Nu'man Bin Mukarrin

Nu'man Bin Mukarrin

Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından. Hazret-i Ömer, Eshâb-ı kirâmı toplayıp sordu: - Ben bir ordu teşkil edip, İran üzerine...

Nefsi zayıflatmak ibadet etmekle olur

Nefsi zayıflatmak ibadet etmekle olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: En kıymetli ibadet namazdır. Çünkü namaz, her gün Allahü teâlâyı hatırlatan bir zikirdir. Zikir,...

Allahü teâlâya şükür

Allahü teâlâya şükür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İman nurdur ve müminlerde bu nur parlar. Bizler bu nuru görmesek de, melekler görüyorlar. Nasıl ki, geceleyin...

Üzülmeyiniz, Allahü teâlâ sizi kurtardı

Üzülmeyiniz, Allahü teâlâ sizi kurtardı

Hacı Ferhad adında bir zât şöyle anlatmıştır: "Mısır'dan gelirken, Akdeniz'de gemimiz sâkin sâkin yol alıyordu. Peşimize bir korsan gemisi...

Cennet ve Cehennem

Cennet ve Cehennem

Kıyâmet günü Allahü teâlânın izni ile, iyiler, kötülere şefâ’at edecek, araya gireceklerdir. Peygamberimiz...

Dört büyük halife

Dört büyük halife

Ehl-i sünnet âlimlerine göre halîfelikten konuşmak, dînin esâs bilgilerinden değildir. Yani imana bağlı birşey değildir. Fakat, bazıları...

Hüseyin Hilmi Işık Efendi’nin vefatının 13. yılı

Hüseyin Hilmi Işık Efendi’nin vefatının 13. yılı

Merhum Enver Abimizin 2001 yılındaki taziye sohbetinden: Allah adamları, vefat ettikten sonra kınından çıkmış kılıç gibi daha keskin, daha tesirli olur. Yani...

Sonunda orta yolu buldular

Sonunda orta yolu buldular

Şam’ın fethinde, Müslümanların, tarihin şeref levhasına geçmesine sebep bir olay olmuştu. İslâmiyeti kendilerine ezeli düşman gören Batı...

Ebû Hüreyre

Ebû Hüreyre

En çok hadîs-i şerîf rivâyet eden sahâbî. Ebû Hüreyre Hicretin 7. senesinde Müslüman oldu. Gençliğinde...

Herkes sahibiyle ve hocasıyla övünür

Herkes sahibiyle ve hocasıyla övünür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kadı Iyad hazretleri bir gün, (İki şeye çok seviniyor, göklerde uçuyorum. Sanki yıldızlar ayaklarımın altında, elimi...

Kırk bin kahramanın başarısı

Kırk bin kahramanın başarısı

Hazreti Ebû Bekir halîfe iken, Ebû Ubeyde’yi kumandan tayin etti. Humus, Şam, Ürdün ve Filistin’i fethetmek ve oradaki insanların da...

Es'ad Bin Zürâre

Câhiliye devrinde de tek bir Allaha...

Ben ağlamayayım da kim …

Emekli bir albay anlatır: Sultan Ahmet...

Yüz şehid sevabı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Herkese iyilik ederler

Müslüman güzel ahlâk sahibi örnek bir...

Türk Adaleti

Büyük ve uzun ömürlü devletler üstün...

İmâm-ı a’zam Ebû Hanîf…

Evliyanın büyüklerinden olan Sehl bin Abdüllah...

Kainatin Efendisi

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Hanzala

Meleklerin Yıkadığı Sahâbînın Oğlu. Abdullah bin...

Ebüdderdâ

Kâdılık yapan sahâbîlerden. Ebüdderdâ hazretleri, Bedir...

İkrime Bin Ebî Cehil

Meşhur İslâm kumandanlarından. İkrime bin Ebî...

Hikmetli Sözler

Cennete dilediği kapıdan …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dost...

Dürüstlük, güven ve sevgi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Din...

Nefsanî işin sonu, Rahman…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Dine hizmette başarılı olabilmek için, fitneden uzak durmak, birlik ve beraberlik içinde olmak şarttır. Her işi, her hizmeti ihlâsla, yani sırf Allah rızası için yapmalıdır. İhlâsla yapılan işlere fitne karışmaz. İhlâs, yüzünü, kalbini Allah’a dönmek demektir. Böyle ihlâsı olana herkes saygı duyar. Ama ihlâsı yoksa, daima bir yerlere çarpar veya birileri ona çarpar. Çünkü insanlar ya sınırlı bir daire içinde çarpışıp dururlar veya bu dairenin dışında, hedefe doğru giderler. İtişme kakışma, kavga gürültü, dairenin içinde olur, dışında olmaz. Çünkü dairenin dışında olanın bir yere çarpması mümkün değildir. Onun yönü, insanların birbirlerine çarptığı yer değildir. İhlâslı Müslüman’ın tek gayesi Allah rızası olduğu için, dünyanın neresinde olursa olsun rahat eder. Kimseye zarar vermez, kimseden de zarar görmez. Hep takdir görür.

Dine hizmet edilen yerde, bir kimsenin kalbindeki ihlâs azalırsa, o oranda sıkıntı başlar. Bazıları çok ihlâslıdır, elde olmadan çok sevilir. Nereye gitseler onlara kucak açılır. Bazıları ise ihlâsları noksan olduğu için çok itici olurlar, herkes onlardan uzak durmaya çalışır. Böyle ihlâsı noksan olanlara, dine hizmet ettirmek zordur. Onun için ihlâsımızı artırmaya çalışmalıyız. İhlâs devam ettiği sürece, mıknatıs bizi bırakmaz. Hep bu daire içinde kalırız.