Said bin Zeyd

Said bin Zeyd

Cennetle müjdelenenlerden. Saîd bin Zeyd hazretlerinin babası Zeyd bin Amr, İslâmiyetten önce Peygamberimizle görüşürdü....

Korku ve sevgi

Korku ve sevgi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız anlatıyor: (Seyyid Abdülhakîm efendiye karşı bir edepsizlik yapmaktan o kadar korkardım ki, belki yanlış bakarım...

Eshab-ı kiramın hayatını okumak

Eshab-ı kiramın hayatını okumak

Sual: Eshab-ı kiramın hayatlarını okumak gerekir mi? CEVAP İslam âlimleri buyuruyor ki: Selef-i salihinin, Eshab-ı kiramın, Evliyanın hayatlarını okumak, iyi...

İslâm ahlâkı üçe ayrılır

İslâm ahlâkı üçe ayrılır

Ahlâk bilgilerini öğrenmek, istekle olur. Zor ile olmaz. İslâm ahlâkı üçe ayrılır: 1 - İnsan yalnız iken, başkasını...

İmandan sonra namaz

İmandan sonra namaz

İmanı, itikâdı düzelttikden sonra, İslamiyetin emir ettiği şeyleri yapmak lâzımdır. Resûl-i ekrem “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu...

Servet ve şöhret birer tuzaktır

Servet ve şöhret birer tuzaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir talebenin hakiki talebe olabilmesi için iki hususiyet şarttır: 1- Edebli olması: Tasavvuf yolunun başı, ortası, sonu edebdir....

İnsanların en faydalısı

İnsanların en faydalısı

İnsanın kendine, evlâdına ve ıyâline ve borclarını ödemeğe lâzım olanları helaldan kazanması farzdır. Bunun için çalışan sevap kazanır....

En büyük nimet

En büyük nimet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Kıyamette Cehennemin en derin çukuruna, dini yanlış anlatan ve kendileri ibadet etmeyen din adamları gidecek) hadis-i şerifi,...

Niyetsiz ibâdet olamaz

Niyetsiz ibâdet olamaz

Niyetsiz, ibâdet olamaz. Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” tâbi’ olmak için, önce iman etmek, sonra ahkâm-ı...

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Kırım harbi arefesinde Rusya, fevkalade elçi olarak Prens Mençikofu İstanbula gönderdi. Elçi, protokol icabı Sadrazamdan sonra Hariciye nazırını da...

Abdullah Bin Sühely

Abdullah Bin Sühely

Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî. Abdullah bin Süheyl ilk Müslüman olanlardandır. İkinci Habeşistan hicretine kadar...

Yaver’in ‘iştahsız’ ift…

Baba Yaver’in hikayeleri her ramazanda dilden...

İnsanların en faydalısı

İnsanın kendine, evlâdına ve ıyâline ve...

İstifade yolunda en büy…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya zatlar...

Vücut yenileniyor

Orucun sağlığa olan etkileri sadece Müslüman...

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddîn Ebû...

Din ve fen

İslam tarihini inceleyenler bilirler. Târîh boyunca...

Kainatin Efendisi

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Mübarek göğsünün yar…

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i...

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Eshab-ı kiram

Übeyy Bin Kâ'b

Kırâati ile meşhûr sahâbî. Sevgili Peygamberimiz...

Zeyneb Binti Cahş

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Zeyneb validemiz, Peygamberimizin...

Saîd Bin Âmir

Hazret-i Ömer'e benzeyen vâli. Saîd bin...

Hikmetli Sözler

Kalb, his organlarına tâb…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kalb...

Herkes sahibiyle ve hocas…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kadı...

Hizmet için üç şart

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet’e...

Bütün ibâdetlerin kabûl olması, helâl lokmaya bağlıdır. Büyüklerden çoğu buyurdu ki, ibâdetler on kısmdır: Dokuz kısmı helâl kazanmaktır. Bir kısmı da bildiğimiz bütün ibâdetlerdir. O halde, müminler helâl kazanmağa çalışmalıdır. Haramdan ve şübhelilerden kaçınmalıdır.

Resûlullahdan “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, “Allahü teâlâ güzeldir. Yalnız güzel yapılan ibâdetleri kabûl eder. Allahü teâlâ, Peygamberlerine emrettiğini, müminlere de emretti ve buyurdu ki, ey Peygamberlerim! Helâl yiyiniz ve sâlih, iyi işler yapınız! Müminlere de emir etti ki, ey iman edenler! Sizlere verdiğim rızklardan helâl olanları yiyiniz!”.

Resûl “aleyhisselâm” sözüne devam ederek buyurdu ki, “Uzak yoldan gelmiş, saçı sakalı dağılmış, yüzü gözü toz içinde bir kimse, ellerini göke doğru uzatıp düâ ediyor. “Yâ Rabbî!” diye yalvarıyor. Hâlbuki yidiği haram, içtiği haram, gıdası hep haram. Bunun duâsı nasıl kabûl olur?”. Yani haram yiyenin duâsı kabul olmaz buyurdu. İşte haramı, helâli, şübhelileri ve fâizi bilmiyen, bunları birbirinden ayıramıyan, haramdan kurtulamayıp, ibâdetleri boşuna gider.

Ticaret, malı artırır. Fakat, rızkı artdırmaz. Rızk, mukadderdir. Rızk, maaşa, mala, çalışmağa bağlı değildir. Böyle olmakla berâber, çalışmak lâzımdır. Çünkü, rızk, sebebler altında tecellî eder. Âdet-i ilâhiyye böyledir. Fakat, bazan, denenilen sebeb elde edilir de, iş hâsıl olmıyabilir. Yahut, sebebsiz de, hâsıl olabilir.

Abdüllah bin Mes’ûd “radıyallahü anh” buyuruyor ki, alış veriş, yani ticaret ilmini bilmiyen fâiz yir. Resûlullah efendimiz buyurdu ki: “Bile bile bir dirhem gümüş değerinde fâiz yimek, otuz zinâdan daha çok günahdır”.

Mal müminin yardımcısıdır. Çalışınız, helâl kazanınız! Öyle bir zamanda bulunuyorsunuz ki, muhtac olursanız, dîninizi verip alırsınız. Dîni verip de yimemek için, alın teri ile yimelidir. Hadis-i şerifte, “Elinin emeği, alnının teri ile yi, dînini satıp yime!” buyuruldu. Bir hadis-i şerifte, “Helâle, harama dikkat ederek çalışıp kazanan kimseyi, Allahü teâlâ çok sever”. Bir hadis-i şerifte, “Bir dirhem gümüş kıymetinde haram alan kimseyi, yirmibeşbin sene Cehennemde bırakacaklardır” buyuruldu.