Kırk bin kahramanın başarısı

Kırk bin kahramanın başarısı

Hazreti Ebû Bekir halîfe iken, Ebû Ubeyde’yi kumandan tayin etti. Humus, Şam, Ürdün ve Filistin’i fethetmek ve oradaki insanların da...

Her kaptan, içindeki dışına sızar

Her kaptan, içindeki dışına sızar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güzel ahlaklı olmalı, herkese iyilik etmeli. (Ama bu, iyiliğe lâyık değil) diyerek iyilikten vazgeçmemeli. Karşımızdaki ne...

Abid zümresinden olmak için

Abid zümresinden olmak için

Peygamberimiz aleyhisselâm buyurdu ki, “Yâ Ebâ Hüreyre! Her kim, günde yirmibeş defa bu duâyı okursa, Hak teâlâ, o şahsı...

Ölülere hediye

Ölülere hediye

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölmüşlerimizin ve bütün müminlerin ruhlarına hediye etiğimiz hatimler, Fâtihalar, salevatlar ve hatm-i...

Bakışı ibret, sözü hikmet olan

Bakışı ibret, sözü hikmet olan

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kâinat ince bir hesap üzere yaratılmıştır. Yani Allahü teâlânın her işinde hikmetler vardır. Her emrinde...

Önce ölmek, sonra olmak

Önce ölmek, sonra olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, hocası hayattayken, edebinden tam 30 yıl vaaz ve nasihat etmemişti. Bir gün rüyasında Resulullah...

İhlâs ve dua

İhlâs ve dua

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Yarına çıkacağımız belli değil, ama bugün fırsat elimizdedir. Âhirete yarar iş yapmak için bugünü...

Ameller ve niyet

Ameller ve niyet

Amel, yani iş üçe ayrılır: Birincisi, masıyyet yani günah olan işler. Bunlar, Allahü teâlânın beğenmediği şeylerdir. Allahü...

Taptığınız ayağımın altında

Taptığınız ayağımın altında

Muhyiddin-i Arabi hazretleri, büyük veli ve müctehid idi. Konya’ya gelip, Sadreddin-i Konevinin üvey babası oldu. Nakil ettiği bilgilerin hepsi,...

Kabir ziyaretinde okunacak duâlar

Kabir ziyaretinde okunacak duâlar

Sünnete uygun ziyâret yapmak için abdest alınır. İki rekât namaz kılıp, sevabı meyyitin ruhuna gönderilir. Kabristana gelince, yer müsait...

Arkadaş seçerken

Arkadaş seçerken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Salih insanlarla arkadaş olmalı, yoksa sonu felaket olur. Hadis-i şerifte, (İnsanın dini, arkadaşının dini gibidir) buyurulduğu için,...

Ebu Bekr-i Sıddık

Peygamberlerden sonra insanların en üstünü. Hazret-i Ebû...

Namaz ve kurtulan tücca…

Atlı bir eşkıya, Şam ile Medine...

İyilik etmenin zirvesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Men hadime...

BRE KÖFTEHOR bu tütün ç…

Devleti Osmani padişahı Sultan Dördüncü Murad...

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına kadar...

Midenin bir aylık dinle…

Her yemekten vücut hazım ve sindirim...

Kainatin Efendisi

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Eshab-ı kiram

İmrân bin Husayn

Meleklerle konuşan Sahâbî. İmrân bin Husayn...

Cafer-i Tayyar

Cennete uçarak giden sahâbî. Peygamber efendimiz...

Übeyy Bin Kâ'b

Kırâati ile meşhûr sahâbî. Sevgili Peygamberimiz...

Hikmetli Sözler

Bakışı ibret, sözü hikmet…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kâinat...

Evlat unutur, baba unutma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her...

Bu gaflet niye?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Silsile-i aliyye büyükleri, Peygamber efendimizden gelen o mübarek nura ilave ve çıkarma yapmadılar, bid’at bulaştırmadılar. Hocalarından aldıkları bu kıymetli emanetin aslını koruyup ehline teslim ederek hakiki İslamiyet’i bugüne kadar getirdiler. Biz de, bu nimete kavuşmaya lâyık olan, bunu bekleyen insanlara, bu emaneti ulaştırmaya hassasiyetle çalışmalıyız. Ticarette bile, sattığımız malla birlikte başka şeyler de vermeliyiz. O da güler yüz, tatlı dil ve güzel ahlaktır. Müşteriler, mertliği, dürüstlüğü ve samimiyeti görüp, (Bunlar ne güzel Müslüman) demeliler. Bu güzel muamele, dinimizin yayılmasına da sebep olur.

Hazret-i Ömer Kadsiye Savaşı’nda Sa’d Bin Ebi Vakkas hazretlerine, (Şöyle bir taarruz düzeni kurun!) diye, savaşla ilgili taktikler vermedi. (Ya Sa’d! Düşman ordusunun çokluğundan korkma, Allah’tan kork! Günah işleme! Eğer askerlerin arasında günah işleyen varsa onu ordudan ayır! Çünkü Allah, içinde günah işleyenlerin olduğu kavme zafer vermez) buyurdu. Çünkü başarılı olmak, ancak Allah’tan korktuğumuz ve Onun emir ve yasaklarını, Onun rızası için bildirmek gayesinde olduğumuz zaman mümkün olur. Yoksa, (Biz bunun en iyisini yaparız!) demekle olmaz. İnsan çok âcizdir. Mesela Cenab-ı Hak idrar yolumuzu tıkasa, helâya çıkamayız; diğer işleri nasıl yapacağız! Suyun üstünde giden yaprak gibi olmalıyız. Yaprağı götüren sudur, kendi kendine gitmez. Bunun gibi, işlerimiz de, büyüklerin himmet ve duasıyla yürür. Ama başarıyı kendimizden bilip, (Biz yaptık) dersek, yanlış yapmış oluruz ve işler durur. Nitekim büyükler, o kadar ilim sahibi olmalarına rağmen hep hocalarından naklederler, kendilerine ait tek kelime etmezlerdi.

Bir talebe, büyük bir zata sorar, (Efendim mübarek geceler gelip geçiyor, hizmetlerin çokluğundan eve geç gidiyoruz, birkaç şey okuyamadan, fazla bir ibadet yapamadan, yorgunluktan hemen uyuyup kalıyoruz, ne olacak bizim hâlimiz?) der. O zat, (Sizin İslamiyet’in yayılması için yaptığınız bu çalışmaların, işlerin maksadı hizmet olduğu için, en kıymetli ibadeti yapmış oluyorsunuz. Gece fazla ibadet edemeyince kaybımız olmaz) diye cevap verir.