Başarının ana sırrı

Başarının ana sırrı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Din büyüklerimiz, bize ne söylenmişse, onu en iyi yapmaya çalışmanın önemini, ama kendi kafamıza göre asla...

Emr-i ma’rûf

Emr-i ma’rûf

Bazıları, başkalarının yaptıklarına karışmamak lazım, tasavvuf büyükleri, başkasına karışmazlardı, kimseye ilişmezlerdi, diyorlar. Bu, doğru değildir ve dinde yara...

Güzel ahlâkın kalbe yerleşmesi

Güzel ahlâkın kalbe yerleşmesi

Allahü teâlâ insanda üç şey yarattı: Akıl, kalb ve nefs. Bunların hiçbiri görülmez. Varlıklarını eserleri ile, yaptıkları işlerle ve dînimizin bildirmesi ile...

Allah diyen genç

Allah diyen genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: “Evlâdım, şehrin...

Saadet yolu

Saadet yolu

İman etmek, Muhammed tâbi’ olmağa başlamak ve saadet kapısından içeri girmek demekdir. Allahü teâlâ Onu, dünyadaki bütün...

Kurtulmak istiyorsan Sultanımızı üzme!..

Kurtulmak istiyorsan Sultanımızı üzme!..

Yıldırım Bayezid Han, Niğbolu zaferinde kazanılan ganimetlerle muhteşem bir mescid yaptırmak ister. Mimarlar bugünkü Ulu cami’nin bulunduğu mevkide karar...

Ebû Seleme

Ebû Seleme

Tek başına hicret eden sahâbî. Allahü teâlânın emriyle sevgili Peygamberimiz, Müslümanlara Medîne'ye hicret için...

Hoş geldin ya Resulallah

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat gök, kısaca bütün âlem büyük bir hürmet ve sevinç içinde; Seyyid-il-Mürselin,...

Dua almaya çalışmalı

Dua almaya çalışmalı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ubeydullah-i Ahrar hazretlerine, bu makama nasıl kavuştuğu sorulunca buyurur ki: (Yalnız, Allahü teâlânın kullarına...

Kılıcını değil kınını öpmüşlerdir!

Kılıcını değil kınını öpmüşlerdir!

Hazreti Mugîre, Sa’d bin Ebî Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını...

Zeyd Bin Desinne

Zeyd Bin Desinne

Darağacından Resulullaha selam gönderen sahabî. Uhud savaşında bazı yakınları ölen müşrikler, müslümanlardan bunların intikamını almak...

Gazi Osman Paşa ve Roma…

Gazi Osman Paşa esir edildikten sonra...

Hakiki bayram nasıl olu…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ...

Huy çalışmayla değis…

Hiçbir kimsenin huyu, yaratılışdaki gibi kalmaz...

Şehid olarak ölebilme…

Hergün yirmibeş kere “Allahümme bârik lî...

Allah vereni sever

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizim dinimiz...

Mus'ab Bin Umeyr

İslâmda ilk öğretmen. Mus'ab bin Umeyr, hem...

Kainatin Efendisi

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve...

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Eshab-ı kiram

Huzeyfe Bin Yemân

Sevgili Peygamberimizin sırdaşı. Huzeyfe bin Yemân...

Ümm-i Eymen

Peygamberimizin dadısı. Peygamber efendimiz, doğmadan önce...

Süheyb-i Rûmî

Allah yolunda malını mülkünü terkeden...

Hikmetli Sözler

İstişarenin önemi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Akşam mümin, sabah kâfir!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hakiki...

Tevbe istiğfar etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı...

“Bir daha kızımı rahatsız ettiğini görürsem seni yaşatmam bilmiş ol! Şimdi buradan defol git!..”

 

Çalıştığım iş yerinin önünden geçiyordu. Bir gün beş gün derken gözüm artık onu arar olmuştu. Ona karşı yüreğimde bir şeyler kıpırdanmaya başlamıştı… İçimde bir yakınlık hissettim. Bu hâl beni araştırmaya yöneltti, sonuçta takip ederek evlerini öğrendim...

Annesini babasını kardeşlerini uzaktan tanıdım. Niyetim ciddi bir yuva kurmaktı. Memleketimizde gelenek göreneğimize göre dünür göndermem gerekirdi. Yan sokakta oturan akrabalarımla konuşup evlerine dünür gönderdim.

Bize verdikleri cevap hayal kırıklığıydı; “Size verecek kızımız yok” dediler.

Ama ben onu sevmiştim, hemen vazgeçmek istemedim. Kendi kendime “belki kendisiyle konuşursam, niyetimi anlatırsam kabul eder, anlaşır evlenebiliriz” dedim. Kim bilir kız benimle yüz yüze konuşmak ve beni yakından tanımak istemiş olabilir diye düşündüm...

Bu düşüncelerle iş çıkışında kendisini takip ederek peşinden gittim… Ah bu ezikliğin gözü kör olsun. Kendime güvenim mi yoktu, utanıyor muydum; çok mu seviyordum da dilim tutuluyordu bilemiyorum, söyleyemedim… Diyemedim… Cesaret edip de bir türlü dileğimi kendisine açıklayamadım. Bu hâlimle ona askıntılık yapan biri durumuna düştüğümün farkında bile değildim.

Aslında o da benim kendisine olan ilgimi görmüş ve bu durumu babasına anlatmış. Babası da “dünür geldiler, hayır dedik. Bu adam kızımın peşinde hâlâ niye dolaşıyor?” diyerek bana haddimi bildirmek istemiş.

Birkaç gün sonraydı. İş çıkışı yine kızın peşinden gideceğim, “bu defa niyetimi kesin açıklayacağım” diye düşünürken babası çıkmasın mı önüme? Dondum kaldım. Ne diyeceğimi bilemedim. Adam üzerime yürüyüp haykırdı:

“Bir daha kızımı rahatsız ettiğini görürsem seni yaşatmam bilmiş ol! Şimdi buradan defol git! Elimden bir kaza çıkmadan!”

Sustum yine… Yine hiçbir şey diyemeden oradan uzaklaştım… Bir daha da onu görmeye bile cesaretim olmadı… Hasret çekmek daha da zormuş meğer. Geceler sabah, sabahlar akşam olmuyordu. Onu göremiyordum ama gözümün önünden hiç gitmiyordu…

Aradan geçen zamanda; üzüntü ve kederle geçen birkaç gün sonraydı. İş çıkışı gördüğüm manzara ile beynimden vurulmuşa döndüm. Yanında bir genç ile benim iş yerimin önünden el ele kol kola geçiyordu. Bir gün iki gün üç gün derken bu geçişin beni kıskandırmak için olduğunu anlamıştım. Çünkü bir tesadüf değildi ve olamazdı.