Din büyükleri buyurdu ki: "Kur'ân-ı kerimden ve Resul aleyhisselamın hadis-i şeriflerinden sonra en kıymetli kitap, İmam-ı Rabbani hazretlerinin 'Mektubat'ıdır." 

 

İmam-ı Rabbani hazretleri, (1563-1624) Hindistan'da yetişen en büyük velî ve âlimdir. Âriflerin ışığı, velilerin önderi, İslam’ın bekçisidir... Silsile-i aliyyenin yirmi üçüncüsü olan bu mübarek zat böyle bir 23 Aralık günü vefat etti. 

Hazret-i Ömer'in soyundan olan İmam-ı Rabbani hazretleri; müceddid, müctehid ve İslam âlimlerinin göz bebeğidir. İmam-ı Rabbani, "Rabbani âlim" demek olup, kendisine ilim ve hikmet verilmiş, ilmi ile amel eden, ilim ve amel bakımından eksiksiz ve kâmil, olgun âlim demektir. Hicri ikinci bin yılın müceddidi (yenileyicisi) olmasından dolayı "Müceddid-i elf-i sani" ismi verilmiştir. Tam ismi "İmam-ı Rabbani Müceddid-i elf-i sani Şeyh Ahmed-i Faruki Serhendi"dir.

İmam-ı Rabbani hazretleri, Muhammed Bakibillah hazretlerini tanıdıktan sonra birkaç ay gibi kısa bir sürede kendisinden icazet almıştır. Benzeri az yetişen, müstesna bir İslam âlimi ve büyük bir mürşid-i kâmildir. Peygamber efendimizin vefatından bin sene sonra da İslam düşmanları dine, imana insafsızca saldırmışlardı. Allahü teâlâ kullarına acıyarak, İmam-ı Rabbani gibi bir müceddid yarattı. Onun vasıtasıyla din düşmanlarının korkunç saldırısını durdurdu. Hakkı bâtıldan ayırıp, çok kalplerden bâtılı kaldırdı. Bu yüce imamın mektup ve kitapları, insanları gafletten uyandırdı. Dünyaya ışık saldı... Din büyükleri buyurdu ki: 

"Kur'an-ı kerimden ve Resul aleyhisselamın hadis-i şeriflerinden sonra en kıymetli kitap, İmam-ı Rabbani hazretlerinin Mektubat kitabıdır." (Bu kitap Hakikat Kitabevi yayınları arasındadır.)

          ***

Bu mübarek zat vefât etmeden altı ay önce, Şabân ayının onbeşinci gecesi olan "Berât kandili" gecesini, kendi husûsi odasında ihyâ eyledi. O gece yarısı, kıymetli hanımının bulunduğu odaya geldi. Hanımı dedi ki:
-Bu gece ecellerin ve amellerin takdir edildiği gecedir. Kimbilir Allahü teâlâ kimin defterine ölecek ve kimin defterine de yaşayacak, diye kaydetti. Acaba bu gece kimlerin berâtı verilmemiştir?
Bu sözü duyunca buyurdu ki:
-Niçin tereddüt ve şüphe ile söylüyorsun hanım? Ya isminin, dünyada yaşayacaklar sayfasından silindiğini görenin hâli nice olur?
Bunu söyleyince, esrâr yatağı olan kalbinden bir âh çekti. Böylece, o sene vefat edeceğine kerâmetiyle işaret buyurmuşlardı... Vefat ettiği gece hizmetçilerine; "Çok zahmet çektiniz, bu sizin son zahmetinizdir" buyurdu... Cenaze namazını, oğlu Hace Muhammed Said kıldırdı. Vefatında 63 yaşında idi. Serhend'de evinin yanında defnedildi. Daha sonra Afganistan Padişahı Şah-i Zaman, kabri üzerine büyük bir türbe yaptırdı. Allahü teala şefaatine nail eylesin. Amin...