18 Mayis 2012 Cuma - 01:08:24

Tevazu sâhibi olabilmek için Yazdır e-Posta

Tevazu sâhibi olabilmek için, dünyaya nerden geldiğini, nereye gideceğini bilmek lâzımdır. Hiç yok idi. Önce bir şey yapamıyan, hareket edemiyen bebek oldu. Şimdi de, her an hasta olmak, ölmek korkusundadır. Nihâyet ölecek, çürüyecek ve toprak olacakdır. Hayvanlara, böceklere gıda olacaktır.
İdâm odasına sokulmuş olup, idâm olunacağı zamanı bekleyen kimsenin, ölüm odasında çekdiği sıkıntılar gibi dünya zındanında, her an ne zaman azâba götürüleceğini beklemektedir. Ölecek, leş olacak, böceklere yem olacak, kabr azâbı çekecek, sonra diriltilip kıyâmet sıkıntılarını çekecektir. Cehennemde sonsuz yanmak korkusu içinde yaşıyan kimseye tekebbür mü yakışır, tevazu mu?
İnsanların yaratıcısı, yetiştiricisi, her an tehlikelerden koruyucusu olan ve kıyâmetde hesâba çekecek, sonsuz azâb yapacak olan, sonsuz kuvvet, kudret sâhibi, benzeri, ortağı olmayan tek hâkim ve kâdir olan Allahü teâlâ, “Tekebbür edenleri sevmem, tevazu edenleri severim” buyuruyor.
Âciz, elinden hiçbir şey gelmiyen zevallı insana bunlardan hangisini yapmak yakışır? Aklı başında olan, kendini ve Rabbini tanıyan kimse, hiç tekebbür edebilir mi? İnsan, aşağılığını, âcizliğini, Rabbine karşı her an izhâr etmek mecbûriyetindedir. Bunun için, her an, her yerde aczini göstermesi, tevazu üzere bulunması lâzımdır.
Ebû Süleymân Dârânî diyor ki, “Bütün insanlar, beni olduğumdan daha aşağılamak, hakâret etmek isteseler, bunu yapamazlar. Çünkü, herkesin, hakâret derecelerinin en aşağısı olarak düşünebileceklerinden daha aşağı olduğumu biliyorum.”
İnsan, kendini herkesden, hatta İblîsden, Fir’avndan daha aşağı düşünebilir mi? Çünkü, bu ikisi ve islâm ve insanlık düşmanı olan zâlimler kâfirlerin en kötüleridir. Tanrılık da’vâsı eden, dilediğini yapmaları için milyonlarca insanı öldüren ve işkence altında inletenlerin, kâfirlerin en aşağısı oldukları muhakkakdır. Allahü teâlâ, bunlara gadab etmiş, küfürün en kötüsüne düşürmüştür. Bana ise, merhamet etmiş, iman ve hidâyet ihsân etmiştir. Dileseydi, bunun aksini yapardı. Elhamdülillah, yapmadı. Bununla berâber, bu yaşa gelinceye kadar, çok günah işledim. Kimsenin yapmadığı kötülükleri yaptım. Son nefesimin nasıl olacağını da bilmiyorum, diyerek tevazu yapması lâzım geldiğini, kendi kendine anlatmalıdır.

 

Bu kitapları çıkar evden!
Resim
Açıkbaş Mahmut Efendi “rahmetullahi aleyh”, Anadolu Velilerindendir.... Devamı...
Her şey Onun şerefine
Resim
Ebu Osman Mağribi “rahmetullahi aleyh”, bir gün Peygamber efendimizin... Devamı...
Müslüman nasıl olur
Resim
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimize, (Ya Resulallah,... Devamı...
Çok günah işliyorum
Resim
Ahmet Mekki Efendi “rahmetullahi aleyh”, İstanbul’da yaşadı. Kabr-i... Devamı...
Ayakta duramıyordu
Resim
Ebu Bekri Susi “rahmetullahi aleyh” hazretleri, bir gün, talebesiyle... Devamı...

Kelam-ı kibar

Dikkat ediniz! Size haber veriyorum ki; Allahın Resûlünün haram kıldığı şey, Allahın haram kıldığı şey gibidir.
Hadîs-i şerîf -