Halsizlik, iştahsızlık, hafif bulantı ve eklem ağrıları ile kendini belli
eden ve henüz aşısı bulunmayan Hepatit C, kan yoluyla bulaşıyor.
Damar yoluyla ilaç kullanan ilaç bağımlılarına, böbrek diyaliz hastalarına
kolayca bulaşan Hepatit C, asla ihmal edilmemesi gereken çok ciddi
rahatsızlıklardan sadece biri.
Kan ve cinsel yolla bulaşan, bazı durumlarda siroz ve karaciğer kanserlerine
bile yol açabilen hastalıkta tanı, anti-HCV testiyle konuyor.
Konuyla ilgili görüşüne başvurulan Türkiye Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr.
Canan Çelebi, hastalığın sinsi ve yavaş ilerleyici olmasından dolayı yıllarca
kişi tarafından farkedilmediğini söyledi.
Dr. Çelebi, “Hastaların ancak yüzde 25’inde sarılık görülür ve karaciğer
büyümesi olur. Akut Hepatit C geçiren hastaların yüzde 15-20’si 1-2 hafta veya
1-2 ay içinde normale dönerse de çoğunda virüs kandan temizlenmez.
Hastalar birkaç sene veya ömür boyu taşıyıcı olarak kalırlar. Daha sonraki
yıllarda yüzde 60-70 oranında kronik karaciğer hastalığı gelişir.
Kronikleşen vakaların yüzde 20’sinde siroz görülür. Bazı vakalarda ise ilk
enfeksiyondan 20-30, bazen de 40 yıl sonra karaciğer kanseri gelişebilir.” dedi.
Açık yaralardan sızan sıvılar ile virüsü taşıyıcı olan birinin kullandığı diş
fırçası, manikür-pedikür makası, jilet, enjeksiyon gibi aletlerin kullanılması
hastalığı bulaştırır.
Anneden çocuğa rahim içinde göbek kordonu aracılığıyla veya doğum sırasında
geçebilir. Bu geçiş anne kanındaki virüsün sayısına bağlı.
Aksırma, öksürme, el sıkma ile virüs bir başkasına bulaşmaz. Ancak virüs kanda
olduğu sürece bulaştırma özelliğini devam ettiriyor. Hemşireler, hastabakıcılar,
kan bankası ve laboratuvarlarda çalışanlar, doktor ve diş hekimleri virüs alma
riski en yüksek olan kişiler.
(İHA)