İtaat yoksa, hiçbir şey yok demektir

İtaat yoksa, hiçbir şey yok demektir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mıknatıs, saman çöpünü çekmez. Metal parçalarını, cevheri çeker. Onun için merhum hocamız,...

Büyük zatları inkâr etmek felakettir

Büyük zatları inkâr etmek felakettir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslümanlar bir araya geldikleri zaman, bilseler de bilmeseler de, anlasalar da anlamasalar da, konuşsalar da konuşmasalar da,...

Allah’ın en sevdiği yer

Allah’ın en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Allahü teâlânın yeryüzünde en çok sevdiği yer, mescidlerdir) buyuruyor....

Rızıkların daralması

Rızıkların daralması

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanlar, dinimizin gösterdiği huzur yolundan ayrıldıkları için, dünyada bereket kalmadı, rızıklar azaldı. Günah...

Eden kendine eder

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik eden de, kötülük eden de kendine eder. O hâlde hep iyilik etmeli. Yaratılış itibarıyla, insan kendine...

Hilâfeti hâiz olan Türkler

Hilâfeti hâiz olan Türkler

Birinci Dünyâ Savaşı’nda İngilizler, İslâm dünyâsını parçalayıp yutmak için çok kesif bir câsusluk ve propaganda...

Beş büyük imtihan

Beş büyük imtihan

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kıyamet günü öyle dehşetlidir ki, hâmile kadınlar korkudan çocuklarını düşürecektir. O gün...

Niye talaş ettünüz?

Niye talaş ettünüz?

Vezir-i azâm Koca Ragıp Paşa’nın sırdaşı Derviş Haşmet Baba, nüktedanlığı ile meşhurdur. Bunu bilen Sultan Üçüncü Mustafa, çok...

Abdullah Bin Zeyd

Abdullah Bin Zeyd

Sâhib-ül ezân. Hicretten sonra Medîne'de Peygamber efendimizin mescidi yapılmış, burada Müslümanlar cemaatle namaz kılıyorlardı....

Kalbden gelen kalbe gider

Kalbden gelen kalbe gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki: (Kendinden bahsedeni dinlemeyin, ne anlatırsa anlatsın, nefsinden...

Bir yabancının hac düşünceleri

Bir yabancının hac düşünceleri

18. yüzyılda Osmanlı ülkesine gelerek intibalarını yazan Hristiyan tarihçi M. A Ubucini, Müslümanların Hac ibadetini araştırdıktan sonra kendi dini...

İnsan ile hayvanın far…

İnançsızlar, ateistler, milletin dînini, ahlâkını yıkmak...

Dıhye-i Kelbî

Cebrâil aleyhisselâmın, şekline girdiği sahâbî. Dıhye-i Kelbî...

Kur’ân-ı kerimi anlamak…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Hubeyb Bin Adiy

Darağacında ilk namaz kılan sahâbî. Uhud savaşında...

Habercinin vazifesi hab…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmanımızı muhafaza...

Ahde vefa

Hazreti Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura...

Kainatin Efendisi

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Eshab-ı kiram

Zeyd Bin Sâbit

En meşhur vahiy kâtibi Sahâbî. Sevgili...

Sümâme Bin Üsâl

Yemâme kabîlesi reisi. Hicretten sonra Medîne'de...

Nevfel Bin Hâris

Hâşimoğullarının en yaşlısı. Nevfel bin Hâris...

Hikmetli Sözler

Bir kavmin efendisi, onla…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

Bakışı ibret, sözü hikmet…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kâinat...

Kur’ân-ı kerimi anlamak i…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

“Fransızlar nasıl burada Ramazan Bayramında bizimle ilgilenmiyorsa bizimkiler de Noel ile ilgilenmiyor...”

 

Otuz yıla yakındır Fransa’da yaşayan sınıf arkadaşımla görüşüyordum. Söz Noel muhabbetinden açılınca dedim ki kendisine:

-Sizin oralarda yılbaşı kutlamaları çok mu coşkulu geçiyor? Burayla farkı var mı?

-Burada bu kutlama ayın 25’inde yapılır. O da dinî bayram şeklinde yapılır… Ama hiçbirinde Türkiye’deki gibi abartı bir çılgınlık bir kendinden geçme filan yok, dedi.

Türkiye’de niye böyle çılgın partiler düzenleniyor, "Noel Baba"lar filan ortada nasıl fırdöndü oluyor anlamıyorum!..

Burada yaşayan Müslümanlar zaten hiç ilgilenmiyor da Fransız vatandaşlar da Türkiye’deki gibi çılgınlık filan yapmıyor…  Yani taklitçi mantıkla yapılmıyor.

Burada aralık ayının son günü ocak ayının başlangıç günü, diğer ayların sıradan bir günü gibi… Ve burada yaşayan Müslümanların %90’ında bu konuda hiçbir heves veya özenti durum yok… Yani Fransızlar nasıl burada yaşanan bir Ramazan Bayramında bizimle ilgilenmiyorsa burada yaşayan vatandaşlarımız da Fransa’da yaşanan Noel ile ilgilenmiyor.

Fransa’da doğup büyüyen ve buranın kültürünü benimsemiş gurbetçi bir market sahibi vardı… Bir gün o heves etmiş… “Ben de çıkıp evin önünde kutlayayım” demiş…

Garibim nasıl bir heyecan veya tecrübesizlik ise geçmiş gün, maytap gibi veya havai fişek gibi bir patlayıcı ile çıkmış evin önünde kutlama yapacak… Patlayıcılar elinde patlayınca ellerinin ikisi de ikinci derece yanık ile mahvolmuştu… Adamcağız iki elini de aylarca kullanamadı… Hatta ondan sonra bu patlayıcılar belli yerlerin dışında satılmaz olmuştu…

Biz burada Noel kutlamalarından etkilenmiyoruz… Biz burada buranın insanlarını yakından tanıdığımız için onların hayatlarına filan özenmiyoruz… Onlar gibi olmak diye bir derdimiz yok… Ama bizim sıkıntımız ve üzüntümüz, burada Türkiye’deki gibi hayat yaşayamıyor oluşumuz. Ezan sesi duyamıyoruz sokaklarımızda… Şöyle Türkiye’deki gibi sultan camisi yok, gidemiyoruz. Çocuklarımız okullara gönderdiğimizde öğrendikleri bilgileri evlerimizde güncelleyemiyoruz… Ve çocuklarımız ne bizim kültür ve hayatımızı bilip yaşayabiliyor, ne onlarla yaşaya yaşaya onlar gibi olmak arzularını yerine getirebiliyorlar? Çocuklarımız da ailede yaşatılmaya çalışılan tevarüs kültür ile Fransa’daki reel hayatın arasında bocalayıp duruyorlar…

           Zeki Feriştah-Fransa