|
Hiç kimseye kızmamalıdır. (Kızma!) hadis-i şerifi, kızmayı yasak etmektedir. Bir kimse, gadab ederse, yani kızarsa, bütün sinirleri bozulur. Bazı uzvları hasta olur. Doktorlar buna ilâc
bulamazlar. Bunun yegâne ilâcı, bu hadis-i şeriftir. Kızan kimse, sözleri ile, hareketleri ile, yanındakileri incitir. Onlar da, sinir hastalığına yakalanır. Evde, rahat, huzûr kalmaz. Yuvanın dağılmasına, câna kıyılmasına bile sebep olur.
Bir evde öfkelenen kimse yok ise, orada saadet, rahat ve huzûr, neşe vardır. Kızan kimse varsa, orada, rahat, huzûr ve neş’e bulunmaz. Erkek ile hanımı arasında ve ana ile evlâdı arasında geçimsizlik, hatta, düşmanlık eksik olmaz. İslâmiyete uymanın, saadet ve rahatlık ve neş’e getireceği buradan da anlaşılmaktadır. İslâmiyete uyan kâfirler de dünyada saadete kavuşurlar.
İslâmiyetden, kitâptan almayıp da, kendi kafasından çıkarıp, sert, hiddetli va’z vereni dinlememek de, bunun gadabına sebep olur. Bunun ilâcı, doğruyu, yumuşak ve tatlı söylemektir.
Hazret-i Hasen ve Hüseyn çölde gidiyorlardı. Bir ihtiyârın abdest aldığını gördüler. Abdesti doğru almıyor, şartlarına uymuyordu. Yaşlı olduğu için, böyle abdest sahîh olmaz demeğe sıkıldılar. Yanına giderek, mubârek efendim! Birbirimizden daha iyi abdest aldığımızı söylüyoruz. Bir abdest alalım. Hangimizin haklı olduğunu bize bildir, dediler. Önce Hasen, sonra Hüseyn güzel bir abdest aldılar. İhtiyâr, dikkatle bakdı. Evlâdlarım! Abdest almasını şimdi sizden öğrendim, dedi.
İbrâhîm aleyhisselâm, ikiyüz mecûsîye ziyâfet verdi. Bize ne emir edersen yapalım dediler. Sizden bir dileğim var, buyurdu. O nedir? dediklerinde, benim Rabbime bir kerre secde etmenizi istiyorum dedi. Aralarında konuştular. Bu ihtiyârın ihsânları, ziyâfetleri meşhûrdur. Bunu kırmayıp, bir secde eder, sonra gidip yine tanrılarımıza tapınırız. Bir zararı olmaz dediler. Bunlar secdede iken, İbrâhîm aleyhisselâm, “Yâ Rabbî! Gücümün yettiği bu kadar! Daha fazlasını yaptırmak elimden gelmiyor. Bunları hidâyete, saadete kavuşdurmak, ancak senin kudretindedir. Bunlara Müslümanlık nasîb eyle!” dedi.
Duâsı kabûl olup, hepsi Müslüman oldu. Haram işleyecek kimseye gizlice nasîhat edilir. Haram işlemekde olana, tatlılıkla orada söylenir. Herkese önce gizli, tenhâda nasîhat vermek, daha etkili olur.
|