23 Subat 2012 Persembe - 00:38:28

Güzel ahlâkın kalbe yerleşmesi Yazdır e-Posta

Allahü teâlâ insanda üç şey yarattı: Akıl, kalb ve nefs. Bunların hiçbiri görülmez. Varlıklarını eserleri ile, yaptıkları işlerle ve dînimizin bildirmesi ile anlıyoruz. Akıl ve nefs dimâgımızda, kalb göğsümüzün sol tarafındaki yüreğimizdedir. Bunlar, madde değildir. Yer kaplamazlar. Buralarda bulunmaları, elektriğin ampulde, miknâtisin endüksiyon bobininde bulunması gibidir.

Akıl, fen bilgilerini anlamağa çalışır. Bunları anlar. İslâmiyete uygun olanlarını, fenâlarından, zararlı olanlarından ayırır. İyileri, fenâları, İslâmiyet ayırmaktadır. İslâmiyeti bilen ve uymak istiyen akla “Akl-ı selîm” denir. Aklı az olan, hep şaşıran kimseye “Ahmak”, aklı hiç olmıyana “Deli” denir. Selîm olan akıl, İslâmiyetin bildirdiği iyi şeyleri kalbe bildirir. Kalb de, bunları yapmağı irâde ederek, dimâgdan çıkan hareket sinirleri vâsıtası ile, a’zâlara, organlara yaptırır.

İşte bu, iyi veya kötü şeyleri yapmak arzûsunun kalbe yerleşmesine “Ahlâk”, “Huy” denir. Nefs, bedene tatlı gelen şeylere düşkündür. Bunların iyi, kötü, faydalı, zararlı olduklarını düşünmez. Arzuları, İslâmiyetin emirlerine uygun olmaz. İslâmiyetin yasak ettiği şeyleri yapmak, nefsi kuvvetlendirir. Daha beterini yaptırmak ister. Kötü, zararlı şeyleri, iyi gösterip, kalbi aldatır. Kalbe bunları yaptırarak, zevklerine kavuşmak için çalışır.

Kalbin nefse aldanarak, kötü huylu olmaması için, ahkâm-ı islâmiyyeye uyarak kalbi kuvvetlendirmek ve nefsi zayıflatmak lâzımdır. Aklı kuvvetlendirmek, islâm bilgilerini okuyup, öğrenmekle olduğu gibi, kalbin kuvvetlenmesi, yani temizlenmesi de, ahkâm-ı islâmiyyeye uymakla, islam ahlakı ile ahlaklanmakla olur.

İslâmiyete uymak için, ihlâs lâzımdır. İhlâs, işleri, ibâdetleri, Allahü teâlâ emir ettiği için yapmak, başka hiçbir menfeat düşünmemektir. İslâmiyete uymak, kalbi kuvvetlendirdiği gibi, nefsi zayıflatır. Bu sebep ile nefs, kalbin İslâmiyete uymasını, İslimiyeti, güzel ahlâkı anlatan kitaplarını okumağı,öğrenmeyi istemez. Dinsiz, imansız olmasını ister. Akıllarına uymayıp, nefslerine uyan kimseler, bunun için, dinsiz olmaktadır. Nefs ölmez. Fakat, gücü kuvveti kalmayınca, kalbi aldatamaz. Nefsin zaylıflaması için de dinin emirlerine uymak, kötü huyları bırakıp güzel huylarla ahlaklanmak gerekir.

 

Fil vak'ası
Resim
Resul-i ekrem efendimizin doğmasına iki ay kadar zaman vardı. Bu sırada Fil... Devamı...
Bana da verilir mi?
Resim
Yine genç bir yahudi vardı zaman-ı saadette. Güzel ve yakışıklıydı.... Devamı...
Mahşer sıkıntısı
Resim
Mahşerin sıkıntısı dayanılmaz hâl alınca, mahşer halkı, bundan... Devamı...
Kaçırılan büyük fırsat
Resim
Sevgili Peygamberimiz, her türlü engellemelere rağmen İslâmiyeti... Devamı...
İstifadenin şartları
Resim
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir mübarek zattan faydalanmanın iki şartı... Devamı...

Kelam-ı kibar

Bir müslüman abdest aldığı zaman, günâhları kulağından, gözünden, elinden ve ayağından dökülür ve oturduğu zaman affedilmiş olarak oturur.
Hadîs-i şerîf -