Cömert kişi, "Ben kendimi mutfaktaki kepçe olarak görüyorum. Kepçenin nasıl olup bitenlerden hiç haberi olmazsa ben de öyleyim" der.

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Dünyanın en ahmak insanı rızkından endişe duyandır. Çünkü çocuk daha anne karnındayken Cebrail aleyhisselam ona, (Senin ömrün şu kadardır. Allahü teâlâ yiyeceğin rızıkların hepsinin üstüne senin ismini yazmıştır) der. Bütün rızıklar Allahü teâlâya aittir. Bir âyet-i kerimede mealen, (Her canlının rızkı, Allah'a aittir) buyuruluyor. Allah'a güvenmeyen elbette ahmak olur.
Allahü teâlâ vereni sever. Kur'ân-ı kerimde çok yerde vermeyi emrediyor. İnsanlar söz verir, ama para veremez. Verenlerin mükâfatını Cenab-ı Hak verecektir. İhsanları çok olacaktır. (İhsanın karşılığı, ancak ihsandır) buyuruluyor.
Vermeyi öğrenmeyen, vermeye alışık olmayan, canını da çok zor verir. Onun için büyükler, (Kâfir de olsa, cömerdin Müslüman olup, imanla ölme ihtimali büyüktür. Cimri Müslümanın, Müslüman olarak ölmesi zordur. Allah korusun, çünkü cimriler son nefeste şeytana esir olabilirler) buyuruyorlar.
Kurban Bayramında insanlar vermeyi öğreniyorlar. İnsanlar cimri yaratılmıştır. Allah için vermek çok kıymetlidir. Çünkü burada imanın tezahürü vardır. İmanı olan ancak bunu Allah için keser. İmanlı olmanın bir alameti de, kurban kesmektir. İnsanları sevindirmek, salih bir Müslüman için sevinç kaynağıdır.
Molla Cami hazretleri devrinde, zengin biri, büyük bir aşevi kurup, o civardaki bütün fakirlere yemek dağıtırdı. Komşusu Molla Cami hazretleri, bu komşusunu seviyordu ve yaptıklarından çok memnun oluyordu. Fakat işin içinde riya, gösteriş var mı diye endişe ediyordu, çünkü yaptıkları boşa giderdi... Bir gün bu komşusunu çağırıp, (Bu kadar garibin karnını doyuruyorsun, bu yaptıklarından dolayı, kalbinde gösteriş riya meydana geliyor mu?) diye sordu. O kimse yemin ederek, (Ben kendimi mutfaktaki kepçe olarak görüyorum. Kepçenin nasıl olup bitenlerden hiç haberi olmazsa, ben de öyleyim) dedi.

VERMEK DE, HÜRMET DE KARŞILIKLI

Demek ki önemli olan vermek değil, Allah rızası için vermektir. Kimseden bir şey beklememeli, gösteriş yapmamalıdır. Hep bana hep bana olmaz, yani hep başkaları versin, ben vermeyeyim denmez. Başka şeyler de böyledir. İnsanlar arasında, her şey karşılıklıdır. Mesela hep bana hürmet etsinler denmez. Bütün Müslümanlara hürmet etmeli, kimseyi kendinden aşağı görmemeli ki, onlar da bize hürmet etsinler. Saymayanı saymazlar, sevmeyeni sevmezler, vermeyene vermezler. Karşımızdakilerden beklediğimizi önce kendimiz yapmalıyız.