Hakiki bayram nasıl olur?

Hakiki bayram nasıl olur?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, nice bayramlara kavuştursun! Ramazan-ı şerif geldi geçti, inşallah hakkını verebilmişizdir, inşallah,...

İyiliğin peşinden imtihan gelir

İyiliğin peşinden imtihan gelir

Salih bir zat vardı. Çok cömertti. Elinde avucundakileri muhtaçlara dağıttığı gibi, yardım isteyen fakirler olursa, onlara belli etmeden, başkalarından...

İhlâssız iş yürümez

İhlâssız iş yürümez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet’e hizmet ederken büyüklerimize tâbi olmak ve söz dinlemek çok önemlidir....

Sarık ve sakal

Sarık ve sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert...

Üsâme Bin Zeyd

Üsâme Bin Zeyd

Resûlullahın çok sevdiği sahâbîlerden. Peygamber efendimizin Hazret-i Mâriye’den doğan, oğlu Hazret-i İbrâhim, 629 senesinde...

Evliya zatlar niye seviliyor?

Evliya zatlar niye seviliyor?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya bir zata, bir gün biri ziyarete gelir, (Uzun zamandır merak ediyorum. Bu talebeleriniz sizi niye bu kadar çok...

Sa’d Bin Ubâde

Sa’d Bin Ubâde

Ensârın sancaktarlarından. Sa’d bin Ubâde, ikinci Akabe bîatinda Müslüman oldu. O da bu bîatte, Peygamberimizle...

Damar sertliğine birebir

Damar sertliğine birebir

Orucun insan sağlığına tesîri, sayılamayacak kadar çoktur. Bunların içinden en önemlileri olarak karaciğer ve damarlar üzerindeki etkileri olarak...

Kalbden gelen kalbe gider

Kalbden gelen kalbe gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki: (Kendinden bahsedeni dinlemeyin, ne anlatırsa anlatsın, nefsinden...

Bu dünya ona da kalmaz

Bu dünya ona da kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber...

Kalb nasıl temiz olur?

Kalb nasıl temiz olur?

Kalbi, ruhu hasta eden kötü huylardır. İnsana dünyada ve âhırette zarar veren her şey, kötü ahlâktan meydana gelmektedir. Yâni...

Son yongam sensin ama ö…

Sene 1915... Sonbaharın serin yağışlı günlerinden...

Allah'ın takdirine kulu…

Vehb b. Münebbih’ten rivayet edilmiştir, diyor...

İmam-ı Züfer hazretleri

İmam-ı Züfer, dinde büyük müctehid idi, Sadece...

Dinin yarısı sabır, yar…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Öfke, sinirlenme...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın onyedinci...

Kalb ve ruhu anlayabilm…

Güzel ahlâklı, iyi bir insan olabilmek...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Mübarek göğsünün yar…

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i...

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt...

Eshab-ı kiram

Seddad Bin Evs

Ailece müslüman olan sahabilerden. Seddad bin...

Kâ'b Bin Mâlik

Peygamber efendimizin şâirlerinden. Kâ'b bin Mâlik...

Safiyye Binti Huyey

Peygamberimizin hanımlarından. Safiyye binti Huyey, Hayber’de...

Hikmetli Sözler

Emîrsiz, tek başına dine …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Mürşid-i kâmil kimdir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminler...

Kendini beğenmek, şirke k…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Yaptığımız...

slâm âlimleri, islâm dîninin emrettii güzel ahlâkı, 1400 seneden beri, hep anlatmılar ve kitaplarında yazmılardır. Böylece, islâm dîninin bildirdii güzel huyları gençlerin kafalarına, kalblerine yerletirmee çalımılardır. Güzel ahlâkı yayan sayısız kitaplardan biri, derin islâm âlimi, büyük velî, ikinci bin yılın müceddidi olan mâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkînin “rahime- hullahü teâlâ” (Mektûbât) kitapıdır.

(Mektûbât) kitabında bir Müslümanın nasıl olması lazım geldii öyle bildirilmektedir:

Sûre-i Harin yedinci âyetinde meâlen, “Resûlümün getirdii emirleri alınız, itâ’at ediniz! Nehy, men’, yasak ettii eylerden sakınınız!” buyurulmudur. Dünyada felâketlerden, âhirette azâbdan kurtulmak için, iki ey lâzımdır:Emirlere sarılmak ve yasaklardan sakınmakdır. Bu ikisine slamiyete uymak denir. Bu ikisinden en büyüü, daha lüzûmlusu, ikincisidir.

Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” yanında, birisinin çok ibâdet ettiini, çok uratıını söylediler. Birisinin de, yasak edilen eylerden çok sakındıını söylediklerinde, “Hiçbirey, vera’ gibi olamaz!” buyurdu.Yani, yasaklardan sakınmak, daha kıymetlidir buyurdu. Bir hadis-i erifte de, “Dîninizin direi vera’dır” buyurdu. nsanların meleklerden daha üstün olabilmesi, vera’ sayesindedir ve terakkî etmeleri, yükselmeleri bu sayededir. Melekler de, emirlere itâ’at etmekdedir.Hâlbuki melekler, terakkî edemiyor.

O halde, vera’a sarılmak ve takvâ üzere olmak, hereyden daha lüzûmludur. slamiyette en kıymetli ey, takvâdır. Dînin temeli, takvâdır. Vera’ ve takvâ, haramlardan kaçınmak demekdir. Haramlardan temamen kaçınabilmek için, mubahların fazlasından kaçınmalıdır. Mubahları, lâzım olduu kadar, kullanmalıdır. Bir insan, mubah, yani slamiyetin izin verdii eylerden, her istediini yapar, takınca mubah ilerse, übheli eyleri yapmaa balar.übheliler ise, haram olanlara yakındır. nsanın nefsi, hayvan gibi, kendine dükündür. Uçurum yanında dolaan, birgün uçuruma düebilir. Vera’ ve takvâyı tam yapabilmek için, mubahları lâzım olduu kadar kullanmalı, zaruret miktarını amamalıdır.

Bu kadarını kullanırken de kulluk vazîfelerini yapabilmek için kullanmaa niyet etmelidir. Mubahların fazlasından temamen kaçınabilmek, her vakit ve hele bu zamanda, hemen hemen mümkin deildir. Hiç olmazsa, haramlardan kaçınmalı, mubahların fazlasından da elden geldii kadar sakınmaa çalımalıdır.