Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Oruçlular enfarktüse daha dayanıklı...

Oruçlular enfarktüse daha dayanıklı...

Kalbin oruçla ilgili bahse konu olacak en önemli özelliği glokojen deposu olmasıdır. Kalp dokusu normalde biraz glokojen depolar. Kalp dokusu depolamış olduğu...

Yolumuzun esası

Yolumuzun esası

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye büyüklerinden birinin himayesinde olan, doğrudan Cennete gider. Bu büyükler, bir adım yaklaşana, bin...

Sabır ve namazla yardım isteyin!

Sabır ve namazla yardım isteyin!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Zafere kavuşmanın yolu, sabır ve takvadır. Acele etmemeli, sabretmeli, dili tutmalı. İnsanın selameti, dilini tutmasındadır. İnsan ne...

Taptığınız ayağımın altında

Taptığınız ayağımın altında

Muhyiddin-i Arabi hazretleri, büyük veli ve müctehid idi. Konya’ya gelip, Sadreddin-i Konevinin üvey babası oldu. Nakil ettiği bilgilerin hepsi,...

Zalimlere dersini verdi!

Zalimlere dersini verdi!

Hicretin altıncı senesinde Hazreti Zeyd bin Hârise, Eshâbdan bâzılarının ticaret mallarını Şam’a götürüp satmak üzere yola...

Evlat unutur, baba unutmaz

Evlat unutur, baba unutmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her insanın genelde üç babası vardır: Dünyaya gelmesine sebep olan babası, kayın babası, kendisine ilim öğreten babası...

Ebû Katâde

Ebû Katâde

Resûlullahın süvârilerinden. Peygamber efendimizin develerini Medîne’de otlağa götürme vazîfesini, bir çobanla...

Kavmini azab ile korkut!

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve bu ilk vahiyden sonra üç sene vahiy gelmedi. Bu arada İsrafil aleyhisselam ismindeki melek gelip, bazı...

Unutursan, unutulursun

Unutursan, unutulursun

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi büyük zatları tanımalı, sevmeli ve unutmamalı. Âhirette tanımak ve tanınmak...

Kendinden tiksinmeyenin hâli

Kendinden tiksinmeyenin hâli

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin talebelerinden biri, gördüğü rüyalar üzerine, "Artık ben kemâle geldim. Sohbete lüzum...

Seleme Bin Ekvâ

Seleme Bin Ekvâ

Piyâdelerin en hayırlısı. Hudeybiye anlaşmasının yapıldığı günlerdeydi. Hudeybiye'de endişeli ve huzursuz bir bekleyiş hâkimdi. Eshâb-ı...

Benim hediyem de budur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ...

Kolesterolü düşürüyor

Yapılan araştırmalarda; ramazan boyunca total kolesterolde...

Fatih’in ilme verdiği k…

Fatih Sultan Mehmed Han, Fatih Camii...

Feyrûz Bin Deylemî

Yemenli sahâbîlerden. Feyrûz bin Deylemî San’a’da bulunuyordu...

Şu iki özellik Müslüman…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cömert bir...

Tufeyl Bin Amr

Işık Saçan Sahâbî. Tufeyl bin Amr, meşhur...

Kainatin Efendisi

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve...

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına...

Eshab-ı kiram

Beşir Bin Sa'd

Hazret-i Ebû Bekir'e ilk bîât...

Sâbit Bin Kays

Peygamber efendimizin hatîblerinden. 630 senesinde henüz...

Seleme Bin Hişâm

Kardeşlerinin işkence ettiği sahâbî. Mekke ufuklarını...

Hikmetli Sözler

Hoca hakkı ödenmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

Hizmetlerde ihlâs esastır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya...

Allah, kuluna kâfidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ne...

slâm âlimleri, islâm dîninin emrettii güzel ahlâkı, 1400 seneden beri, hep anlatmılar ve kitaplarında yazmılardır. Böylece, islâm dîninin bildirdii güzel huyları gençlerin kafalarına, kalblerine yerletirmee çalımılardır. Güzel ahlâkı yayan sayısız kitaplardan biri, derin islâm âlimi, büyük velî, ikinci bin yılın müceddidi olan mâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkînin “rahime- hullahü teâlâ” (Mektûbât) kitapıdır.

(Mektûbât) kitabında bir Müslümanın nasıl olması lazım geldii öyle bildirilmektedir:

Sûre-i Harin yedinci âyetinde meâlen, “Resûlümün getirdii emirleri alınız, itâ’at ediniz! Nehy, men’, yasak ettii eylerden sakınınız!” buyurulmudur. Dünyada felâketlerden, âhirette azâbdan kurtulmak için, iki ey lâzımdır:Emirlere sarılmak ve yasaklardan sakınmakdır. Bu ikisine slamiyete uymak denir. Bu ikisinden en büyüü, daha lüzûmlusu, ikincisidir.

Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” yanında, birisinin çok ibâdet ettiini, çok uratıını söylediler. Birisinin de, yasak edilen eylerden çok sakındıını söylediklerinde, “Hiçbirey, vera’ gibi olamaz!” buyurdu.Yani, yasaklardan sakınmak, daha kıymetlidir buyurdu. Bir hadis-i erifte de, “Dîninizin direi vera’dır” buyurdu. nsanların meleklerden daha üstün olabilmesi, vera’ sayesindedir ve terakkî etmeleri, yükselmeleri bu sayededir. Melekler de, emirlere itâ’at etmekdedir.Hâlbuki melekler, terakkî edemiyor.

O halde, vera’a sarılmak ve takvâ üzere olmak, hereyden daha lüzûmludur. slamiyette en kıymetli ey, takvâdır. Dînin temeli, takvâdır. Vera’ ve takvâ, haramlardan kaçınmak demekdir. Haramlardan temamen kaçınabilmek için, mubahların fazlasından kaçınmalıdır. Mubahları, lâzım olduu kadar, kullanmalıdır. Bir insan, mubah, yani slamiyetin izin verdii eylerden, her istediini yapar, takınca mubah ilerse, übheli eyleri yapmaa balar.übheliler ise, haram olanlara yakındır. nsanın nefsi, hayvan gibi, kendine dükündür. Uçurum yanında dolaan, birgün uçuruma düebilir. Vera’ ve takvâyı tam yapabilmek için, mubahları lâzım olduu kadar kullanmalı, zaruret miktarını amamalıdır.

Bu kadarını kullanırken de kulluk vazîfelerini yapabilmek için kullanmaa niyet etmelidir. Mubahların fazlasından temamen kaçınabilmek, her vakit ve hele bu zamanda, hemen hemen mümkin deildir. Hiç olmazsa, haramlardan kaçınmalı, mubahların fazlasından da elden geldii kadar sakınmaa çalımalıdır.