Korkulu zamanlarda okunacak

Korkulu zamanlarda okunacak

Korkulu zamanlarda, “Kelime-i temcîd”, yâni “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil'aliyyil'azîm” (9)...

İnsan âcizdir

İnsan âcizdir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanın haddini bilmesi için, kendisinin âciz ve hayatın hayâl olduğunu bilmesi yeterlidir. İnsan, kendiliğinden...

Kimi seversen ahirette onunla berabersin

Kimi seversen ahirette onunla berabersin

Büyüklerle beraber olmak için, onları sevmek yeter. Ancak, hiçbir ibadet yapmayan ve hiçbir günahtan sakınmayan büyükleri asla...

Dört büyük halife

Dört büyük halife

Ehl-i sünnet âlimlerine göre halîfelikten konuşmak, dînin esâs bilgilerinden değildir. Yani imana bağlı birşey değildir. Fakat, bazıları...

Mübarek göğsünün yarılması

Mübarek göğsünün yarılması

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i âlem bir gün sordu: - Gündüzleri kardeşlerim görünmüyorlar, acaba nerede...

Büyük zatları inkâr etmek felakettir

Büyük zatları inkâr etmek felakettir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslümanlar bir araya geldikleri zaman, bilseler de bilmeseler de, anlasalar da anlamasalar da, konuşsalar da konuşmasalar da,...

Sarık ve sakal

Sarık ve sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert...

Evliyanın derecesini ölçmek

Evliyanın derecesini ölçmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bağdat’a uzak bir yerde yaşayan bir talebe, Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerini çok seven, hep ondan anlatan hocasına gelip...

Aişe-i Sıddıka

Aişe-i Sıddıka

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Aişe validemiz, küçük yaşta iken okuma-yazma öğrenmiş olup, çok zekî ve kabiliyetli idi. Her...

Übeyy Bin Kâ'b

Übeyy Bin Kâ'b

Kırâati ile meşhûr sahâbî. Sevgili Peygamberimiz sordular: - Yâ Übeyy! Allahın kitâbında en büyük âyet...

Helâl rızık ve dine hizmet

Helâl rızık ve dine hizmet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine yapılan hizmetleri devam ettirmek sağlıklı bünyeye; sağlıklı bünye de, helâl rızıkla beslenmeye bağlıdır. Cennete de,...

Latif bir şikayet

İstanbul’dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki...

Evliyaya derece vermek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Rahmet-i ilahi...

Kadın aklı

Vaktiyle,  bir derviş bir Ramazan akşamı...

Bilmiyorum diyen rahat …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Şah-ı Nakşibend...

Allah'ın takdirine kulu…

Vehb b. Münebbih’ten rivayet edilmiştir, diyor...

Abid zümresinden olmak…

Peygamberimiz aleyhisselâm buyurdu ki, “Yâ Ebâ...

Kainatin Efendisi

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Eshab-ı kiram

Ukayl Bin Ebi Tâlib

Hazret-i Ali'nin abisi. Hazret-i Ukayl Peygamberimizin...

Hafsa Binti Ömer

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Ömer’in kızı olan...

Nevfel Bin Hâris

Hâşimoğullarının en yaşlısı. Nevfel bin Hâris...

Hikmetli Sözler

Allah’ın en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

İslamiyet’in şükrü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Vücutta bütün organlar bi…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize...

Fıkıh ve ahlâk ilimlerini öğrenen ve bunlara uyan, Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşur. Çünkü Allahü teâlâ, sonsuz ilmi ile herşeye âlimdir. Meleklere ve Peygamberlere çok ilim vermiştir. Onlarda hiç ayıb ve kusur ve çirkin hiçbirşey yoktur.

İnsanların ilmi ise, pek az ve imanları, yâ bozuk veya kötü huylar ile bulaşmış ve kötü işler ile kirlenmiştir. Bunun için insanlar, Allahü teâlâdan ve meleklerden ve Peygamberlerden pek uzak, onlara kavuşmak şerefinden çok mahrumdur

İnsan, fen bilgilerinde, tabîati incelemekte tenbel ve câhil kalarak, hakîkî imana, i’tikâda kavuşmazsa ve Muhammed aleyhisselâmı doğru tanıyarak imanını kuvvetlendirmezse, sonsuz felâketde ve sıkıntıda kalanlardan olur.

Eğer, hakîkî imana kavuşursa ve nefsine tâbi olmayıp, ahkâm-ı islâmiyyeye, yani Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyarsa, saadete kavuşmaktan ve Allahü teâlânın rahmetinden, afından mahrûm kalmaz. Fakat, yaptığı kötülükler kadar azâb görür, yanar ve Allahü teâlânın rahmetine kavuşması güç olur. İmanı olduğu için, sonunda yine rahmete kavuşur. Cehennem ateşi, kötülüklerinin kirlerini temizleyip, onu Cennete girmeğe lâyık temiz şekile sokar.

Bütün saadetlerin, rahatlıkların başı, kâmil iman sâhibi olmaktır. Herkesin, kalbini yanlış inanıştan, şübhelerden kurtarmağa çalışması lâzımdır. Bir kimse, doğru imana kavuşur ve ahlâkı güzel ve işleri iyi olursa, yüksek ruhlara, yani Peygamberlere ve Evliyâya ve meleklere benzer ve onlara yaklaşır.

Maddenin çekimi kanûnu gibi, onlar tarafından çekilir. Dağ kadar büyük mıknatısın veya yüksek gerilmli elektro-mağnetik alanın bir iğneyi çekmesi gibi, onu yüksekliklere çekerler. Sırat köprüsünü şimşek gibi, sür’at ile geçer. Cennet bağçelerinde, kendine münasib olan, kalbine ve ruhûna lâyık olan nimetler içinde, sonsuz rahat edenlerden olur.

Ahlâk ilmi, kalb ve rûh temizliği bilgisi demektir. Tıb ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü, kötü huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları ve zararlı işler, bu hastalıkların alâmetleri, ârızalarıdır. Ahlâk ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzûmlu bir ilimdir. Çünkü, kalbin ve rûhun kötülükleri bu ilim ile temizlenebilir. İyi, temiz kalbler ve rûhlar, bu ilim bereketi ile temizliğini artırır, yerleştirir.