Süt annenin anlattıkları

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt anne olarak kabul ettikten sonra gördüğü fevkaladelikleri şöyle anlatır: Amine Hatun da bana sevgili...

İyiliğin peşinden imtihan gelir

İyiliğin peşinden imtihan gelir

Salih bir zat vardı. Çok cömertti. Elinde avucundakileri muhtaçlara dağıttığı gibi, yardım isteyen fakirler olursa, onlara belli etmeden, başkalarından...

Süt anne Halime Hatun

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına aldığında, kocası hazret-i Abdullah’ın vefat acısını unutur gibi oldu. Dokuz gün emzirdikten sonra da, Ebu...

İlme hizmet etmek nasıl olur?

İlme hizmet etmek nasıl olur?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Suların aktığı yerde, ağaçlar ve yeşillikler olur. Su yoksa, bunlar olmaz veya tek tük olur. İşte İslamiyet’in emrettiği...

Vücut yenileniyor

Vücut yenileniyor

Orucun sağlığa olan etkileri sadece Müslüman alemi tarafından değil, dünyaca ünlü bilim adamlarınca da takdir edilmiştir. 1940 Nobel Tıp...

Dağıtılan miras

Dağıtılan miras

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimleri bilinmesi gereken her şeyi bildirmişlerdir. Nasibi olan, bu bildirilenlere uymuş ve Resulullah'ın...

Mübarek göğsünün yarılması

Mübarek göğsünün yarılması

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i âlem bir gün sordu: - Gündüzleri kardeşlerim görünmüyorlar, acaba nerede...

Es'ad Bin Zürâre

Es'ad Bin Zürâre

Câhiliye devrinde de tek bir Allaha inanan sahâbî. Resûlullah efendimiz, Mekke'de herkesi îmâna da'vet ediyor, İslâm...

Midenin bir aylık dinlenme dönemi

Midenin bir aylık dinlenme dönemi

Her yemekten vücut hazım ve sindirim işlemi sırasında yoğun enerji kullanılır. Bu enerji ihtiyacını karşılamak için yemeklerden sonra kalp tarafından, mide ve...

Hizmette insan eğitimi

Hizmette insan eğitimi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyük zatlar, hizmetlerinde çalışanı, hiçbir zaman işçi gibi görmezler. O işinin sahibidir. Onu bir...

Kapalı olan kaba su dolmaz

Kapalı olan kaba su dolmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimlerinin yolunda yapılan dine hizmet, Allahü teâlânın yardımı ve büyüklerin duasıyla,...

İlme hizmet etmek nasıl…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Suların aktığı...

Hazret-i Hadice ile evl…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin Nevfel’den...

Osmanlılarda silah kull…

Okçuluk  Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski...

Allah diyen aziz olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah diyen...

İtalya'da Bir Yeniçeri

Bir Osmanlı Yeniçeri’si 1683’deki Viyana Kuşatması’nın...

İlk insanların dağılmas…

Âdem aleyhisselâmın evlâdı çoğalarak Arabistân, Mısır...

Kainatin Efendisi

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt...

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Eshab-ı kiram

Üsâme Bin Zeyd

Resûlullahın çok sevdiği sahâbîlerden. Peygamber efendimizin...

Âsım Bin Sâbit

Arıların koruduğu sahâbî. Asr-ı saâdette küfür...

Safiyye Binti Abdülmuttal…

Peygamberimizin halası. Resulullah efendimizin halası olan...

Hikmetli Sözler

Nefsin isyan etmediği an …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Mümin kalb kırmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik...

Dünya bizi terk etmeden b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mübarek...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Hindistan’da maymun avlamak için, ağzı dar, ama altı geniş büyük bir kavanozun içine muz koyup onu ağaca asarlar. Ucuna da bir çıngırak bağlarlar. Kavanozun ağzı, sadece bir el girebilecek genişliktedir. Maymun gelir, elini kavanoza sokar, ama muzu tuttuğu zaman yumruk hâlini alan eli kavanozdan çıkmaz. Tamahından, muzu da bırakmaz. Muzla beraber elini kavanozdan çıkarmaya uğraşırken çıngırak çalar ve yakalanır. Hâfız-ı Şirazî hazretleri bunu anlattıktan sonra buyuruyor ki:
(İşte avucunu açmayanın eli kavanozun içinde kalır. Bırakmak istemeyen herkesin akıbeti budur. Onun için elini açarsan kavanozdan çıkarır ve kurtulursun. Yumruk yapan daima kaybeder. Açan kurtulur. Tamah edip de yumruğunu sıkan, tuzağa düşer. Ama tamahı bırakıp da, zekâtını, sadakasını veren, yani arada bir avucunu açan, yine çıkabilir. Avucunu hiç açmayanın akıbeti ise çok kötü olabilir.)

Büyük bir zata, (Efendim, bu nimete nasıl kavuştunuz?) diye sorulunca der ki:
(Bir sokaktan geçerken, bir ustanın, çırağıyla duvar ördüğünü gördüm. Usta boş elini uzatıyor, çırak tuğlayı eline veriyor, usta dönüp duvarı yükseltiyordu. Elini boşaltıp uzatmadıkça, çırak başka tuğla vermiyordu. Baktım, eli boşalıyor, sonra doluyor. Elinde tuğla varken, yenisi gelmiyor. İyice düşününce anladım ki, boşun dolması için yani almak için vermek lazımmış. Ondan sonra elimde avucumda ne varsa, fakir Müslümanlara, din için yapılan hizmetlere verdim. Ben verdikçe yenileri geldi. Hep böyle devam etti. Allahü teâlânın sevgisine, rızasına ve içinde bulunduğum nimetlere, işte böyle kavuştum.)

İmam-ı azam hazretleri, (Paranın gittiği yerden, geldiği yer belli olur) buyuruyor. Demek ki, hayra, iyi yerlere harcanırsa, o para iyi yerden; kötü yerlere harcanırsa, kötü işlerden kazanıldığı anlaşılır. Rıza-i ilahiyi bırakıp, rıza-i nefse uyarak, nafile hacca, turistik ziyaretlere gidilir mi? Bu kadar hizmetler, bu kadar muhtaç Müslümanlar varken ve rıza-i ilahi buradayken niye nefsin isteğine uyulur? Bunun için, sarraf gibi olmalı. Sarraf az çalışır, çok para kazanır. Ama köylü, bütün sene uğraşır, sarrafın kazandığının yüzde birini bile alamaz.