Eden kendine eder

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminin yüzüne sevgiyle bakmak ibadettir. Allahü teâlâ, güler yüzlü, tatlı dilli olan,...

Allah'tan utanandan her şey utanır

Allah'tan utanandan her şey utanır

Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda...

Hakiki âlim ile sahtesinin farkı

Hakiki âlim ile sahtesinin farkı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cahiller, ölüyü diriltip mezardan çıkarmayı büyük keramet sanır. Evliya zatlar ise ölü kalbleri...

Abbas Bin Ubâde

Abbas Bin Ubâde

Ensarın muhaciri diye tanınan sahabî. Abbas bin Ubâde, Peygamber efendimizin davetini duyunca, Müslüman olmak için koşarak gelen Medineli ilk...

Büyük günah ve iman

Büyük günah ve iman

Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılı olan, Peygamberimizden gelen haberlere inanmak ve inandığını söylemek “iman” dır. İbâdetler,...

Kılıcını değil kınını öpmüşlerdir!

Kılıcını değil kınını öpmüşlerdir!

Hazreti Mugîre, Sa’d bin Ebî Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını...

Dert ve belâdan kurtulmak için

Dert ve belâdan kurtulmak için

Hadis-i şerifte buyuruldu ki, “Birinize derd ve belâ gelince, Yûnüs Peygamberin duâsını okusun! Allahü teâlâ Onu muhakkak...

Eden kendine eder

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimiz, baştan sona iyilik etmek, din kardeşine faydalı olmak dinidir. Bir Müslümanın, din kardeşinin dünya veya...

Kahve ikramı

Kahve ikramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde misafirlere bir törenle kahve ikram edilirdi. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulurdu. Ardından...

Çaldıran savaşı

Çaldıran savaşı

Yavuz Sultan Selim'in en büyük amacı doğudaki bütün Türk İslam devletlerini tek bir devlet çatısı altında birleştirmekti. Yavuz Sultan...

Sümâme Bin Üsâl

Sümâme Bin Üsâl

Yemâme kabîlesi reisi. Hicretten sonra Medîne'de İslâmiyet hızla yayılıyordu. İslâm güneşi gittikçe daha fazla insanı...

Bir zaman gelir ki...

Alışverişte, şübheli şeylerden kaçınmalıdır. Harama yaklaşan...

Din ve vicdan hürriyet…

Amerika ve Avrupa, Müslüman çocuklarını dinlerinden...

İbâdetlerin en kolayı…

Müslümanların ihtiyâçlarını karşılamanın ve onları sevindirmenin...

Evliyanın derecesini öl…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bağdat’a uzak...

İnsan tek başına kurtul…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan birkaç...

O aslında bizi değil, h…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet...

Kainatin Efendisi

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına...

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Eshab-ı kiram

Haccac bin İlat

Mekkeli sahabilerden. Haccac bin İlat'in İslâma...

Ammâr Bin Yâser

Şehîd oğlu şehîd. Ammâr bin Yâser...

Zeyd Bin Sâbit

En meşhur vahiy kâtibi Sahâbî. Sevgili...

Hikmetli Sözler

Mümin kalb kırmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik...

İnsan tek başına kurtulam…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan...

Kibirli olmanın alameti n…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

En büyük güneş Peygamber efendimizdir. Bu büyüklerden gelen feyz, insanın göğsüne kadar gelir. Ama içeri girmesi alıcıya bağlıdır. Alıcısı bozuksa girmez, bu da kendi kabahatidir.

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:


Güneş, ışığını ve ısısını herkese, her yere verir. Evliyalar da güneş gibidir. En büyük güneş Peygamber efendimizdir, sallallahü aleyhi ve sellem. Bu büyüklerden gelen feyz, insanın göğsüne kadar gelir. Ama içeri girmesi alıcıya bağlıdır. Alıcısı bozuksa girmez, bu da kendi kabahatidir. Mesela TV aleti bozuksa, diğer sağlam TV, yayınları alır, bu alamaz. Yayında kabahat yok, arıza TV'dedir.


Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretleri buyuruyor ki:

Büyüklerden feyz almanın üç şartı var:


1- Muhabbet: Muhabbet, bağlı bulunduğun zatı eşinden dostundan, herkesten daha çok sevmektir. Sevmenin alameti de, itaattir, söz dinlemektir. Allah'ı ve Resulünü sevmenin şartı da, onlara itaat etmek, emir ve yasaklarına riayet etmektir. İtaat olmayınca, sevgiden söz edilemez.

İki âyet-i kerime meali:


(Resulüm de ki: Allah'ı seviyorsanız, bana uyun.) [Âl-i İmran 31]


(Allah'a ve Resulüne itaat edin. İtaat etmezseniz [kâfir olursunuz],kâfirleri de elbette Allah sevmez.) [Âl-i İmran 32]


2- Edeb: En zor iş budur. Edeb haddini bilmektir, itaat edilmesi gerekenlere itaat etmektir. Şâh-ı Nakşibend hazretleri (Bizden istifade etmek isteyenlerin, bizim yola girenlerin yolun başında da, ortasında da, sonunda da edepli olması lâzım. Çünkü edebe riayet etmeyen, Allah'ın dostu olamaz) buyurdu. Yine büyüklerimiz, (En büyük edeb, ilahi hududu muhafaza etmek, emir ve yasağı gözetmektir) buyurdu. Haddini bilmek, aklın her şeyi bilemeyeceğini ve bilenlere tâbi olmak gerektiğini anlamak demektir.


3- Hizmet: Hizmette esas, soru sormamaktır. Ne derse peki denir. Sadece onlar, (Siz ne diyorsunuz?) derlerse, bir sefer fikrinizi beyan etme hakkı var. Ama sadece sorulduğu zaman. Sorulmuyorsa o da yoktur.

Çünkü merhum Hocamız buyurdu ki:


(Sorulduğu zaman bir kere fikir beyan edilir. Eğer söylenmezse emre itaatsizlik olur. Bir gün hocam, "Gözümden ameliyat olmamı söylüyorlar, sen ne dersin? Ameliyat olayım mı, olmayayım mı?" diye sormuştu. Ben de, "Efendim, bunların eline mübarek gözlerinizi teslim etmeniz bana uygun gelmiyor" dedim. Hocam da, "Zaten ben de öyle düşünüyor, öyle istiyordum" buyurdular. Hâlbuki mübarek gözlerinden rahatsızlardı. Son zamanlarda okumak için iki tane gözlük üst üste koyarlardı. Ama o zamana kadar sormadıkları için bir şey demedim. Dolayısıyla yolun aslı, esası bir şey sorulmadan fikir beyan etmemektir.)