Sevgi büyükten, yukarıdan gelir

Sevgi büyükten, yukarıdan gelir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya zatları seven sonunda evliya olur. Çünkü rastgele bir insan onları sevemez. Biri, mübarek bir zata gelip,...

Kaleyi teslim etmek için vezir yapılmadım

Kaleyi teslim etmek için vezir yapılmadım

Mısır ve Filistin’i kolaylıkla zapteden Napolyon, Akka Kalesi’nin de bir-iki gün içinde düşeceğini hayal etmiş ve Cezzar Ahmed Paşa’ya şu...

En büyük mu’cize

En büyük mu’cize

Peygamberimiz, Muhammed aleyhisselam kimseden birşey okumamış, öğrenmemiş, hiç yazı yazmamış iken ve seyahat etmeyen ve geçmişlerden ve...

Nur’un yaratılması

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın habibi, sevgilisi, yaratılmış bütün insanların, mahlukatın her bakımdan en üstünü, en güzeli, en şereflisidir....

Ateşte yanan, ibadete nasıl koşar?

Ateşte yanan, ibadete nasıl koşar?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından dinimizi doğru öğrenip buna uygun yaşamak, hem de bunları başka insanlara ulaştırıp...

Hoca hakkı ödenmez

Hoca hakkı ödenmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız, (Hayat hayâldir, insan ise âciz demektir) sözünü çok tekrar ederdi. Mesela insanın...

Biz çok bahtiyarız

Biz çok bahtiyarız

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbani hazretleri, (Bu yolda bulunan, patavatsız, edepsiz, pervasız da olsa azizdir ve makbuldür) buyuruyor....

Dıhye-i Kelbî

Dıhye-i Kelbî

Cebrâil aleyhisselâmın, şekline girdiği sahâbî. Dıhye-i Kelbî ticâretle meşgul olup, çok zengindi. Kabîlesinin reisiydi....

Son yongam sensin ama öl de köye dönme!

Son yongam sensin ama öl de köye dönme!

Sene 1915... Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biri. Birinci Dünya Harbi bütün cephelerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu var......

Kalbden gelen kalbe gider

Kalbden gelen kalbe gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki: (Kendinden bahsedeni dinlemeyin, ne anlatırsa anlatsın, nefsinden...

Diplomasinin aslı, güler yüz ve tatlı dildir

Diplomasinin aslı, güler yüz ve tatlı dildir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mümin suç işlemez, günaha da girmez. Suç işlerse hapse gider, günah işlerse Cehenneme gider. Hukuk dışı hareket...

Vermezse Mabut

Sultan Mahmut han, tebdili kıyafet yaparak...

Asıl cömertlik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların gönlüne...

Süheyb-i Rûmî

Allah yolunda malını mülkünü terkeden sahâbî. Ka'be-i...

Sevbân

Resûlullahın hizmetçisi. Hazret-i Sevbân aslen Yemenliydi. Esîr...

İçinizde en günahkâr be…

Ahmed Rufai hazretleri, bir gün talebelerine...

Abbâs Bin Abdülmuttalib

Peygamberimizin amcası. Hazret-i Abbâs, gençlik zamanında, ticâretle...

Kainatin Efendisi

Güneş artık doğmak üzere!

Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka...

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt...

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Eshab-ı kiram

İmrân bin Husayn

Meleklerle konuşan Sahâbî. İmrân bin Husayn...

Abdullah Bin Zeyd

Sâhib-ül ezân. Hicretten sonra Medîne'de Peygamber...

İkrime Bin Ebî Cehil

Meşhur İslâm kumandanlarından. İkrime bin Ebî...

Hikmetli Sözler

Kâbe yerine Horasan’a git…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Okyanusun...

Veren olgun, alan uygun o…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneş...

Gemiye binmenin şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Sahipsiz...

“Fransızlar nasıl burada Ramazan Bayramında bizimle ilgilenmiyorsa bizimkiler de Noel ile ilgilenmiyor...”

 

Otuz yıla yakındır Fransa’da yaşayan sınıf arkadaşımla görüşüyordum. Söz Noel muhabbetinden açılınca dedim ki kendisine:

-Sizin oralarda yılbaşı kutlamaları çok mu coşkulu geçiyor? Burayla farkı var mı?

-Burada bu kutlama ayın 25’inde yapılır. O da dinî bayram şeklinde yapılır… Ama hiçbirinde Türkiye’deki gibi abartı bir çılgınlık bir kendinden geçme filan yok, dedi.

Türkiye’de niye böyle çılgın partiler düzenleniyor, "Noel Baba"lar filan ortada nasıl fırdöndü oluyor anlamıyorum!..

Burada yaşayan Müslümanlar zaten hiç ilgilenmiyor da Fransız vatandaşlar da Türkiye’deki gibi çılgınlık filan yapmıyor…  Yani taklitçi mantıkla yapılmıyor.

Burada aralık ayının son günü ocak ayının başlangıç günü, diğer ayların sıradan bir günü gibi… Ve burada yaşayan Müslümanların %90’ında bu konuda hiçbir heves veya özenti durum yok… Yani Fransızlar nasıl burada yaşanan bir Ramazan Bayramında bizimle ilgilenmiyorsa burada yaşayan vatandaşlarımız da Fransa’da yaşanan Noel ile ilgilenmiyor.

Fransa’da doğup büyüyen ve buranın kültürünü benimsemiş gurbetçi bir market sahibi vardı… Bir gün o heves etmiş… “Ben de çıkıp evin önünde kutlayayım” demiş…

Garibim nasıl bir heyecan veya tecrübesizlik ise geçmiş gün, maytap gibi veya havai fişek gibi bir patlayıcı ile çıkmış evin önünde kutlama yapacak… Patlayıcılar elinde patlayınca ellerinin ikisi de ikinci derece yanık ile mahvolmuştu… Adamcağız iki elini de aylarca kullanamadı… Hatta ondan sonra bu patlayıcılar belli yerlerin dışında satılmaz olmuştu…

Biz burada Noel kutlamalarından etkilenmiyoruz… Biz burada buranın insanlarını yakından tanıdığımız için onların hayatlarına filan özenmiyoruz… Onlar gibi olmak diye bir derdimiz yok… Ama bizim sıkıntımız ve üzüntümüz, burada Türkiye’deki gibi hayat yaşayamıyor oluşumuz. Ezan sesi duyamıyoruz sokaklarımızda… Şöyle Türkiye’deki gibi sultan camisi yok, gidemiyoruz. Çocuklarımız okullara gönderdiğimizde öğrendikleri bilgileri evlerimizde güncelleyemiyoruz… Ve çocuklarımız ne bizim kültür ve hayatımızı bilip yaşayabiliyor, ne onlarla yaşaya yaşaya onlar gibi olmak arzularını yerine getirebiliyorlar? Çocuklarımız da ailede yaşatılmaya çalışılan tevarüs kültür ile Fransa’daki reel hayatın arasında bocalayıp duruyorlar…

           Zeki Feriştah-Fransa