolapların arkasındaki gizli bir çekmecede saklanırsa, bu kıymetli iman da, ibadetlerle ve amellerle muhafaza edilir. İbadetsiz olmaz, çünkü çok kuvvetli esen bu küfür fırtınasında, bir mum yakıp ortalıkta dolaşmak ve sonra da bu mumun sönmeyeceğini sanmak akıl kârı mıdır? Nasıl ki bu mum, sönmemesi için cam bir fanusa konulursa, iman nuru da namaz kılmak, oruç tutmak, sohbet etmek, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okumak gibi ibadetlerle muhafaza edilir. Asıl hedef imanı korumaktır. İman korunamazsa sonu felaket olur.