Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen

Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Cemaatte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır) buyuruyor. Müslümanların başına ne geliyorsa, hep...

Başarılı olmak için

Başarılı olmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize hizmet ederken başarılı olmak için günahtan sakınmak şarttır. Halife Hazret-i Ömer, Sa’d bin Ebi Vakkas...

Bizi mecbur ettin

Bizi mecbur ettin

Seyyid Muhammed Behaeddin-i Buhari hazretleri, uzak bir köydeki bir seveninin daveti üzerine ona misafir olmuştu. Gece evde otururlarken ev sahibine, (Git kapıya...

Benim sonum ne olacak

Benim sonum ne olacak

Ali Bekka hazretleri çok ağlardı. Öyle ki, gözyaşı tuzlu olduğu için yüzünde aktığı yerde iz bırakmıştı, yani devamlı aktığı için...

Zübeyr Bin Avvâm

Zübeyr Bin Avvâm

Cennetle müjdelenenlerden. Hazret-i Zübeyr, Peygamber efendimizin halası olan Hazret-i Safiyye’nin oğludur. İlk Müslümanlardandır. Cennetle...

Allah’ın habibi

Allah’ın habibi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bütün peygamberler Allahü teâlâya âşıktır. Peygamber efendimize ise Allahü teâlâ...

Sıkıntı giderenin sıkıntısı giderilir

Sıkıntı giderenin sıkıntısı giderilir

Müslümanların ihtiyâçlarını karşılamak ve onları sevindirmek ve güzel ahlâklı olmak çok kıymetlidir. Bunun kıymetini bildiren ve...

Alabilirsen al

Alabilirsen al

Hacı Bayram-ı Velî'nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından...

Gece uyanınca

Gece uyanınca

Peygamberimiz buyurdu ki: “Gece uyanınca, şu duâyı okuyan, her istediğine nâil olur: “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ...

Al sana Leyla

Al sana Leyla

Arayan belasını da, Mevlasını da bulur derler. Aramak, ihlasla istemek, buna kavuşmak için azimle çalışmak demektir. Bir şeyi iyi yapmak, onu çok ve...

Gazi Osman Paşa' nın İstanbul' a dönüşü

Gazi Osman Paşa' nın İstanbul' a dönüşü

Sultan II Abdülhamid Han, Serasker Müşir Rauf Paşa'yı seraskerlik vazifesi uhdesinde kalmak üzere, yaveri ekremilik ve fevkalade büyük...

Kibir ile geldin tevazu…

Hindistan Sultanı Mahmut Gaznevi, Delhi de...

Fitneden korunmak için

Fitneden korunmak için, “Allahümme innî eûzü-bike...

Hakîkî imana kavuşmak i…

Sehl bin Abdüllah-i Tüsterî buyuruyor ki;...

Keramete inanmayan alim

Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul’da Arabzade...

Zat-ı şahaneye ılık hoş…

İkinci Mahmud Han döneminde iki defa...

Abdullah Bin Cahş

Uhud şehîdlerinden. Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri...

Kainatin Efendisi

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Eshab-ı kiram

Sa'd Bin Mu'âz

Ensârın en hayırlılarından. Muhammed aleyhisselâmın bi'setinin...

Zeyneb Binti Cahş

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Zeyneb validemiz, Peygamberimizin...

Abdullah Bin Ömer

En çok hadîs bilen sahâbîlerden. Abdullah...

Hikmetli Sözler

Kâinattan haberimiz var m…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan...

İşi adam yapar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı...

İmanın varlığına alâmet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Biri...

Allah dostlarından Ahmed Mekkî Efendi hazretlerine bir gün “bir genç” geldi ve;

“Efendim, çok günâh işliyorum, bundan kurtulmak için ne yapayım?” diye suâl etti.

Mübârek, sordu ona:

“O günâhları herkesin gözü önünde mi işliyorsun evlâdım?”

“Hayır efendim, gizli işliyorum.”

“Kimse görmüyor mu?”

“Hayır efendim, görmüyor.”

Mânâlı mânâlı baktı gence:

“Peki, Allah da mı görmüyor evlâdım?”

Genç şaşırdı:

Benzi “kül gibi” oldu.

Ve sesi titreyerek sordu:

“O görür, değil mi efendim?”

“Tabii ya, Ona gizli mi var evlâdım?”

Genç kızardı, bozardı.

Neredeyse ağlayacaktı.

“Evliyânın sözünde rabbânî tesir vardır” buyurulmuş ya.

İşte isbâtı.

● ● ●

Mekkî Efendi hazretleri, torunlarından Baha Beyin oğlu Mehmed'i çok sever, onu bizzât okuturdu. Her hafta bir gün evlerine giderdik. Ona iki kitap okuturdu.

“Elifbâ”

"Îmân ve İslâm"

 Bu iki kitabı, sırtlarından kendi eliyle dikip kaplamıştı.

Önce “Elifbâ”yı okuturdu.

Sonra “Îmân ve İslâm”ı.

Ayrıca benim kimyâ hocam Hüseyin Hilmi Efendi’nin yazmış olduğu bu “Îmân ve İslâm” ile “Ehli Sünnet Yolu” kitâplarından müftülüğe bolca getirir, kendisini ziyârete gelenlere hediye ederdi.