18 Mayis 2012 Cuma - 01:01:03

Hamd etmenin fazileti Yazdır e-Posta

Bir kimse aksırdığı zaman, “El hamdülillah” demelidir. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, “Bir insan aksırdığı zaman “El hamdülillah” derse, Hak teâlâ o kimseyi yetmiş türlü belâdan muhâfaza eder. Bir kimse, dört kelimeyi yüz kerre sabâh ve yüz kerre de akşam okursa, o kimseden sevgili bir zât Hak huzûrunda olamaz.” Bunu Sultân-ı Enbiyâ böyle
buyurmuşlardı. O dört kelime şudur: “Sübhânellahi velhamdü lillahi ve lâilahe illallahü vallahü ekber.” Hamd, bütün nimetleri yaratan ve gönderen Allahü teâlâ olduğuna inanmak ve söylemektir. Yine çok büyük fazîlet ve derecelere vesîle olan ve cenâb-ı Hak huzûrunda çok kıymetli bir tesbîh “Sübhânellahi ve bi hamdihi sübhânellahil azîm”dir. Bunu günde yüz kerre okumalıdır.
Birgün İbrâhîm aleyhisselâm, “Elhamdü lillâhi kable külli ehad, vel hamdü lillahi ba’de külli ehad, el hamdü lillâhi alâ külli hâl.” dedi.
Hak teâlâ hazretleri buyurdu: “Yâ Cebrâîl! Benim dostuma benden selâm söyle! O üç kelâmı üç def’a söyledi, ben azîmüşşân da, kırk def’a kabûl olunmuş nâfile hac sevapını kendisine verdim. Her kim bu duâyı okursa, aynı sevapı kendisine ihsân ederim.
Hazret-i Enesin duâsı: “Bismillâhillezî lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil Erdı ve lâ fissemâ’ ve hüvessemî’ul alîm.” Bu duâ sabâh ve akşam üç kerre, Besmele ile okunur. Bununla birçok belâlardan kendisini muhâfaza etmiş olur.
Yapılan duaların kabul olması için sadaka da vermelidir. Her kim bir fakire, onun gönlünün dilediği şeyi yidirse, Hak teâlâ hazretleri, o kimseye Cennet-i a’lâda bin derece verir ve Cennetde kendisine birçok nimetler ihsân eder.
Bunun için fakirlere tasadduk etmeği unutmamalıdır. Evine çoluk çocuğuna ve akrabâna verdiğin şeyler de, sadaka yerine geçecekler. Ebû Emâmenin , Resûlullahdan “sallallahü aleyhi ve sellem” rivâyet etdiği hadis-i şerifte, “Ehline ve akrabâsına ihsân etmekden büyük derece ne olabilir?” buyuruldu. Önce, ehline, evlâdına helâl yedirmeli, helâl giydirmeli, sonra artan paranın zekâtını vermeli, ondan sonra da sadaka vermelidir.
Çok mal ve mevki’ sâhibi olunca, kalbini karartıp Allahü teâlâyı unutmamalı ve malına, rütbesine güvenip de, ibâdetten, hayır hasenattan geri kalmamalıdır. Malı az olan, daha fazla Allahü teâlâyı hâtırlar ve Ona daha fazla bağlanır.

 

Güreşe tutuştular
Resim
Hazret-i Hasan “radıyallahü anh”, hazret-i Ali’nin “radıyallahü... Devamı...
Kurbanlık oğul
Resim
Abdülmuttalib'in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra şanı ve şöhreti daha... Devamı...
Sevgili kula gelen iki sıkıntı
Resim
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlânın sevdiği bir kulun... Devamı...
Allah’ım, senden gelene razıyım!
Resim
Müşrikler sadece Peygamber efendimize eziyet etmiyordu. O’nun şanlı... Devamı...
İmansız gitmemek için
Resim
Hindistan Evliyasından Kutbüddin Bahtiyar Kaki hazretleri “rahmetullahi... Devamı...

Kelam-ı kibar

Bir farzı vaktinde yapmak, bin sene nâfile ibâdet yapmaktan daha çok faydalıdır.
İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi Aleyh -