18 Mayis 2012 Cuma - 01:14:58

Dünya karanlığa gömülmüştü Yazdır e-Posta

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce, bütün âlem, manevi yönden müthiş bir zulmet ve karanlık

içinde idi. İnsanlar hadsiz, hudutsuz derecede azgınlaşmışlar, Allahü teâlânın gönderdiği dinler

unutulmuş; ilahi hükümler yerine, insan kafasından çıkan fikirler, düşünceler yer almıştı.

Bütün mahluklar, insanların vahşet ve zulmünden iyice bunalmıştı. Yeryüzünde bulunan bütün

milletlerde Allahü teâlâya iman unutulmuş, huzurun, saadet ve sevincin kaynağı olan Tevhid inancı

ortadan kalkmıştı.

Küfür fırtınası, kalblerden imanı söküp atmış, gönüllerde, Allahü teâlâya inanma yerine, putlara

tapma fikri yerleşmişti. Musa aleyhisselamın getirdiği din unutulmuş, Tevrat bozulmuştu. İsrailoğulları

birbirlerine düşmüştü.

İsa aleyhisselamın getirdiği Hıristiyanlık da büsbütün bozulmuş gerçek din ile hiçbir alakası

kalmamıştı. Teslis (trinite), yani üçlü tanrı fikri kabul edilmişti. İncil’in aslı kaybolmuş, papazlar onu

istedikleri gibi değiştirmişlerdi.

Her iki kitap da, Allahü teâlânın kelamı olmaktan çıkmıştı. Mısır’da, bozulmuş Tevrat’ın hükmü,

Bizans’ta yine değiştirilmiş İncil’in hükmü, yani Hıristiyanlık vardı. İran’da ateşe tapılıyor, ateşperestlerin

ateşi tam bin senedir söndürülmüyordu. Çin’de Konfüçyüsizm, Hindistan’da Budizm ve Hinduizm gibi

uydurma dinler hüküm sürüyordu.

Arabistan’ın insanları daha da şaşırmış ve sapıtmışlardı. Bunlar, Allahü teâlânın çok kıymet verdiği

Kabe-i muazzamaya, üçyüzaltmış adet put yerleştirmişlerdi. Kabe-i muazzama ise, Arş’ta meleklerin

ziyaret ettiği “Beyt-i Ma’mur”un aynı büyüklükte bir numunesi idi. Kim Kabe’ye hürmetsizlikte

bulunmuşsa, cenab-ı Hak onu, en kısa zamanda helak eylemişti.

Cürhüm kabilesi de zina ve fuhuşta ileri gitmişti. Bu kabilenin çok saygısız ve pek alçakça

hareketlerini gören hükümdarları, onlara;

-Ey Cürhümiler! Allahü teâlânın Harem-i şerifini ve Harem’ini emniyetini gözeterek kendinize

geliniz. Sizden önce gelen Hud, Salih ve Şu’ayb’ın (aleyhimüsselam) ümmetlerinden her birinin

başlarına gelen halleri ve nasıl helak olduklarını biliyorsunuz. Birbirlerinize iyiliği emrediniz,

kötülüklerden sakındırınız. Geçici kuvvetinize güvenerek aldanmayınız.

Mekke’de, Hak’tan yüz çevirmekten ve zulümden sakınınız. Çünkü, zulüm, insanların

helakine sebep olur. Allahü teâlâya yemin ederek söylüyorum ki, bir kimse bu bölgelede otursun,

zulüm yapsın, Hak’tan yüz çevirsin de, Allahü teâlâ onların soylarını kesmemiş, köklerini

kazımamış ve yerlerine başka bir kavmi getirmemiş olsun.

Azgınlığına devam eden ve Hak’tan yüz çeviren Mekke halkı için, burada devamlı kalmak

yoktur. Sizden önce bu bölgede oturan, sizden daha uzun ömürlü, sizden daha kuvvetli, sizden

daha kalabalık ve zengin olan Tasm, Cedis ve Amalikalıların başına gelenleri biliyorsunuz. Onların,

Harem-i şerifi hafife almaları, Hak’tan yüz çevirerek zulme dalmaları, bu mübarek yerden çıkarılıp

atılmalarına sebeb olmuştur.

Allahü teâlânın, bazılarına küçük karıncaları musallat ederek, kimini kıtlıkla, bazılarını da

kılınçla çıkardığını görmüş ve işitmişsinizdir! diyerek onlara nasihat eyledi. Fakat onlar dinlemediler.

Neticede Allahü teâlâ onları da, bu azgınlıkları sebebiyle, perişan eyledi...

Artık güneşin doğmasına az bir zaman kalmıştı. Âlem, Âdem aleyhisselamdan bugüne kadar, temiz

alınlardan temiz alınlara geçerek gelen nurun sahibini karşılamak için hazırlanıyordu. İnsanlara sonsuz

saadeti gösterecek eşsiz insan bekliyordu.... Şefkat ve merhamet kaynağı, Rabbinin ahlakı ile

ahlaklanmış yüksek insan bekliyordu...

 

Kalbin özelliği
Resim
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kalb sünger gibidir. Bulunduğu yerdeki iyi... Devamı...
Cennette gördükleri...
Resim
Âlemlerin efendisi olan sevgili Peygamberimiz, İsrafil aleyhisselam ile... Devamı...
İnsanların kalbini yapmaya çalışın
Resim
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir gün zamanın sultanı Mevlana Halid-i... Devamı...
Abdülmuttalib’in rüyası
Resim
Sevgili Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib bir rüyasını şöyle... Devamı...
O’nun düşmanı benim düşmanımdır!
Resim
Müşrikler, düşmanlıklarının dozunu gün be gün artırıyorlar...... Devamı...

Kelam-ı kibar

Ebedî olarak yaşamak isterseniz, Allahü teâlânın emirlerini yapıp, yasaklarından kaçının ve O’nu devamlı hatırlayın! O’ndan gelenlere râzı olun!
Ali Sincârî Rahmetullahi Aleyh -