Sual: Hz. İsa resul olarak gelince, Hz.Musa’nın dini ile amel etmek
caiz mi idi?
CEVAP
Hz. Âdem’den beri, her bin senede bir Resul gelirdi. Her yüz senede bir veya
birkaç Nebi denilen Peygamber gelirdi. Resul ve Nebi olan bütün Peygamberler,
hep aynı esaslara iman edilmesini istemişlerdir. Yani Hz. Âdemin bildirdiği iman
ile, Peygamber efendimizin bildirdiği iman aynı idi. İmanda değişiklik olmaz.
Amele ait hükümlerde zamanla değişiklikler oldu. Önceleri haram olan bir şey,
sonra helal, önce helal olan bir şey sonra haram olmuştur.
Bir Resul gelince, bunun geldiğini duyanların, artık önceki Resulün
bildirdikleri ile amel etmeleri caiz olmaz. Mesela Hz. İsa gelince, bunu
işitenlerin artık Hz. Musa’nın getirdiği hükümlerle amel etmeleri caiz değildi.
Ancak başka bir beldede bulunup da Hz. İsa’nın geldiğini işitmemiş olanlar,
bundan müstesnadır. Onların yine Hz. Musa’nın dini ile amel etmeleri gerekirdi.
Eğer bir mürsel Peygamberin getirdiği din zamanla tahrif olmuş, değişmişse, ona
da uyulmaz. Ondan önce gelmiş, tahrif olmamış din ile amel edilir.
Hz. İsa gelmeden önce, Hz. Musa’nın dini tahrif olmuştu. Hz. Üzeyre Allah’ın
oğlu deniyordu. Hz. İsa’nın gelişinden kısa bir müddet sonra da, Isevilik tahrif
olmuş, hak olarak hiçbir yerde kalmamıştı. Hz. İsa’ya "tanrı" veya
"tanrının oğlu" deniyordu.
Akl-ı selim sahipleri, tahrif olmuş bu dinlere uymadılar. Daha önce gelen ve
bozulmamış olan Hz. İbrahim’in dinine tâbi oldular. Peygamber efendimizin
mübarek ana babası ve Mekke’deki birçok kimse, bu sebeple Hz. İbrahim’in dini
ile amel etmişlerdir.
Copyright © HuzuraDogru
Yayinlanma:: 2007-01-28 (268 Okunma) [ Geri Dön ] |