Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Günahların affı için

Günahların affı için

Her günahın affı için, kalb ile tevbe etmek ve dil ile istigfâr etmek ve beden ile kaza etmek lâzımdır. Yüz kere tesbîh etmek, yâni...

Hiçbir kusur görülmemiştir

Hiçbir kusur görülmemiştir

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, hiçbir hareketinde, hiçbir işinde, hiçbir sözünde, hiçbir zaman, hiçbir çirkinlik,...

Fatih’in ilme verdiği kıymet

Fatih’in ilme verdiği kıymet

Fatih Sultan Mehmed Han, Fatih Camii civarındaki meşhur medreseleri yaptırmıştı. Talebelerin medreseye girdiği ana kapının önüne mezar kazdırdı. Çukurun...

Ölülere hediye

Ölülere hediye

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölmüşlerimizin ve bütün müminlerin ruhlarına hediye etiğimiz hatimler, Fâtihalar, salevatlar ve hatm-i...

Varna meydan muharebesi

Varna meydan muharebesi

Sultan II. Murad, şehzade Alaaddin Çelebi'nin vefat etmesi üzerine son derece üzüldü ve devlet işlerini on iki yaşındaki oğlu Sultan...

Manevi değerlere hürmet

Manevi değerlere hürmet

Müslümanlar, birbirine hurmet eder, yardıma koşar. Din yolunda ve dünya işlerinde sıkıntıda görünce kurtarırlar. Ramazân-ı şerîfe, oruc...

Nimetler geçici ve aldatıcıdır

Nimetler geçici ve aldatıcıdır

Bu dünya nimetleri geçicidir ve aldatıcıdır. Bugün senin ise, yarın başkasınındır. Âhırette ele girecekler ise sonsuzdur ve dünyada iken...

Nebati, hayvani ve insani ruh

Nebati, hayvani ve insani ruh

Melekler yükselmezler, yaratıldığı mertebede kalırlar. İnsan böyle değildir. Kalb ve rûh bu beden ile birleşince, terakkî etmek, yükselebilmek...

Otlukbeli Savaşı

Otlukbeli Savaşı

Karamanoğlu İbrahim'in 1464'te ölmesi üzerine oğulları birbirlerine düşmüşlerdi. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yardımıyla İshak...

Bütün mesele imanı korumaktır

Bütün mesele imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her ülfetin, bir külfeti vardır. Çok kıymetli bir pırlanta sahibinin, çalınacak korkusuyla gözüne uyku...

Selmân-ı Fârisî

Selmân-ı Fârisî

Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî. Eshâb-ı kirâmdan olan Selmân-ı Fârisî hazretleri, İslâmiyeti bulmasını ve ebedî...

Çürük elma için ne iste…

Bir zimmi, Sultan İkinci Murad Hana...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile hususi...

Bütün insanlar dört …

Büyük islâm âlimi İmâm-ı Gazâlî hazretleri...

Şehid olarak ölebilme…

Hergün yirmibeş kere “Allahümme bârik lî...

Herkese faydalı olmalı

Dinimiz, herkese iyilik etmeyi, eli ile...

Salihlerin sohbetinde b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbânî...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Eshab-ı kiram

Aişe-i Sıddıka

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Aişe validemiz, küçük...

Kâ'b Bin Mâlik

Peygamber efendimizin şâirlerinden. Kâ'b bin Mâlik...

Fâtima Binti Esed

Hazret-i Ali’nin annesi. Fâtima binti Esed...

Hikmetli Sözler

Sonsuza giden sevgide çat…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mahşerde...

Gemiye binmenin şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Sahipsiz...

Allahü teâlânın merhameti…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

slâm âlimleri, islâm dîninin emrettii güzel ahlâkı, 1400 seneden beri, hep anlatmılar ve kitaplarında yazmılardır. Böylece, islâm dîninin bildirdii güzel huyları gençlerin kafalarına, kalblerine yerletirmee çalımılardır. Güzel ahlâkı yayan sayısız kitaplardan biri, derin islâm âlimi, büyük velî, ikinci bin yılın müceddidi olan mâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkînin “rahime- hullahü teâlâ” (Mektûbât) kitapıdır.

(Mektûbât) kitabında bir Müslümanın nasıl olması lazım geldii öyle bildirilmektedir:

Sûre-i Harin yedinci âyetinde meâlen, “Resûlümün getirdii emirleri alınız, itâ’at ediniz! Nehy, men’, yasak ettii eylerden sakınınız!” buyurulmudur. Dünyada felâketlerden, âhirette azâbdan kurtulmak için, iki ey lâzımdır:Emirlere sarılmak ve yasaklardan sakınmakdır. Bu ikisine slamiyete uymak denir. Bu ikisinden en büyüü, daha lüzûmlusu, ikincisidir.

Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” yanında, birisinin çok ibâdet ettiini, çok uratıını söylediler. Birisinin de, yasak edilen eylerden çok sakındıını söylediklerinde, “Hiçbirey, vera’ gibi olamaz!” buyurdu.Yani, yasaklardan sakınmak, daha kıymetlidir buyurdu. Bir hadis-i erifte de, “Dîninizin direi vera’dır” buyurdu. nsanların meleklerden daha üstün olabilmesi, vera’ sayesindedir ve terakkî etmeleri, yükselmeleri bu sayededir. Melekler de, emirlere itâ’at etmekdedir.Hâlbuki melekler, terakkî edemiyor.

O halde, vera’a sarılmak ve takvâ üzere olmak, hereyden daha lüzûmludur. slamiyette en kıymetli ey, takvâdır. Dînin temeli, takvâdır. Vera’ ve takvâ, haramlardan kaçınmak demekdir. Haramlardan temamen kaçınabilmek için, mubahların fazlasından kaçınmalıdır. Mubahları, lâzım olduu kadar, kullanmalıdır. Bir insan, mubah, yani slamiyetin izin verdii eylerden, her istediini yapar, takınca mubah ilerse, übheli eyleri yapmaa balar.übheliler ise, haram olanlara yakındır. nsanın nefsi, hayvan gibi, kendine dükündür. Uçurum yanında dolaan, birgün uçuruma düebilir. Vera’ ve takvâyı tam yapabilmek için, mubahları lâzım olduu kadar kullanmalı, zaruret miktarını amamalıdır.

Bu kadarını kullanırken de kulluk vazîfelerini yapabilmek için kullanmaa niyet etmelidir. Mubahların fazlasından temamen kaçınabilmek, her vakit ve hele bu zamanda, hemen hemen mümkin deildir. Hiç olmazsa, haramlardan kaçınmalı, mubahların fazlasından da elden geldii kadar sakınmaa çalımalıdır.