23 Subat 2012 Persembe - 00:36:37

Allah için kötü bilmedikçe... Yazdır e-Posta

Her insana elden geldiği kadar iyilik etmelidir. Müslümanların ilim öğrenmelerine ve ibâdetlerine yardımcı olmalıdır. En büyük yardım, onlara Ehl-i sünnet i’tikâdını, haramı, helalı farzları öğretmek ve hâtırlatmaktır. Bunları Allah rızâsı için yapmalıdır.
Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: “Allahü teâlâya Cebrâîl aleyhisselâm gibi ibâdet etseniz, müminleri, Allah için sevmedikçe ve kâfirleri ve mürtedleri, Allah için kötü bilmedikçe, hiç bir ibâdetiniz, hayrat ve hasenâtınız kabûl olmaz!”
Allahü teâlânın en çok sevdiği ibâdet, hubb-i fillah ve buğz-i fillahdır. Yani, müslümanları sevip, onlara yardım ve hayır duâ etmek ve dîn-i islâmı beğenmeyenleri, İslamiyete ve müslümanlara düşmanlık edenleri sevmemek ve imana, hidâyete kavuşmaları için duâ etmektir.
Peygamberimiz buyurdu ki: “Yâ Ebâ Hüreyre! Benim ile Arş gölgesinde gölgelenmek istersen, her gün yüz kerre salevât-ı şerîfe getir! Mahşerde benim havzımdan içmek istersen, mümin kardeşinle üç günden fazla dargın durma! Fakat, şerâb (veya diğer alkollü içkileri) içen ve haram yiyenler ile konuşma, kendini onlardan çek!”
İyi insanlarla görüşmeli, sıkıntıda olan insanlara yardım etmeli, hasta olanı ziyaret etmelidir. Resulullah efendimiz, Ebû Hüreyreye buyurdu ki: “Hastanın hâlini sormak için iki kilometre git, küs olan kimseleri barışdırmak için dört kilometre yürü, altı kilometre de, bir din kardeşini ziyâret etmek için git, bu kadar da, ilim adamından bir mes’ele öğrenmek için git!” (Bir mil yaklaşık iki kilometredir.)
Bir hastanın üç hâli vardır: 1- Bir melek gelerek ağzının tadını alır. 2- Bir melek de kuvvetini alır. 3- Bir melek de gelip günahlarını alır.
Hasta iyi olunca, ağzının tadını alan melek, yavaş yavaş geriye verir. Kuvvetini alan melek de, geriye verir. Günahlarını alan meleğe gelince, bu, Allahü teâlâya sorar. Bu günahı ne yapayım? Allahü teâlâ, hadîs-i kudsîde buyurur ki: “Benim rahmetim gazabımı geçmiştir. Binâenaleyh, hasta kulumun günahını afv eyledim!” Hastalık, derd, keder, günahları götürmez. Bu acılara sabretmek, günahları götürür.
Sana iyilik yapana iyilik yap, fenâlık yapanı, zulmedeni afv eyle, onlara nasîhat et! Sapık inançlı, kötü huylu kimselerden kaç! Onunla arkadaşlık yapma!

 

Mescid-i Nebi’nin inşası
Resim
Peygamber efendimiz Medine’yi teşrif ettiklerinde ilk iş olarak... Devamı...
Unutmayan, unutulmaz
Resim
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliyanın kalbleri, ilahi nurların çıkıp... Devamı...
Rahmet olarak gönderildim
Resim
Taiflilere Peygamberliğini tebliğ vazifesini ifa eden, Kâinatın efendisi... Devamı...
Kulaklarına pamuk tıkadı
Resim
Peygamber efendimiz Mekke’de gece-gündüz insanlara nasihat veriyor;... Devamı...
Ey Habibim! Sen üzülme!
Resim
Mirac, Efendimizin yükseklikler âlemine uruc etmesi... Derece derece... Devamı...

Kelam-ı kibar

Ölümü gerçekten tanımış bir kimseye, dünya belâ ve musîbetleri, dert ve sıkıntıları çok hafif gelir.
Ka'b-ül-Ahbâr Rahmetullahi Aleyh -