18 Mayis 2012 Cuma - 00:46:37

İstiğfarın önemi Yazdır e-Posta

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İstiğfar etmek çok kıymetlidir. Beladan, kazadan muhafaza eder. Vasıtaya binince, mutlaka üç kere istiğfar duasıyla (Bismillahillezi…) diye başlayan duayı okumalıdır. Manası, ya Rabbi, yerde ve gökte sana sığınırım demektir. Bunları okuyunca, yerde ve gökte kazadan beladan korunulur.

Âyet-el kürsiyi okumak da iyidir. Ayrıca Hud suresinin 41. âyet-i kerimesini okuyanın da kazadan emin olacağı hadis-i şerifle bildirilmiştir.

Kur’an-ı kerim öyle bir kitab-ı ilahidir ki, onun her harfinde yüz bin derde, yüz bin şifa vardır. İlaçların bir kısmının etkisi kesindir, bir kısmınınki ise zannidir. Yani bir kısmı mutlak şifadır, bir kısmı ise, şifa olabilir de, olmayabilir de. Kur’an-ı kerim ise, kesin şifadır. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(O Kur’an, iman edenler için bir hidayet ve şifadır.) [Fussilet 44]

Bir Fatiha üç İhlâs
Bir yaşlı teyze, 12 imamdan birisine gelir, (Ya imam, kızımı çok özledim, öleli çok oldu, rüyamda göremiyorum, himmet etseniz de görsem) der ve o gece kızını rüyasında çok feci bir şekilde azap içinde görür. Kızı, kendisiyle birlikte orada bulunan 570 kişinin de çok acı azap çektiğini söyler. Ertesi gün yaşlı teyze olanları imama anlatır, keşke görmez olaydım der. Aynı gece hazret-i imam, rüyasında o yaşlı kadının kızını Cennetlik olarak görür. Şaşkın halde bakarken kız der ki, bugün buradan geçen salih bir kişi bütün mezardakilerin ruhlarına bir Fatiha, üç İhlâs okudu. Allahü teâlâ hepimizi affetti.

Ancak sıra geldi
Mübarek bir zat da talebelerine ders verirken, kitap bitmeden vefat eder. Talebeler başka bir hoca ararlar. Bir hoca bulurlar, dersimizi devam ettirir misiniz diye sorarlar. Hoca efendi, hayır der, kendi hocanızdan devam edin! Talebeler, hocamız vefat etti deyince, hoca efendi der ki; (Onlar ölmez. Hocanızın kabrine gidin, derse devam edin! Eğer hocanız gelmezse, biz geldik deyin! Gelene kadar böyle yapın!)

Talebeler kitabı ellerine alıp kabre giderler, hocam biz geldik derler. Ne gelen var, ne giden. Ertesi gün yine giderler. Yine gelen, giden yok. Üçüncü gün, yine hiç kimse yok. Dördüncü gün, hocam biz geldik deyince, mübarek zat kabirden kalkar. Kitap nerde, kaldığımız yerden devam edelim der.

Talebelerinden bir tanesi; (Hocam madem gelecektiniz, niye dört gün bizi beklettiniz?) diye sorar. Hocaları der ki, (Dört gün mü geçti? Buradan bir Müslüman geçiyordu, bir Fatiha, üç İhlâs okudu, bütün ruhlara gönderdi, o kadar çok sevab dağıtıldı ki, bana ancak sıra geldi.)

 

Niyet ve insanın freni
Resim
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ahirete gittiğimiz zaman, bizler için en zor... Devamı...
Birinci Akabe biatı
Resim
Artık Medine de nurlanmış, İslâm güneşi orayı da aydınlatmaya... Devamı...
Bu pazarda kimse aldanmaz
Resim
Ahilere göre sanat üstattan öğrenilir. Bir ahi yamaklık, çıraklık,... Devamı...
Cerbe zaferi
Resim
Preveze’de büyük bir mağlubiyete uğrayan Avrupalılar, bunun intikamını... Devamı...
Şifa ve zehir olan feyz
Resim
* Bir evliyadan istifade edilebilmesi, feyz gelebilmesi için iki şart... Devamı...

Kelam-ı kibar

Allahü teâlâya itaat etmek, bir hazineye benzer. Bu hazinenin anahtarı duâ, anahtarın dişleri de helâl lokmadır.
Yahyâ bin Muâz-ı Râzî Rahmetullahi Aleyh -