Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
En iyiniz, borcunu iyi ödiyeninizdir

En iyiniz, borcunu iyi ödiyeninizdir

Borcu olan ödeme imkanı olunca hemen borcunu ödemelidir. İstemeğe vakit bırakmadan önce, kendi eli ile ve ayağına gidip vermelidir. Onu, birisini...

Değişen sizin kalbiniz

Değişen sizin kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı Payitahttan...

Söyle de sinekler üzerinden gitsinler

Söyle de sinekler üzerinden gitsinler

İmam-ı Şarani hazretleri, Hükümdar Kayıtbay’ın ziyaretine gider. Sohbet esnasında, hükümdarın üzerine sinekler konar. Bunun üzerine,...

Dine hizmette başarının yolu

Dine hizmette başarının yolu

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet kitaplarını, doğru din bilgilerini yaymak maksadıyla yapılan hizmetler için sarf edilen paralar, yapılan...

Ümm-i Eymen

Ümm-i Eymen

Peygamberimizin dadısı. Peygamber efendimiz, doğmadan önce babasını, altı yaşında da annesini kaybetmişti. Hem yetim, hem de öksüz olarak...

Menfaat için yapılan her şey dünyadır

Menfaat için yapılan her şey dünyadır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız, (Abdülhakîm efendi hazretleri, yılbaşında bize hediye verirdi, biz de size verelim) diyerek, talebelerine...

Dünya karanlığa gömülmüştü

Dünya karanlığa gömülmüştü

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce, bütün âlem, manevi yönden müthiş bir zulmet ve karanlık içinde idi. İnsanlar hadsiz,...

Mus'ab Bin Umeyr

Mus'ab Bin Umeyr

İslâmda ilk öğretmen. Mus'ab bin Umeyr, hem annesi hem de babası tarafından Kureyş'in asîl ve zengin bir âilesine mensub idi. Zengin...

Deniz üzerinde yürüyüp sahile doğru gitti

Deniz üzerinde yürüyüp sahile doğru gitti

Kınalızâde Ali Çelebi şöyle anlatmıştır: Bursa'dan İstanbul'a gitmeye niyetlenmiştim. Gitmeden önce bir gece akrabâ ve bâzı...

Übeyy Bin Kâ'b

Übeyy Bin Kâ'b

Kırâati ile meşhûr sahâbî. Sevgili Peygamberimiz sordular: - Yâ Übeyy! Allahın kitâbında en büyük âyet...

Birlik ve beraberlik için

Birlik ve beraberlik için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize ihlâsla hizmet edenler, bir vücut gibi olmalıdır. Bu birliğin esası, bu yolun büyüklerine dil uzatmamaktır....

Âmir Bin Füheyre

Meleklerin defnettiği sahâbî. Âmir bin Füheyre hazretleri...

Oruç aç kalmak değil

Dr. Dewey, Dr. Guelpa, Dr. Frumusan...

Emîrsiz, tek başına din…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hadis-i...

Burada bir incelik var

Bir zaman, karı koca, Mısır’dan hacca...

Fatih’in ilme verdiği k…

Fatih Sultan Mehmed Han, Fatih Camii...

Ramazan ayının her günü…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her bayram...

Kainatin Efendisi

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir...

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Velîd Bin Velîd

Kardeşleri tarafından işkence gören sahâbî. Velîd...

İkrime Bin Ebî Cehil

Meşhur İslâm kumandanlarından. İkrime bin Ebî...

Sa’d Bin Ubâde

Ensârın sancaktarlarından. Sa’d bin Ubâde, ikinci...

Hikmetli Sözler

Cennete giden yola girmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Dünyada en bedbaht insan

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı...

Hakiki bayram nasıl olur?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İmam-ı Rabbanî hazretleri bir gün yerden bir çöp alıp buyurur ki:
(Bu çöpe bir teveccüh etsem, bunun nasıl zikrettiğini hepiniz işitirsiniz ve zikirden nasıl vecde geldiğini görürsünüz. Bir teveccüh etsem, bu nur bulunduğu yerden Kıyamete kadar bütün dünyayı aydınlatır, Güneş söner, fakat Allahü teâlânın razı olduğu işler bunlar değildir. Onun Habibine, yani Peygamber efendimize tâbi olmaktır, onun yolundan gitmektir. Ne kazandıysam sadece tâbi olmaktan kazandım.)

İmam-ı Rabbanî hazretlerine bir gün biri gelip, (Efendim, çok ağır hastayım ölecek durumdayım. Bana bir dua edin!) der. (Hısn-ül hasîn okuyun!) buyurur. Yan odada, Hısn-ül hasîn okuyup gelir. (Okudum efendim) der. (Senin etrafında büyük bir kale görüyorum, fakat bu kalenin bazı yerleri açık, bazı tuğlalar düşmüş. Sen bunu iyi okumamışsın) buyurur. (Evet efendim, bazı yerleri silikti, oraları geçtim. Bazı yerleri de zordu, galiba yanlış okudum) der. (Öyle olur mu? Al bu yenisini, buradan oku!) buyurur. O kişi, hiç atlamadan harfleri bozmadan baştan aşağı tekrar okur ve hastalıktan kurtulur.

Bir gün biri dergâha gelirken, (Neden hep İmam-ı Rabbanî hazretleri imam oluyor? Arada bir başkası imam olsa olmaz mı?) diye kalbinden geçirir. Dergâhta İmam-ı Rabbanî hazretleri ona buyurur ki: (Biz imam olma heveslisi değiliz, ama Şâfiî mezhebinde imam arkasında da Fâtiha okumak farzdır. Hanefî’de ise tahrimen mekruhtur, harama yakındır. Biz dört mezhebin de şartlarını gözettiğimiz için, hem Hanefî'nin, hem de Şâfiî mezhebinin şartlarına uymak ve onlara aykırı bir şey yapmamak için imamlık yapıyoruz.)

Namazda da dört mezhebin şartlarına uymaya çalışırdı. Vefat ederken mübarek oğullarına buyurur ki:
(Peygamber efendimizin, tespit edebildiğim bütün sünnetlerini ifa ettim. Birini yapamadım. Vasiyet ediyorum, benden sonra o sünnet yerine getirilsin! O da şudur: Benim kızım evlenecek, bir oğlu olacak. O torunumu benim kabrime getirin, omzumun hizasına oturtun, çünkü Peygamber efendimizin, mübarek kızı hazret-i Fâtıma’dan olan torunları Hazret-i Hasan’la Hazret-i Hüseyin’i omzuna aldığı gibi, kızımdan bir torunum olup da omzuma alamadım. Bu hususta da ona benzemek istiyorum.)