Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Kavmini azab ile korkut!

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve bu ilk vahiyden sonra üç sene vahiy gelmedi. Bu arada İsrafil aleyhisselam ismindeki melek gelip, bazı...

Safiyye Binti Huyey

Safiyye Binti Huyey

Peygamberimizin hanımlarından. Safiyye binti Huyey, Hayber’de, soyluluğu, güzelliği, iyi ahlâk ve namusluluğu ile herkesçe beğenilirdi....

Ümm-i Şerik

Ümm-i Şerik

Devsli muhacir hanım sahabîlerden. Devs’de müslüman olan Ümm-i Şerik, kendisiyle birlikte hicret edecek bir arkadaş bulamamıştı....

Orucun ve iftiraya uğramanın sevabı

Orucun ve iftiraya uğramanın sevabı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Günlerin hayırlısı Cuma, ayların hayırlısı Ramazan, amellerin hayırlısı da vaktinde kılınan namazdır. Allahü...

İkrime Bin Ebî Cehil

İkrime Bin Ebî Cehil

Meşhur İslâm kumandanlarından. İkrime bin Ebî Cehil, meşhûr İslâm düşmanı Ebû Cehil’in oğludur. Önce İslâma...

Latif bir şikayet

Latif bir şikayet

İstanbul’dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki bir zat, yolda yüzü kızararak sadaka isteyen bir dilenciye, başakları gibi beş on kuruş vererek başından...

Aişe-i Sıddıka

Aişe-i Sıddıka

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Aişe validemiz, küçük yaşta iken okuma-yazma öğrenmiş olup, çok zekî ve kabiliyetli idi. Her...

Üzülmeyiniz, Allahü teâlâ sizi kurtardı

Üzülmeyiniz, Allahü teâlâ sizi kurtardı

Hacı Ferhad adında bir zât şöyle anlatmıştır: "Mısır'dan gelirken, Akdeniz'de gemimiz sâkin sâkin yol alıyordu. Peşimize bir korsan gemisi...

Ramazanın son on günü

Ramazanın son on günü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ramazan-ı şerif hakkımızda hayırlı ve mübarek olsun! Ramazanı ihya eylemek, bayramı rahat huzur içinde karşılamak, nasib olur...

Güneş ve aynalar

Güneş ve aynalar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneşin karşısına bir ayna konsa, bu aynanın karşısına başka bir ayna daha konsa, ilk aynadaki görüntü, diğer aynada da...

Bereket Duâsı

Bereket Duâsı

“Ruh-ul-beyan” da diyor ki, “Eshâb-ı Kehfin Kur’an-ı kerim harfleri ile isimleri yazılı kâğıdı evinde, iş yerinde, üstünde...

Kâinattan haberimiz var…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan vücuduna...

Abdullah Bin Huzâfe

Resûlullahın elçilerinden. Peygamber efendimiz, Hudeybiye antlaşmasından sonra...

Namaz kılmanın bereketi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (İçki içmek...

Hastanın iyileşmesi ic…

Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Osman bin Huneyf...

Abbas Bin Ubâde

Ensarın muhaciri diye tanınan sahabî. Abbas bin...

İlme hizmet etmek nasıl…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Suların aktığı...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Zeyd Bin Desinne

Darağacından Resulullaha selam gönderen sahabî. Uhud...

Ribi Bin Âmir

Eshab-ı kiramın elçilerinden. Hazret-i Ömer'in hilafeti...

Abbâs Bin Abdülmuttalib

Peygamberimizin amcası. Hazret-i Abbâs, gençlik zamanında...

Hikmetli Sözler

Dünyada Cennet hayatı yaş…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Doğru...

Kapalı olan kaba su dolma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Feyze kavuşmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Feyz...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Merhum hocamız anlatıyor:
(Seyyid Abdülhakîm efendiye karşı bir edepsizlik yapmaktan o kadar korkardım ki, belki yanlış bakarım da, hocamın kalbi kırılır diye yüzüne bakamazdım. Bir edepsizlik yaparım da beni kovar diye, bir şey söylemeye korkardım. Onlar açıkça kovmazlar, ama “Zaten bizden alacağınızı aldınız, bundan sonra gelmeseniz de olur. Bizim de fazla söyleyecek bir şeyimiz kalmadı” demeleri, benim için ölümden yüz bin kat beterdi, en çok korktuğum şey kovulmaktı.)

Bu, Cennetten kovulmak gibidir. Çünkü o kovunca, hocası da kovmuş demektir ve bu iş silsile yoluyla Peygamber efendimize kadar gider. Onun için, bu korku olmazsa, çok kötüdür. Seyyid Taha-i Hakkârî hazretleri halifesine, (Aslanın yanındaki kedi gibi hocandan korkmazsan, istifade edemezsin) buyurmuştur. İstifadenin bir yolu da korkmaktır. Korkmamak ise felakettir. (Sen de benim gibi bir insansın, senin ne farkın var) gibi çok tehlikeli bir mukayeseye, felakete götürür. Zâhiren farkı olmadığı doğrudur. Ama yetkili olmak, irşad makamında olmak, çok önemli bir mevkidir. O zat, Allah Resulünün vârisidir. Seyyid Fehim Arvâsî hazretleri, Seyyid Abdülhakim efendinin kardeşlerine şöyle bir mektup yazar:
(Bu Abdülhakîm, eski Abdülhakîm değildir. İcazetini almıştır. Saadetiniz ve felaketiniz onun elindedir. Kardeşlik, arkadaşlık bağlarınız sizi yanıltmasın. Abdülhakîm, buraya talebe olarak gelmişti. Şimdi, bir mürşid-i kâmil olarak dönüyor. Sakın eski âdetlerinizle hareket etmeyin, artık ona kardeşiniz, akranınız gözüyle bakmayın, yoksa felakete gidersiniz. İlmin şerefini gözetmek için ona karşı çok tevazu gösteriniz!)

Bu büyüklere zâhir gözle bakan zehirlenir. İrtibat kopar, soğukluk ve laubalilik meydana gelir. Neticesinde o büyükler de edeplerinden, asla (Öyle yapma!) veya (Git!) demezler. Çünkü Peygamber efendimizin ahlâkıyla ahlaklanmışlardır. Allahü teâlâ, Eshab-ı kiramı âyet-i kerimelerle ikaz edip, (Sakın, ya Muhammed demeyin! Onunla yüksek sesle konuşmayın!) ve (O size kalkın gidin demez, fakat yanında fazla durmayın!) buyurdu.

Velhâsıl, mürşid-i kâmilden istifade için edep lazımdır. Bu yüzden bazı mürşid-i kâmiller, kendi evlatlarını, evde edebe riayet edemez de helâk olur diye, ilim tahsili için başka hocaya gönderirlerdi.