Allah adamlarından Garip Baba, duâsı makbûl olan zâtlardandır. Yüzyıllar evvel Keşan'da yaşamış.

Bir gün sevdikleri;

"Efendim, ihlâs nedir?" diye sordular bu zâta.

Cevâben;

"İhlâs, her işi Allah için yapmaktır" buyurdu.

Ve ekledi:

"Nice oruç tutanlar vardır ki, bu oruçtan kârları açlık ve susuzluk, nice ibâdet yapanlar da vardır ki, bundan kazançları, sâdece yorgunluktur.”

● ● ●

Bir ramazanda “on kişi”, aynı gün iftara çağırdı bu zâtı. Ertesi gün bunlardan ikisi karşılaştı...

Biri diğerine;

"Garip Baba, dün akşam, iftarı bizde yaptı" dedi.

Öbürü şaşırıp;

"Nasıl olur, dün iftarda biz beraberdik" dedi.

Anlaşamayınca gittiler.

Hizmetçisine sordular.

O da, "Kendi evindeydi, ikimiz birlikte iftar ettik" dedi.

● ● ●

Bir gün sevdiği bâzı gençler;

“Efendim gençlerin ibâdet yapması neden daha çok kıymetlidir?” diye sordular bu zâta.

O da cevâbında;

“Gençlik çağında; insana musallat olan şeytan, nefis ve kötü arkadaş, o kişiye ibâdet yaptırmak istemez. Genç kimse buna rağmen namazlarını kılarsa, çok kıymetli olur ve yaşlı kimsenin yaptığı ibâdetten kat kat fazla sevap kazanır” buyurdu.