18 Mayis 2012 Cuma - 01:03:20

İyi huyları tamamlamak için gönderildim Yazdır e-Posta

İslâm kelimesi, “Nefsini teslîm etmek, boyun eğmek, selâmete ulaşmak” ve aynı zamanda
“Barış” manâlarına gelir. İmâm-ı a’zam hazretleri,”Allahü teâlânın emirlerine teslîm olmak ve
boyun eğmek” diye tarîf etmiştir.
Bu tarîfler, dikkat ile incelenirse, iyi bir Müslümanın Allahü teâlânın emir ve yasaklarına
uyan güzel ahlâklı bir kimse olacağı, kendiliğinden meydana çıkar.
Müsliman, muhakkak güzel ahlâklı ve fazîletli olmalıdır. İslâm dîni, baştan başa ahlâk ve
fazîletdir. İslâm dîninin, dostlara ve düşmanlara karşı yapılmasını emir ettiği iyilik, adâlet,
cömertlik, akılları şaşırtacak derecede yüksektir. Ondört asırlık hâdiseler, bunu düşmanlara da,
pek iyi göstermiştir. Bununla ilgili sayılmıyacak kadar çok vesîka vardır:
Mesela, Bursa müzesi arşivinde, ikiyüz sene öncesine âit bir mahkeme kaydında diyor ki,
Altıparmakdaki yehûdî mahallesi yanında bir arsaya Müslümanlar câmi’ yapıyor. Yehûdîler, arsa
bizimdir, yapamazsınız dediklerinde, iş mahkemeye intikâl ediyor. Arsanın yehûdîlere âid olduğu
anlaşılarak, mahkeme câmi’in yıkılmasına, arsanın yehûdîlere verilmesine karar veriyor ve
hüküm yerine getiriliyor. Adâlete bakınız!
Güzel ahlâk dinimizin esasıdır. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki,
“İyi huyları tamamlamak, iyi ahlâkı dünyaya yaymak için gönderildim”. Başka bir hadis-i şerifte,
“İmanı yüksek olanınız, ahlâkı güzel olanınızdır” buyuruldu. İman bile, ahlâk ile ölçülmektedir.
İslamiyette rûh temizliği esasdır.Yalan söyliyen, hîlekârlık yapan, insanları aldatan,
zulmeden, haksızlık yapan, din kardeşlerine yardım etmiyen, büyüklük satan, yalnız kendi
menfeatini düşünen bir kimse, ne kadar ibâdet ederse etsin, hakîkî bir Müslüman sayılmaz.
Mâ’ûn sûresinin ilk üç âyetinde meâlen, “Ey Resûlüm, kıyâmet gününü inkâr eden, yetîmi,
öksüzü incitip hakkını gasbeden, fakiri doyurmayan ve başkalarını da fakire iyiliğe teşvîk
etmeyen o kimseyi gördün mü?” buyurulmuştur.
İslâm dîninde yasaklardan, haramlardan sakınmak, emirleri, farzları yapmaktan daha
önce gelmektedir. Hakîkî bir Müslüman, her şeyden önce, tam ve mükemmel bir insandır. Güler
yüzlü, tatlı dilli, doğru sözlüdür. Kızmak nedir bilmez. Resûlullah Efendimiz,”Kendisine
yumuşaklık verilen kimseye dünya ve âhiret iyilikleri verilmiştir” buyurmuştur.

 

Bunlar için adak yapın
Resim
Hazret-i Hüseyin ile hazret-i Hasan “radıyallahü anhüma” çocukken... Devamı...
Hazret-i Hadice ile evlenmesi
Resim
Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin Nevfel’den Efendimizin, bu ümmetin... Devamı...
Onları size teslim etmem!
Resim
Mekkeli müşriklerin elçileri olan gerek Amr bin As, gerekse Abdullah bin... Devamı...
Doğruyu bulmak için
Resim
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir kitapta İslamiyet’e aykırı tek bir... Devamı...
Mümin, mümini gördüğü zaman
Resim
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kâbe-i muazzama ilk görüldüğü zaman,... Devamı...

Kelam-ı kibar

Bol yemek yedirmek, herkese selâm vermek ve dine uygun konuşmak, mağfireti gerektiren sebeplerdendir.
Hadîs-i şerîf -