Kafiriler sevilir mi?

Kafiriler sevilir mi?

Müminin kâfiri sevmesi üç dürlü olur. Birincisi, onun küfrünü beğenir. Bunun için sever. Bu muhabbet yasaktır....

Eden kendine eder

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminin yüzüne sevgiyle bakmak ibadettir. Allahü teâlâ, güler yüzlü, tatlı dilli olan,...

Veren de O alan da O!..

Veren de O alan da O!..

Yavuz Sultan Selim Han Mısır’ı zaptettiği zaman, Cuma namazını Ezher Camiinde kıldı. Namazı kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden...

Hizmetlerde ihlâs esastır

Hizmetlerde ihlâs esastır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya zatlara, Ehl-i sünnet büyüklerine benzemeyen, dine yapılan hizmetlerde faydalı olamaz. Bu yolda muhatap, insanların...

Alın yazısı insanın icraatıdır

Alın yazısı insanın icraatıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünyada farklı yerlere akan nehirler vardır. Kimi Karadeniz’e, kimi Akdeniz’e, kimi de başka denizlere akıyor. O nehirlerin...

Haram yemek kalbi karartır

Haram yemek kalbi karartır

İbrâhîm Edhem hazretlerine, falanca yerde bir genç var. Gece gündüz ibâdet ediyor. Vecde gelip kendinden geçiyor, dediler. Gencin...

İhsan eden ihsan görür

İhsan eden ihsan görür

Kıyamet günü bir müslümanın hesabı görülüyor, günah sevap tarafı tam denk geliyor. Melekler her şeyi bilen Allahü...

Evliya zatlara derece tâyin etmek

Evliya zatlara derece tâyin etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Şah-ı Nakşibend hazretleri, (Yolumuzun başı, ortası, sonu edeptir. Hiçbir edebsiz, Allah’ın sevgili kulu olamaz) buyuruyor....

Allah’ın habibi

Allah’ın habibi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bütün peygamberler Allahü teâlâya âşıktır. Peygamber efendimize ise Allahü teâlâ...

Korkusuz cengaver Yahya Ağa...

Korkusuz cengaver Yahya Ağa...

Budin Paşasının yüzü aydınlandı. Yahya Ağa demek ki ölmemişti. Paşa derin bir nefes aldı. Sevinmişti... Ama Yahya Ağa onu bu vakitte niçin görmek...

Asıl cömertlik

Asıl cömertlik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların gönlüne hoş gelsin diye elindekileri dağıtmak cömertlik sayılsa da, asıl cömertlik, başkalarının da imana...

Amr Bin Âs

Meşhûr Arab dâhîlerinden. Önceleri kabîlesine uyarak, İslâm...

İnsan ile hayvanın far…

İnançsızlar, ateistler, milletin dînini, ahlâkını yıkmak...

Asıl cömertlik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların gönlüne...

Es'ad Bin Zürâre

Câhiliye devrinde de tek bir Allaha...

Allah ne derse öyle olu…

Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde bir...

Sarık ve sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir...

Kainatin Efendisi

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Cahş

Uhud şehîdlerinden. Sa’d bin Ebî Vakkâs...

Aişe-i Sıddıka

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Aişe validemiz, küçük...

Abdullah Bin Abbâs

Tefsîr âlimlerinin şâhı. Resûlullah efendimiz Mekke’de...

Hikmetli Sözler

Neyi tercih etmeli?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünyada...

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminin...

Müslümanın gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

“Bir daha kızımı rahatsız ettiğini görürsem seni yaşatmam bilmiş ol! Şimdi buradan defol git!..”

 

Çalıştığım iş yerinin önünden geçiyordu. Bir gün beş gün derken gözüm artık onu arar olmuştu. Ona karşı yüreğimde bir şeyler kıpırdanmaya başlamıştı… İçimde bir yakınlık hissettim. Bu hâl beni araştırmaya yöneltti, sonuçta takip ederek evlerini öğrendim...

Annesini babasını kardeşlerini uzaktan tanıdım. Niyetim ciddi bir yuva kurmaktı. Memleketimizde gelenek göreneğimize göre dünür göndermem gerekirdi. Yan sokakta oturan akrabalarımla konuşup evlerine dünür gönderdim.

Bize verdikleri cevap hayal kırıklığıydı; “Size verecek kızımız yok” dediler.

Ama ben onu sevmiştim, hemen vazgeçmek istemedim. Kendi kendime “belki kendisiyle konuşursam, niyetimi anlatırsam kabul eder, anlaşır evlenebiliriz” dedim. Kim bilir kız benimle yüz yüze konuşmak ve beni yakından tanımak istemiş olabilir diye düşündüm...

Bu düşüncelerle iş çıkışında kendisini takip ederek peşinden gittim… Ah bu ezikliğin gözü kör olsun. Kendime güvenim mi yoktu, utanıyor muydum; çok mu seviyordum da dilim tutuluyordu bilemiyorum, söyleyemedim… Diyemedim… Cesaret edip de bir türlü dileğimi kendisine açıklayamadım. Bu hâlimle ona askıntılık yapan biri durumuna düştüğümün farkında bile değildim.

Aslında o da benim kendisine olan ilgimi görmüş ve bu durumu babasına anlatmış. Babası da “dünür geldiler, hayır dedik. Bu adam kızımın peşinde hâlâ niye dolaşıyor?” diyerek bana haddimi bildirmek istemiş.

Birkaç gün sonraydı. İş çıkışı yine kızın peşinden gideceğim, “bu defa niyetimi kesin açıklayacağım” diye düşünürken babası çıkmasın mı önüme? Dondum kaldım. Ne diyeceğimi bilemedim. Adam üzerime yürüyüp haykırdı:

“Bir daha kızımı rahatsız ettiğini görürsem seni yaşatmam bilmiş ol! Şimdi buradan defol git! Elimden bir kaza çıkmadan!”

Sustum yine… Yine hiçbir şey diyemeden oradan uzaklaştım… Bir daha da onu görmeye bile cesaretim olmadı… Hasret çekmek daha da zormuş meğer. Geceler sabah, sabahlar akşam olmuyordu. Onu göremiyordum ama gözümün önünden hiç gitmiyordu…

Aradan geçen zamanda; üzüntü ve kederle geçen birkaç gün sonraydı. İş çıkışı gördüğüm manzara ile beynimden vurulmuşa döndüm. Yanında bir genç ile benim iş yerimin önünden el ele kol kola geçiyordu. Bir gün iki gün üç gün derken bu geçişin beni kıskandırmak için olduğunu anlamıştım. Çünkü bir tesadüf değildi ve olamazdı.